TARİHİN KÂBUSUNDAN KURTULMAK!
Kandil’de ceviz ağacıydı, Ayvalık’ta meşe ağacı. Cevizin dalları yeri göğü kaplıyordu, meşe de öyle. Kandil’deki cevizin altında barışı konuşmuştuk. O harika meşenin altında barışı düşündüm.
Kandil’de ceviz ağacıydı. Ayvalık’ta meşe ağacı. Üstelik dört asırlık.
Kandil’deki cevizin dalları yeri göğü kaplıyordu.
Ayvalık’taki meşe de öyle.
Kandil’deki cevizin gölgesinde saatler boyu barışı konuşmuştuk.
Ayvalık’ta barışı düşündüm.
Gün yeni ağarıyordu.
O harika meşenin altına oturdum.
Karşımda Midilli Adası, elini uzatsan tutacak kadar yakın.
Deniz kadife gibi, hiç kıpırtısız uzanıyor önümde masmavi.
Tek tük martılar.
Muhteşem bir sessizlik içinde yapayalnız olmanın büyük ayrıcalığını yaşıyorum bir sabah vakti, meşe ağacının altında, denize karşı.
Barış takılıyor aklıma.
Midilli’ye bakıyorum.
Dedem Cemal Paşa’nın memleketi.
İttihat Terakki milliyetçiliğinden Cumhuriyet’in kuruluşuyla bugünlere sarkan ve bu topraklarda barışa illet olan bütün hastalıkları düşünüyorum.
Ne büyük acılar yaşandı milliyetçilik yüzünden... 1915... Savaşlar... Göçler... Dersim... Darbeler... İdamlar... İşkenceler... Faili meçhuller...
Tarih bazen korkutucu.
James Joyce’un Ulysses’inden:
“Stephen dedi ki, tarih hep uyanmak istediğim bir kâbustur.”
Bu kâbustan tümüyle kurtulmanın yolu herhalde tarihi yerli yerine oturtmaktan geçiyor.
Yani tarihle yüzleşmek...
Ya da tarihle barışmak...
Veyahut tarihin esiri olmaktan kurtulmak...
Tarihi sırtımızda çok ağır bir yük olarak taşımaya devam ettiğimiz sürece, barış kapımızı nasıl çalabilir ki.
Rüzgâr çıkıyor.
Güneş Midilli’yi aydınlatıyor.
İki yelkenli masmavi denizde, bembeyaz martıların eşliğinde Midilli’ye doğru yol alıyor.
Milliyetçilik, Ege’nin iki yakasını da tutsak almıştı. ‘İki uzak komşu’ yıllar yılı bu yüzden birbirlerine düşmanlaştılar.
Bundan hâlâ tam olarak kurtulamadık ama eskinin savaş tamtamları da çoktandır duyulmaz oldu.
Dalları, yaprakları yeri göğü kaplayan bu harika meşe ağacının altına oturmuş, denize karşı barışı düşünüyorum.
Akdeniz mavisi içimi ısıtıyor.
Güzel duygular uyanıyor içimde.
İki hafta önce Kandil’deki ceviz ağacının altında barışı konuşmuştuk.
Kürt sorununun silah ve şiddetle bağının kopması... PKK’ya dağdan iniş yollarının açılması... Kan ve gözyaşının durması...
İmralı’dan son haberler olumlu. Ateşkes uzuyor. BDP’nin siyaseti parlamento çatısı altına taşımasının kapısı aralanıyor. Çözüm konusunda bir ‘barış konseyi’nin kurulacağına ilişkin sinyaller var.
Ankara’dan da haberler iyi.
CHP’nin yemin boykotu galiba bitecek.
Yeni hükümet programında Başbakan Erdoğan sorunun adını ‘Kürt meselesi’ diye koymuş durumda.
Ayrıca, yeni anayasa vaadiyle birlikte Kürt sorununa ilişkin ‘demokratik açılım’ da var hükümet programında.
İyi güzel.
Tarihi bir kâbus olmaktan çıkarmak zorundayız. Artık ne askerin ne gerillanın anası ağlasın. Yaşadığımız acıların esiri olmadan barışın kapısını el birliğiyle açmak zorundayız.
Harika bir meşe ağacının altında denize karşı yazımı noktalıyor, bir tıkla gazeteye gönderiyorum.
İyi pazarlar.
Hasan Cemal
[email protected]
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
İslam Memiş’ten Altın Yatırımcısına 2026 Uyarısı: "Manipülasyon Dönemi Başlıyor"
Rümeysa Eker Kimdir? Terme Belediye Meclis Üyesi Hakkındaki İddialar Neler?
Arda Öztürk Kimdir? Beşiktaş İddiaları ve Kariyeri
Aydın'daki vahşi cinayetin faili yakalandı! Yurt dışına kaçmak üzereydi
Muğla'da 3 gündür aranan yaşlı kadının cansız bedeni bulundu
Next