Kahramanmaraş siyasetinin kurt ve duayen ismi Ali Sezal, AK Parti'li 62 Belediye Başkan adayının görücüye çıkarıldığı Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’ndeki geniş katılımlı toplantıya katılmaması ile dikkat çekti.

1989 yılında oturduğu Kahramanmaraş Belediye Başkanlığı koltuğunda üst üste iki dönem olmak üzere toplam 10 yıl kalan, ardından 1999 yılında girdiği TBMM’de ise yine iki dönem milletvekilliği yapan Ali Sezal, 22 Temmuz 2007 erken genel seçimlerinde yeniden aday gösterilmedi. Böylece aktif siyaset yaşamını tamamlayan Ali Sezal, partinin bir büyüğü olarak hemen hemen bütün parti etkinliklerine katılarak AK Parti’nin başarısı için ter döktü.

Kahramanmaraş siyasetinde 20 yıl hüküm sürdüğü için il genelinde bir ağırlığı bulunan Ali Sezal’ın bu etkisi yavaş yavaş ortadan kaldırılmaya başlandı.

Sezal’ın gölgesinde kalmak istemeyen ve uzun yıllar kendisi ile birlikte siyaset yapan Veysi Kaynak, AK Parti İl Başkanlığı görevinden istifa ederek aday oldu ve meclisin yolunu tuttu. Kendi deyimi ile elinden tutarak Kahramanmaraş Belediye Meclisi’ne girdirdiği ve ardından da yine kendisinin iddiasına göre başkan seçilmesi için yoğun çaba sarf ettiği Mustafa Poyraz da sözünü dinlemeyip amiyane tabirle takmayınca Sezal için hareketli günler başladı.

Kendisinin vekil olarak meclise girmesinin ardından Kahramanmaraş Belediye Başkanlığı yapan ancak yıldızının bir türlü barışmadığı halefi Hanefi Mahçiçek ile birdenbire her ne hikmetse ‘kanka’ olarak herkesi şoka sokan Sezal; “Ne yani kanka olmayalım da kavga mı edelim” yorumunda bulundu.

Aralarında geçen bir-iki olay nedeni ile Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz’a karşı açık bir şekilde saf tutan ancak bu yöndeki gelişme ve iddiaları gündeme getiren deneyimli Gazeteci Mustafa Şirin’e; “Yok böyle bir şey. Mustafa ile aramızı bozuyorsun” diyerek her defasında adeta çıkışan kurt ve duayen siyasetçi Ali Sezal, AK Parti’nin aday belirleme sürecinde de aktif olarak yer aldı.

Atıf Şirikçi’nin belediye başkan aday adayı olması nedeni ile il başkanlığına vekalet eden Mustafa Sarıkaya’ya bir parti büyüğü olarak yardımseverlik ve ağabeylik duygusu edası ile yardımcı olmaya çalışan Sezal, iddiaya göre; Poyraz’ı koltuğundan indirebilmek için bir hayli çaba harcadı ancak kendisi bunları her fırsat ve zeminde yalanladı.

“Şu anki durumum ve gücüm ile birisine seçim kazandıramam ama kaybettirebilirim. Ortalık karışırsa açıp bana da fikrimi sorarlar” diyerek bir hayli iddialı konuştuğu öne sürülen Sezal, Poyraz’ın karşısında aday adayı olan il eski başkanı Atıf Şirikçi ile ‘kanka’sı Hanefi Mahçiçek’e adaylık için destek verdi, görüşmelerde bulundu.

Hatta bir ara; “Poyraz’ın koltuğundan indirmeyi kafasına sokan Ali Sezal, birçok ismin sırtını sıvazlayıp gaz vererek aday adayı olmasına vesile oldu” yorumları dahi yapıldı fakat Sezal her zamanki gibi bu iddiaların da doğru olmadığını belirterek yine Gazeteci Şirin’e; “Aday adayı olmak isteyenler yanıma geliyorlar. Gelme mi diyeyim. Görüşümü sorduklarında da; (Teşkilat temayülü ile halk anketinden çıkarsan, genel merkez de olumlu bakarsa aday olursun) dedim. Bundan daha doğal ne olabilir ki?” cevabını verdi.

Atıf Şirikçi’ye ait 46 DS 001 plakalı Audi marka özel otomobilin camındaki ‘milletvekili araç kartı’nın da sahibi olduğu ortaya çıkan Ali Sezal, bu yöndeki sorular üzerine; “Adam il başkanı. Meclise gidip gelirken girişlerde bazen sıkıntılar çıkıyor. Ben de bunun üzerine kendime ait araç kartımı verdim. İl’i teslim ettiğin birisine araç kartı vermişim çok mu, ne var bunda?” sözleri ile de kendisini savunmaya çalıştı.

Poyraz karşısındaki adaylık yarışında günlerce Ankara’da kamp kurarak; “Belediye başkan adaylığı için Mazbatayı almadan Kahramanmaraş’a dönmeyeceğim” dediği öne sürülen Atıf Şirikçi’ye büyük destek veren Ali Sezal, bir yandan da ‘kanka’sı Mahçiçek’in adaylık yolunda ilerlemesi için önünü açmaya çalıştı.

20 yıllık aktif siyasi yaşamın hareketliliği nedeni ile günlerini ve vaktini boşa geçirmek istemediği gözlenen “Ali Beya”, ilçe ve belde belediye başkan adaylarının belirlenmesi sürecinde de “yardımsever parti büyüğü” imajını ortaya koydu.

İlçe ve beldelerden gelen heyetlerle, Şirikçioğlu Halı Mağazası yakınlarındaki parti binasının ‘kulis’ odasında görüşmelerde bulunan Ali Sezal, çok uğraşmasına rağmen koltuğundan kaldırmayı bir türlü başaramadığı Mustafa Poyraz’ın yeniden aday gösterilmesi ile güç yönünden zaafa uğradığı gerçeği ile karşı karşıya kaldı. Buna rağmen, Poyraz’ın Ankara’da adaylığı açıklandıktan sonra Kahramanmaraş’a gelişi nedeni ile Necip Fazıl’da düzenlenen törende Sezal da hazır bulundu.

“Merkez gitti, bari beldelerde benim dediği olsun” diyerek bastırdığı önü sürülen ve özellikle Baydemirli ile Önsen başta olmak üzere birçok beldede aday yapılmasını istediği isimlerin listelerde yer almadığını görünce morali bozulan Ali Sezal, bunun nedenini parti teşkilatına sorduğunda; “Milletvekillerimiz böyle olmasını istedi” cevabını alınca parti içerisindeki gücünün zayıfladığını biraz da olsun görmeye başladı. Bunun üzerine; ‘gücünü ispatlamak’ istercesine aday yapılmayan kendisine yakın isimlere ‘Saadet’ yolunu gösterdi. “Hanefi Mahçiçek’in Saadet’e gidişinin altında da işte bu gerçek vardır. Ali Sezal böylece Mustafa Poyraz’ın oylarının düşmesi ile (oh olsun) diyecek” deniliyor.

Kendisini yaklaşık 20 yıldır adım adım izlemekte olan Gazeteci Mustafa Şirin’in; “Ali abi, aday olamayanları partiden istifa ettirerek Saadet’e geçmeleri yönünde telkinlerde bulunuyormuşsun. Bu iddialar doğru mudur?” sorusuna ise şöyle karşılık verdi:

“Benim kadar kimse Kahramanmaraş’ı adım adım bilemez. Özellikle beldelerdeki oy ve aile yapıları çok önemlidir. Seçim kazanmak isteyen siyasi parti bu özelliklere göre adayları tespit etmelidir. Şimdi sana şöyle bir örnek vereyim. Bertiz Baydemirli’de belediyede çalışmakta olan birisini ben daha önce başkan adayı yaptım, seçildi ve bir şeyler yaptı. Ben bu ismin yeniden aday olmasını söyledim ancak yapmadılar. Kendisi de bana; “Ali abi sen hiç merak etme, ben gider başka yerden aday olur bu seçimi kazanırım. Hangi partiye gitmemi tavsiye edersin?” diye sorduğunda ben de kendisine ‘saadet’i gösterdim. Bunda bir yanlışlık var mı?” Bu söze ne denir, Allah aşkına..Ali ağabeyin ne ilgisi var bunlarla….?...

Milletvekili olmasında gayret gösterdiği Fatih Arıkan’ın sözünden çıkmamasına sevinen ancak; kendi yetiştirdiği ve uzun yıllar sağ kolu olarak yanında duran Veysi Kaynak’a ise sözünü tutmaması ve artık kendi göbeğini kendi kesmesi nedeni ile bir hayli kırıldığı ve kızdığı gözlenen Ali Sezal’ın Mustafa Poyraz’ı ‘sev(e)memesinin altında ise; aslen Göksunlu olan Nevzat Pakdil’i Kahramanmaraş siyasetinde ön plana çıkartması olarak gösteriliyor ve iddia ediliyor.

İşte tüm bu veriler bir havuzda damıtıldığında Ali Sezal’ın neden aday tanıtım toplantısında salonda yerini almadığı açık bir şekilde görülüyor sanırız…

Ama bu yazının sonunda şu da unutulmasın ki; Milli Görüş zihniyetinin Türkiye’de iktidar olmasının temellerini atan 5 Refah Partili Belediye Başkanından birisi Ali Sezal’dı ve bugünkü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da yetiştirilmesinde belediyecilik dersleri vermesi ile tanınır.

Bu kadar olay ve gelişmelerin olmasının ardından Ali Sezal’ın evine çekilerek torunlarına daha fazla vakit ayıracağını sananlar sakın ha sakın yanılmasınlar.

29 Mart’taki yerel seçimlerin sonuçlarının belirlenmesinde küskünlerin gücü de bir hayli önemli etken olacaktır.

Sakın ola ki; bu kadar olayın ardından Sezal gibi duayen (aksakal, kıdemli) bir ismin gücünün ‘hiç’ kalmadığı sanılmasın.

Çünkü ustaların her zaman sakladıkları ‘kara günde lazım olur’lukları vardır ve eski ustaların bir bölümü de 7 canlıdır.

Mesela; Ankara’da başkan adaylığı mazbatasını alamayan Atıf Şirikçi, Mayıs ayındaki il kongresi için il başkan adaylığını önümüzdeki günlerde açıklarsa sakın ola ki şaşırmayın…

Bizden hatırlatması…

EDİTÖR