Aşağıdaki soruların cevabını bulmaya çalışın:
1) Dünyadaki en zengin 5 kişinin adını söyle.
2) En son seçilen 5 dünya güzelinin ismini sırala.
3) Son 3 yılda kimler Nobel ödülü kazandı?
4) En iyi erkek oyuncu Oscar ödülünü alan 5 sanatçı adı verebilir misin?
Yapamadınız mı? Zor değil mi? Tasalanmayın, hiç kimse bunları hatırlamıyor. Alkışlar söner. Ödüller tozlanır.
Kazananlar çabuk unutulur.
Şimdi de şu sorulara cevap verin:
1) Eğitiminize katkıda bulunan 3 öğretmeninizin adını söyleyin.
2) İhtiyaç duyduğunuzda yanınızda olan 3 dostunuzun ismini verin.
3) Size özel olduğunuzu hissettiren birkaç kişi düşünün.
4) Birlikte zaman geçirmek istediğiniz 5 kişinin adını söyleyin.
Daha kolay değil mi? Hayatınızda anlam taşıyan kişiler, "en iyi" olarak dereceye girmiş, en çok para sahibi, en büyük ödülleri kazananlar değil. Sizi seven, sizi gözeten, ne olursa olsun yanınızda olanlardır. Onların değerini bilin.
Bir süre önce, Seattle Olimpiyatları'nda engelli 9 atlet, 100 metrelik bir yarışa katıldı. 3'lü gruplar halinde koşuyorlardı. Bir çocuk takıldı ve düştü; ağlamaya başladı. Diğer 8'i, onun ağladığını duydu; yanına geldiler. Down's sendromu hastası bir kız, çocuğun yanına oturdu, ona sarılarak sordu: "Şimdi kendini daha iyi hissediyor musun?"
Sonra 9'u birlikte, omuz omuza bitiş çizgisine yürüdü. Herkes, onları alkışlıyordu. Bu olayı yaşayanlar, hâlâ birbirine anlatıyor. "Niçin?" Çünkü yüreğimizin derinliklerinde hepimiz biliyoruz ki, hayattaki en önemli şey, kendimiz için kazanmanın ötesinde, diğerlerinin kazanmalarına yardım etmektir. Bu, yavaşlayıp, kendi yarışımızı ihmal etmek anlamına gelse bile.
Bir mum, diğerini yakmak için kullanıldığında, hiçbir şey kaybetmez.
(Feride Çavuşoğlu'na teşekkürler)
Kim düşman, kim dost
Hava ayaz mı ayaz... Minik bir kuş, karın üstünde donmuş, çaresiz ölümü bekliyor. Oradan geçen bir inek, kuşun üstüne kakasını yapıyor. Bu durum, kuşu öylesine sinirlendiriyor ki, hareket edebilse ineği gagalayacak. Ama, üzerine düşen o pisliğin sıcaklığı ile kanatları çözülüyor, yeniden hayata dönüyor. Sevinçle ötmeye başlıyor. Yoldan geçen bir kedi, kuşun sesini duyuyor. Pisliği eşeleyip, kuşu çıkarıyor ortaya.
Minik kuş sevinçli... Neredeyse, kediye teşekkür edecek. Ama kedi, onu bir çırpıda yutuveriyor.
Ya bu hikâyeden çıkarılacak dersler?
1) Her üstüne edeni düşman sanma.
2) Seni pislikten her çıkaranı dostun sanma.
3) En önemlisi "boktan" bir hayatın içinde kendini mutlu hissediyorsan, sesini çıkarma.
(Saim Güven'e teşekkürler)
Temel'in yardımı
Dere kenarında oturan Temel'e, oradan geçen cip sahibi sorar: "Su derin mi? Geçebilir miyim arabayla?"
Temel: "Derin değildir, geçebilirsin" der.
Adam cipini suya sürer ama bir anda dereye gömülür. Tabii, çıkınca da Temel'den hesap sorar: "Hani derin değildi ulan?"
Temel sükûnet içinde şu cevabı verir:
"Ne bileyim! Demin bir ördek geçiyordu, su, yarı beline ancak geliyordu."
Kızılderili isimleri
Kızılderili çocuk, babasına, neden isimlerinin uzun ve adeta birer öykü gibi olduğunu soruyor: "Gece Uluyan Çakal, Gün Doğarken Uçan Kartal... Bunlar ne biçim adlar?"
Baba, cevap veriyor: "Kızılderili adları çok anlamlıdır. Küçük kardeşin Dolunay. Mehtapta annenle birlikte olduk, o güzel çocuk doğdu. Erkek kardeşin Çakan Şimşek. Annenle bir gün gezerken, sağanak halinde yağan yağmurdan kurtulmak için girdiğimiz mağaranın ağzında şimşekler çakarken seviştik ve kardeşin Çakan Şimşek oldu. Ablan Bahar Çiçeği; ilkbaharda annenle otların arasında koşuyorduk, yere düştük; o güzel çocuk, Bahar Çiçeği doğdu... Şimdi anladın mı Yırtık Prezervatif."
(A. Oskay'a teşekkürler)
NAZLI ILICAK
[email protected]
Sabah
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
Eylül Öztürk'ün Yeni Sevgilisi Deniz Ozsoy Kimdir?
Kahramanmaraşlı emekli başsavcı küplere bindi: Kovarım seni buradan
Kahramanmaraş plakalı araç kaza yaptı! 3 kişi öldü
Kahramanmaraş'ta ailelerden Klinik Psikolog Mehmet Teber'e yoğun ilgi!
Muhlise Karagüzel Kimdir, Neden Tahliye Oldu?
Kahramanmaraş'ta ilçe müdürü resmen değişti!