konomide dezenflasyon süreci devam ederken, kredi faizleri ile enflasyon beklentileri arasındaki fark uçuruma dönüştü. Merkez Bankası (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 18 olarak korurken, piyasadaki ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 60 bandında seyrediyor. Özellikle dar gelirli vatandaşların geçimini sürdürmek için başvurduğu kredilerde, yüzde 30’luk vergi yükü de eklenince yıllık maliyet yüzde 80 sınırına ulaştı. Bu tablo, borcunu ödeyemeyenlerin sayısında tarihi bir artışı beraberinde getirdi.
İHTİYAÇ KREDİSİ FAİZLERİ YÜZDE 60 SEVİYESİNDE ÇAKILI KALDI
Merkez Bankası’nın güncel verileri, mevduat ve kredi faizleri arasındaki dengesizliği gözler önüne seriyor. 20 Şubat verilerine göre, 1-3 ay vadeli mevduat faizleri yüzde 44,80 seviyesinde işlem görüyor. Ticari kredi faizleri ise yüzde 45,95 ile politika faizine yakın seyrediyor. Ancak bireysel kullanıcıları yakından ilgilendiren ihtiyaç kredisi faizleri, KMH dahil edildiğinde yüzde 61,82 seviyesine kadar yükseliyor. Son üç aydır bu yüksek seviyelerde takılı kalan faiz oranları, bankalardaki ihtiyaç kredisi hacmini bir yılda yüzde 50,9 artırarak 2 trilyon 252 milyar TL’ye taşıdı.
TAKİPTEKİ KREDİLER 9 YILIN ZİRVESİNE TIRMANDI
Yüksek faiz oranları ve reel ücretlerdeki erime, kredilerin geri dönüşünde ciddi aksamalara yol açıyor. Takipteki ihtiyaç kredisi hacmi, son bir yılda yüzde 85,4 oranında rekor bir artışla 127,5 milyar TL'ye ulaştı. Bu artışla birlikte ihtiyaç kredilerinde batık oranı yüzde 5,7 seviyesine çıkarak son 9 yılın en yüksek noktasına ulaştı. Toplam kredi pazarına bakıldığında ise takipteki alacakların hacmi 646 milyar TL’yi bulurken, genel takip oranı yüzde 2,7 ile son 3 yılın zirvesini gördü.
YÜKSEK FAİZİN ARKASINDAKİ NEDENLER
Uzmanlar, kredi faizlerinin yüksek kalmasında bankaların kâr marjları, risk primleri ve kredi büyüme sınırlamalarının etkili olduğunu belirtiyor. Ticari krediler ve mevduat faizleri kısa vadeli yapıları sayesinde Merkez Bankası kararlarına hızlı uyum sağlarken, bireysel kredilerde uygulanan düzenlemeler faizlerin düşmesini engelliyor. Gelecek dönemdeki enflasyon belirsizliği de bankaların kredi maliyetlerini yüksek tutmasına neden oluyor.



