Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında eğitim gündemine dair başlıkları değerlendirdi. Kurumsal kimliğin korunması ve eğitim ortamının ciddiyeti açısından öğretmenlerin okul içinde önlük giymesi gerektiğini savundu. Bir veli sıfatıyla bazı kıyafet tercihlerinden rahatsızlık duyduğunu dile getirdi.
Eğitim neferlerinin sınıflarda kurallara uymasını isteyen Tekin, bazı kişisel tercihlerin ve dayatmaların tüm camiayı töhmet altında bıraktığını vurguladı. Sömürgeci devletlerin sembollerini veya belirli markaları öne çıkaran kıyafetlerin okullarda yer almaması gerektiğini belirtti. Sosyal medyada tartışılan münferit kıyafet tercihleri yüzünden bütün öğretmenlerin zan altında kaldığını ifade etti.
AKRAN ZORBALIĞI VE DİJİTAL MECRALARIN ETKİSİ
Okullarda artan akran zorbalığı vakalarını mercek altına aldıklarını belirten Bakan Tekin, sorunun temel kaynağı olarak dijital platformları gösterdi. Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin büyük bir kısmının iletişimini internet üzerinden kurduğunu ve şiddet eğiliminin bu mecralarda beslendiğini aktardı.
Çocukların gelişim süreçlerinde maruz kaldıkları içeriklerin kimlik inşa süreçlerini olumsuz etkilediğini belirtti. İlkokul seviyesindeki öğrencilerin dahi ölüm kavramını algılamakta zorlandığı bir dijital dünyayla karşı karşıya olduklarını kaydetti. Okul içi güvenliği artırmak ve eğitim içeriğini güçlendirmek için gereken adımları kararlılıkla atacaklarını ifade etti.
AİLELERİN EĞİTİME DAHİL EDİLMESİ VE ORTAK EYLEM PLANI
Şiddet olaylarının yalnızca güvenlik tedbirleriyle önlenemeyeceğini belirten Bakan Tekin, çözüm sürecine ailelerin de aktif olarak katılması gerektiğini söyledi. Bu amaçla Ebeveyn Okulu projesini hayata geçirdiklerini duyurdu.
Ev ortamında çocukların tehlikeli maddelere ve silahlara erişebilmesinin ebeveyn sorumluluğunu gözler önüne serdiğini vurguladı. Yedi farklı bakanlığın ortaklaşa bir eylem planı hazırladığını ve teknoloji şirketlerinin de bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini sözlerine ekledi.
Next




