Ankara’da gerçekleştirilen ve iki gün süren 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. Küresel ve bölgesel pek çok kritik başlığın masaya yatırıldığı zirve sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erdoğan; F-35 sürecinden Ege’deki ilişkilere, terörle mücadeleden savunma sanayisindeki yeni adımlara kadar dikkat çekici mesajlar verdi.

F-35 Tartışmalarına Net Tepki: "O Açıklamaların Benim Dünyamda Yeri Yok"
ABD Başkanı Donald Trump’ın F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye teslimatına yönelik olumlu sinyaller vermesinin ardından, İsrail ve Yunanistan cephesinden gelen tepkiler Ankara’nın gündemindeydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in olumsuz beyanlarına sert çıkarak, "Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü zaten ortada. Ancak kapı komşumuz olan Miçotakis’in böyle bir hataya düşmemesi gerekirdi" dedi. Türkiye’nin bugüne kadar Yunanistan’ın savunma alımlarına müdahale etmediğini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin hem üretim hem de tedarik konusunda kendi adımlarını özgürce atacağını vurguladı. Trump’ın F-35 konusundaki kararsız ifadeleri sorulduğunda ise Erdoğan, "Bizi izlemeye devam edin" diyerek açık kapı bıraktı.

"Birilerinin Kubbeleri Varsa Bizim de Çelik Kubbe’miz Var"
Türkiye’nin hava savunma alanındaki yerli projesi Çelik Kubbe’ye de değinen Erdoğan, bu projenin NATO’nun bölgedeki varlığı açısından son derece güçlü bir hamle olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu alanda her geçen gün daha da ileriye gittiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, "Birilerinin elinde farklı kubbeler olabilir, ama bizim de Çelik Kubbe'miz var" diyerek yerli savunma sistemlerinin kararlılıkla geliştirileceğini ve sergilenmeye devam edeceğini söyledi. Ayrıca İHA ve SİHA teknolojilerindeki küresel başarıya dikkat çekerek, BAYKAR başta olmak üzere Türk insansız hava araçlarının dünyadan yoğun talep görmeyi sürdürdüğünü aktardı.

Ege Sorunlarında Liderler Diplomasisi Vurgusu
Zirve kapsamında Yunan basınının sorularını da yanıtlayan Erdoğan, iki ülke ilişkilerinde yeni dönem mesajları verdi. Miçotakis ile Ege Denizi’ndeki sorunların çözümü konusunda aynı fikirde olduğunu belirten Erdoğan, öncelikle dışişleri bakanlarının, ardından da gerekirse liderlerin bir araya geleceğini ifade etti. Yunanistan’ın "tehdit hissediyoruz" çıkışlarına ve "casus belli" (savaş sebebi) tartışmalarına değinen Erdoğan, bu tür teknik konularla halkın meşgul edilmemesi gerektiğini, sorunların masada çözülmesi gerektiğini belirtti. Erdoğan ayrıca, "Mavi Vatan" kavramının Türkiye için taşıdığı hayati önemin altını çizdi.

"Terörsüz Türkiye Sürecini Hükümetimiz Başardı"
Türkiye'nin iç güvenlik ve demokrasi standartlarındaki gelişimine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğu ve güneydoğu bölgelerinde sağlanan huzur ortamına dikkat çekti. Geçmişteki güvenlik endişelerinin geride kaldığını ifade eden Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecini hükümetimiz başarıyla tamamladı. Artık yaylalarda çobanlarımız huzur içinde sürülerini otlatıyor, nehirlerimizde insanlarımız özgürce yüzüyor. Bölgede en geniş katılımlı mitinglerimizi ve toplantılarımızı rahatça gerçekleştirebiliyoruz" şeklinde konuştu.

Trump ve Türkiye: F-35 Satışı ve Yaptırımların Kaldırılması Ne Anlama Geliyor?
Trump ve Türkiye: F-35 Satışı ve Yaptırımların Kaldırılması Ne Anlama Geliyor?
İçeriği Görüntüle

ABD ile İlişkiler, Yaptırımlar ve Ortak Projeler
Washington ile yürütülen ilişkilerde yaptırımların büyük ölçüde gündemden kalktığını ifade eden Erdoğan, Trump ile yirmi dört saat içinde iletişim kurabildiklerini belirtti. Savunma sanayisi ve ekonomik iş birliklerinin her iki ülkenin de çıkarına olduğunu söyleyen Erdoğan, "Sayın Trump’la fırkateyn, korvet ve denizaltı projeleri dahil olmak üzere gemi inşa sanayiinde ortak adımları, hatta Türkiye’nin bu alanlarda ABD’ye yönelik adımlar atmasını görüştük. Türkiye’nin tersaneleri bu projeleri yapmaya muktedirdir" dedi. Yerli savaş uçağı KAAN’ın motor tedariki konusunda da Trump ile olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini ekledi.

AB Sürecine "53 Yıllık Zulüm" Niteliği
Zirvede Gazze’deki insani dramı küresel bir felaket olarak niteleyerek sulh çağrısını yineleyen Erdoğan, kapanış konuşmasında Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine de değindi. Almanya Şansölyesi dahil birçok Avrupalı liderle temas kurduğunu belirten Cumhurbaşkanı, "Türkiye’yi 53 yıldır kapıda bekletmek bir zulümdür. Liderlere 'Artık Türkiye’yi bu zulümden kurtarın' diyeceğiz. Temenni ederim ki artık bu kapıyı aralarlar" diyerek sözlerini tamamladı.