İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu dolayısıyla gerçekleşen temaslara dair resmi açıklamalarda bulundu. İran resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Bekayi, Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen diplomatik etkileşimin doğrudan olmadığını, Katar hükümetinin arabuluculuğuyla sağlandığını bildirdi.

İran tarafı, bu diplomatik kanalı bölgesel krizleri ele almak ve Tahran yönetiminin beklentilerini karşı tarafa aktarmak için kullandığını vurguladı. Görüşmeler sırasında Amerikan tarafına bölgesel istikrar konusundaki kırmızı çizgiler net bir şekilde iletildi.

İRAN'IN WASHINGTON YÖNETİMİNDEN TALEPLERİ NELER

İsmail Bekayi, Katar üzerinden iletilen mesajların kapsamını ayrıntılı olarak paylaştı. Tahran yönetiminin öncelikli talepleri arasında tüm cephelerde çatışmaların durması, ABD'nin askeri hamlelerinin son bulması ve deniz ablukasının kaldırılması yer alıyor.

Suriye’de 47 yıl sonra finansal sistem değişiyor: İlk Visa ödemesini Şara yaptı
Suriye’de 47 yıl sonra finansal sistem değişiyor: İlk Visa ödemesini Şara yaptı
İçeriği Görüntüle

Ayrıca İran ekonomisine yönelik ambargoların bitirilmesi ve yurt dışındaki dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması da iletilen başlıklar arasında bulunuyor. Bekayi, bu taleplerin yeni bir içerik taşımadığını, daha önceki haftalarda da Hürmüz Boğazı ve bölge güvenliği bağlamında seslendirildiğini belirtti. New York'taki BM Zirvesi, Tahran heyeti için bu hususları Washington yönetimine doğrudan hatırlatmak adına uygun bir zemin yarattı.

WASHINGTON CEPHESİNDEN ARABULUCULUK AÇIKLAMASI

ABD tarafı da BM Genel Kurulu marjında yürütülen temasların doğasını doğruladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump'ın damadı Jared Kushner, İran heyetiyle temas kuran isimler arasında öne çıktı.

Steve Witkoff, görüşmelerin doğrudan yapılmadığını, arabulucuların iki taraf arasında mekik diplomasisi yürüttüğünü ifade etti. Witkoff, gün boyu süren çalışmaların ardından yapıcı ve umut verici sonuçlar elde etmeyi umduklarını ve arabuluculuk faaliyetlerinin süreceğini kaydetti.