Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, göreve geldiği günden bu yana sergilediği İsrail merkezli dış politika ve dini yönelimleriyle hem ülkesinde hem de uluslararası kamuoyunda tartışmaların odağında yer alıyor. Ekonomik krizle boğuşan Güney Amerika ülkesinde Milei’nin radikal tercihleri, halkın bir kesimi tarafından tepkiyle karşılanıyor.
ARJANTİN LİDERİ MİLEİ YAHUDİ Mİ?
Javier Milei, henüz resmi olarak Yahudilik inancını benimsememiş olsa da bu dine olan yoğun ilgisini her fırsatta dile getiriyor. Kamuoyunda "Yahudi Nobel Ödülü" olarak adlandırılan 2025 Genesis Ödülü, tarihte ilk kez bir devlet başkanına verilerek Milei’ye takdim edildi. Bu ödül, Arjantin liderinin İsrail ile olan ideolojik bağlarını bir kez daha tescilledi.
Milei, seçim zaferinin ardından gerçekleştirdiği Kudüs ziyaretinde, Ağlama Duvarı önünde sergilediği duygusal tavırlarla dikkatleri üzerine çekmişti. Eleştirmenler, Arjantin liderinin bu ziyaretlerini ve İsrail’e olan yakınlığını, derinleşen ekonomik krize çözüm arayışı ve dış finansman bulma çabası olarak nitelendiriyor.
İNANÇ DEĞİŞİKLİĞİ VE ŞABAT ENGELİ
Resmi olarak Katolik bir altyapıdan gelen Milei, Yahudiliğe geçme arzusunu daha önce açıkça ifade etmişti. Ancak Kasım 2023’teki seçim sürecinden önce yaptığı bir açıklamada, devlet başkanlığı görevi ile Yahudi inancının temel gereklerinden olan "Şabat" (Cumartesi yasağı) kurallarının çakışabileceğini belirtti. Milei, ülkeyi yönetirken Şabat kurallarına uymanın operasyonel zorluklar yaratabileceğini savunsa da inanç düzeyindeki "bağlılığını" gizlemiyor.
BÖLGESEL YALNIZLIK VE İÇ TEPKİLER
Güney Amerika’daki diğer liderlerin aksine, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine koşulsuz destek veren Milei, kıtadaki komşularından ayrışıyor. Gazze’deki insani krizi ve uluslararası toplumun "soykırım" eleştirilerini görmezden gelen Milei, bu tutumuyla Arjantin içinde de sert tartışmaları tetikliyor.
Öte yandan, Arjantin'de meydana gelen orman yangınları gibi çevre felaketlerinin ardından yükselen komplo teorileri ve Milei'nin İsrail yanlısı tutumu, siyasi prestijini sarsmaya devam ediyor. Ülke ekonomisi darboğazdayken liderin dini ve ideolojik önceliklerini ön plana çıkarması, muhalefetin en büyük eleştiri noktalarından birini oluşturuyor.




