Batı Trakya Türk azınlığının demokratik haklarını uluslararası platformlarda savunan ve toplumunun kimlik mücadelesine öncülük eden Dr. Sadık Ahmet, tarihin derinliklerinde silinmez bir iz bıraktı. Sadece bir tıp doktoru değil, aynı zamanda halkının kolektif iradesini temsil eden bir lider olarak, Yunanistan’ın asimilasyon politikalarına karşı kararlı bir duruş sergiledi. Ocak 2026 itibarıyla davası ve mirası, Batı Trakya Türkleri arasında aynı tazelikle anılmaya devam ediyor.
DR. SADIK AHMET KİMDİR VE NASIL BİR KARİYER İNŞA ETTİ
Dr. Sadık Ahmet, 7 Ocak 1947 tarihinde Batı Trakya’nın Gümülcine kentine bağlı Küçük Sirkeli köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini bu bölgede tamamladıktan sonra tıp eğitimini Ankara ve Selanik’te aldı. Eğitim hayatının ardından memleketine dönerek hekimlik mesleğini icra etmeye başladı. Ancak mesleki başarısından ziyade, Batı Trakya Türklerinin "Müslüman azınlık" olarak tanımlanarak etnik kimliklerinin reddedilmesine karşı başlattığı hukuk mücadelesi onu uluslararası bir figür haline getirdi.
BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI İÇİN VERİLEN ÖNCÜ MÜCADELE
Yunanistan’ın Türk kimliğini reddeden politikalarına karşı Dr. Sadık Ahmet, 1985 yılında Batı Trakya genelinde yaklaşık 15 bin imza toplayarak hak ihlallerini dünya kamuoyuna duyurdu. Bu cesur adımı nedeniyle baskılara maruz kalan Ahmet, 1990 yılında bir mahkeme savunmasında halkına "Türk" dediği için hapis cezasına çarptırıldı. Hapse girmeden önce sarf ettiği "Sadece Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak suçsa, tekrarlıyorum: Türk’üm ve öyle kalacağım" sözleri, mücadelesinin manifestosu oldu.
DOSTLUK EŞİTLİK VE BARIŞ (DEB) PARTİSİ’NİN KURULUŞU
Siyasal temsiliyetin gücüne inanan Dr. Sadık Ahmet, 1991 yılında Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) Partisi’ni kurdu. Kurduğu bu partiyle Batı Trakya Türklerinin sesini parlamentoya taşımayı hedefledi. 1989 ve 1990 seçimlerinde bağımsız milletvekili olarak kazandığı başarılar, Yunanistan'ın seçim yasalarında değişikliğe giderek %3’lük ülke barajını getirmesine neden oldu. Bu antidemokratik uygulama, azınlığın parlamentodaki temsilini zorlaştırmayı amaçlıyordu ancak Ahmet’in başlattığı siyasi hareket, azınlık hakları konusunda geri dönülmez bir bilinç yarattı.
ŞÜPHELİ TRAFİK KAZASI VE AYDINLATILAMAYAN ÖLÜMÜ
Dr. Sadık Ahmet, 24 Temmuz 1995 tarihinde, Lozan Barış Antlaşması’nın 72. yıl dönümünde şüpheli bir trafik kazası sonucu 48 yaşında hayatını kaybetti. Kazanın meydana geldiği tarihin sembolik önemi, olay yerindeki inceleme eksiklikleri ve soruşturma sürecindeki belirsizlikler, suikast şüphelerini bugüne kadar canlı tuttu. 2026 yılına gelindiğinde, Dr. Sadık Ahmet'in ölümü üzerindeki sis perdesi tam anlamıyla aralanamamış olsa da sevenleri ve davasına inananlar gerçeklerin ortaya çıkması için taleplerini sürdürüyor.
2026 YILINDA DR. SADIK AHMET’İN MİRASI VE GÜNCEL DURUM
Bugün Batı Trakya’da Türk azınlık okullarının kapatılması ve kimlik inkarı gibi sorunlar 2025-2026 eğitim yılında da devam ediyor. Dr. Sadık Ahmet’in kurduğu DEB Partisi ve ailesi, onun bıraktığı mirası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde savunmaya devam ediyor. Dr. Sadık Ahmet, sadece bir dönemin siyasetçisi olarak değil, Batı Trakya Türklüğünün onur ve varlık mücadelesinin kalıcı bir simgesi olarak yaşamaya devam ediyor.




