Ergenekon, Balyoz... Özellikle bu iki dava unutulsun, içi boşaltılsın isteniyor.
Kamuoyunun gözünde bu iki davanın inandırıcılığı sona ersin diye, bu iki dava ciddiyetten uzaklaşsın diye sistemli çaba var.
Bunun için baştan beri psikolojik savaşın, dezenformasyon faaliyetinin her türlüsü deneniyor, yürütülüyor.
Kafalar karıştırılmış durumda.
Yani bir başarı söz konusu...
Bu ‘başarı’nın elde edilmesinde Ergenekon ve Balyoz davalarını yürüten savcıların da, polisin de payı var.
Kendi dünyalarındaki iç kavgalar ve yaptıkları hatalar bu iki davayı gitgide karartıyor, demokrasi ve hukukta odaklanan gerçek anlamından maalesef uzaklaştırıyor.
İddianamelerdeki, dava dosyalarındaki boşluklar, bazı gayri ciddilikler, hukuku bazen zorlayan, bazen çiğneyen hususlar ve cezaya dönüşen uzun tutukluluk halleri bugüne kadar Ergenekon’u, Balyoz’u gölgelemek isteyenlerin değirmenine su taşıdı.
Taşımaya da devam ediyor.
Bu bakımdan Nedim Şener-Ahmet Şık tutuklaması da tüy dikti.
Oysa bu davalar hayati.
Türkiye’de demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından büyük önem taşıyorlar.
Bu ülkede insan hakları ve özgürlüklerin kolunu kanadını kırmış olan askeri darbelerden, askeri muhtıralardan ve bunların arkasında yatan ‘darbeci zihniyet’ten kurtulmak istiyorsak, Ergenekon ve Balyoz’u ciddiye almak zorundayız.
Ergenekon’la Balyoz, 28 Şubat’ın asker içinde yaratmış olduğu hayal kırıklığının ürünüdür.
Kısaca, “Hoca’yı devirdik ama şimdi de başımıza Erdoğan çıktı” diye özetlenebilecek bir büyük hayal kırıklığıdır bu...
Asker içinde işte bu nedenle 2002 yılı sonundan itibaren -eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in günlüklerinde de yer alan- darbe tertipleri için, Balyoz için, Sarıkız için, Ayışığı için, Ergenekon için düğmeye basıldı.
‘İrtica geliyor!’ avazeleriyle Türkiye’yi kana bulayabilecek bazı tezgâhlar kuruldu, orasından burasından uygulamaya da geçildi.
Bunlar gerçektir.
Sanal âlemde üretilmiş komplolar değil.
Bu konuları öğrenmek isteyenler, kafası karışık ya da karıştırılmış olanlar için yeni bir kitap çıktı:
Asker Bize İktidarı Verir mi?..
Hürriyet yazarı, Radikal’in eski Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, Everest Yayınları’ndan çıkan ve bir solukta okunan güzel kitabında Balyoz’un, Ergenekon’un asker içindeki köklerine iniyor ve bu konunun niçin ciddiye alınması gerektiğini çarpıcı örnekleriyle anlatıyor.
Balyoz ve Ergenekon davalarıyla bu ülkede cuntalar ve darbeci zihniyet ilk kez yargı önüne çıktı.
Özellikle bugüne kadar kendilerini hukuk-üstü görmüş olan ve kendilerine hukukun dokunamayacağı sanısıyla sürekli olarak siyasete karışan, darbeler yapan, muhtıralar veren askere ilk kez yargı önünde hesap sorulabiliyor.
Bu sayede, bunca yıldır demokrasi ve hukukun sırtında en büyük kambur olan ‘askeri vesayet’ten kurtulmanın yolu açıldı. Türkiye’de demokratik hukuk devletini ayaklarının üstüne oturtmanın yolu açıldı.
Zurnanın zırt dediği yer burasıdır.
Onun içindir ki bu yolu uzunca zamandır tıkamaya çalışıyorlar.
Birinci sınıf demokrasiden korkuyorlar çünkü...
Mesele burada düğümleniyor.
Kafalar bunun için karıştırılıyor.
Kavga bundan kopuyor.
Ve ‘oyun içinde oyun‘ kuruyorlar.
Tehlikenin farkında mısınız?..
Bu oyunu bozmak ve tuzaktan sakınmak için önünüzde tek bir yol var:
İnsan hak ve özgürlüklerini çok daha fazla ciddiye almak; siyasi iradenizi büyük bir kararlılıkla demokrasi ve hukukun üstünlüğünden yana koymak!
Yapmazsanız ne mi olur?
Demokrasi ve hukukun üstünlüğüyle ilgili olarak eğer ipe un sererseniz, “Türkiye Ortadoğu’nun Putinvari Rusya’sı olma yolunda” diyenlerin değirmenine su taşırsınız.
“Darbe tertipleri yok, cemaat komplosu var!“ diyenlerin tuzağına düşersiniz.
Seçim telaşı, inşallah, ‘oyun içinde oyun’ları fark etmeyi engellemez.
Hasan Cemal
[email protected]
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
İdris Melih Turgut Kimdir? Ankara'daki Operasyonun Detayları
Şahin Turgut Kimdir? Kürt Ahmet’in Yeğeni Hakkında Merak Edilenler
Delikanlı Dizisi Arzu Kimdir? Asena Girişken’in Yeni Rolü
Kadir Turgut Kimdir? Ahmet Turgut’un Oğlu Hakkında Detaylar
Survivor 2026 Engincan Tura Kimdir? Yaşı ve Mesleği
Selçuk Kürkoğlu Kimdir? Beşiktaş'taki Sabotajın Perde Arkası