YOLA ilk çıkışta “Tayyip Erdoğan / Abdullah Gül / Bülent Arınç / Abdüllatif Şener”den oluşan bir “ileri dörtlü” vardı.
Zamanla şöyle bir şey oldu:
Abdullah Gül Çankaya’ya çıktı, Abdüllatif Şener hareketi terk etti.
Ve bir süre sonra da Erdoğan, “mutlak egemen” oldu.
O kadar egemen oldu ki, artık adının hizasına başka isimler yazılamaz.
Artık sadece “Tayyip Erdoğan ve yoldaşları”ndan söz edilebilir.
Peki kimdir şu anda Erdoğan’ın en yakın 10 yoldaşı?
Ben kişisel izlenimlerime göre bir liste çıkardım.
Takdim ediyorum:
BÜLENT ARINÇ: Sıfatı “abi”dir. Manevi ikinci adamdır. Bitmeyen kredisi vardır.
BİNALİ YILDIRIM: Sıfatı “sadık”tır. Sırdaştır. Kader arkadaşıdır.
HAYATİ YAZICI: Sıfatı “kanka”dır. Eski ahbaplardandır...
Yanında rahat hissedilendir...
NABİ AVCI: Sıfatı “bey”dir. Zor zamanların danışmanıdır.
HÜSEYİN ÇELİK: Sıfatı “savaşçı”dır... Çelik çekirdeğe sonradan dahil olunabileceğinin kanıtıdır.
BEŞİR ATALAY: Sıfatı “hoca”dır. Akil adam muamelesi görür. Son söz söylenmeden sözü sorulur.
RECEP AKDAĞ: Sıfatı “doktor”dur. Çalışarak göze girenlerdendir.
HÜSEYİN BESLİ: Soyadı sıfatıdır. Makamı ne olursa olsun hep en yakında olmuştur.
ÖMER ÇELİK: Adı sıfatıdır. Bazen uzaklaşır, bazen yakınlaşır ama ilk 10’daki yerini hep korur.
ALİ BABACAN: Sıfatı “bizim Ali”dir. Yanında pişenler ekibinin reisidir.
Hiçbir şey eskisi gibi değil
Susurluk zamanı “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” derdi herkes.
O zaman bu sloganın gerçekleşmesi nasip olmadı, kısmet bugünlereymiş.
Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Generaller dokunulmaz değil artık.
Darbecilik ağır suç kabul ediliyor.
Ulusalcılık fena halde demode...
Genelkurmay Başkanı’na selam çakmaya ihtiyaç yok.
Üniversite ve yargı ideolojik karargâh olmaktan çıktı.
Soruyorum:
Böyle bir ortamda futbol endüstrisinde ortaya çıkan yaramazlıklara, usulsüzlüklere, derebeyliklere, ağalıklara, mafya ilişkilerine daha fazla göz yumulabilir miydi?
Generallere dokunulurken taraftar duygusallığının moral desteğini arkalarına alarak her türlü numarayı çekmeyi kendilerine hak olarak gören futbol ağalarına dokunulmayacak mıydı?
Her alanda hukuksuzluklarla savaşılırken futbol alanındaki hukuksuzluklara göz yumulabilir miydi?
Geçmem artık Atiye Sokak’tan
GEÇENLERDE eski bir alışkanlıkla geçtim Atiye Sokak’tan...
Hay geçmez olaydım!
Meğer Bebek, Etiler, Cihangir taraflarında konuşlanan paparazziler, günde üç defa geçtiğim “bizim” Atiye Sokak’ı da mesken tutmaya başlamışlar: Geçeni de çekiyorlar, geçmeyeni de...
Ve bu çekme olayından ben de nasibime düşeni almışım.
(Bakınız: Bazı gazetelerin dünkü magazin sayfaları...)
Böylece başkalarına “Mahremiyetini koru” dediğim gün, kendi mahremiyetimi koruyamadığım ortaya çıkmış oldu.
Neyse... Neyse...
“Artık geçmem Atiye Sokak’tan” diyerek ilk önlemimi aldığımı belirteyim.
Gerçi olay oturduğum semtin diğer sokaklarına da sirayet eder ve çember daralırsa ne yaparım, bilmiyorum.
Yanlış gazlama
BEN Başbakan Erdoğan’dan seçimin ertesi günü “Ne demek tutuklu milletvekili... Böyle bir şey olmaz... Milli iradeye saygı gerekir... Tutuklu milletvekilleri sorununu derhal çözmeliyiz” diye bir çıkış bekliyordum.
Ama olmadı.
Erdoğan tam tersi bir tutum takındı.
Soruyorum: Neden?
Kendilerini Erdoğan’ın çizgisine adayanlar cevap veriyorlar: “Adam siyasetçi... Yakalamış CHP’yi ümüğünden...
Bırakır mı hiç?”
Ben işte bu yaklaşımı bir türlü anlamıyorum.
Sık ümüğünü CHP’nin... Vur CHP’ye... Ez CHP’yi... İçinden parçalamaya çalış... Tükürdüğünü yalat... Saygınlığını dibe vurdurt... Haysiyetli bir çıkış yolunu açma... Kapıyı aralama...
Ne olacak peki?
Diyorlar ki:
“Olacağı belli... Yapılacak ilk seçimde CHP’nin oyları daha da düşecek”.
Ben de diyorum ki:
“Düşecek de ne olacak kardeşim? Memlekette muhalefet olmayacak mı? Hadi CHP’yi düşürdün diyelim, oylar sana mı gidecek? Başka bir alternatif doğmayacak mı? Yüzde 50 almış bir iktidar partisi, hesabı böyle mi yapar? CHP’yi ez, BDP’yi dışla... Peki nasıl çıkacak yeni anayasa? Nasıl çözülecek Kürt sorunu?”
Kendilerini Erdoğan çizgisine adayanlara sesleniyorum:
Hadi kendinizi bir çizgiye adadınız, bir şey demiyorum ama bari yanlış gazlama yapmayın.
Deniz Feneri’ne dair
Deniz Feneri hakkında şu ana kadar bir şey yazmadım.
“Konuş, sen bilirsin, ne oldu orada?” diye yazıp çizenlere de aldırış etmedim.
Neden? Bir şey mi sakladım?
Nedeni gayet açık:
Bu konuda bir şey bilmiyorum... Özel bir bilgiye sahip değilim.
Bilmem de mümkün değil zaten: Ben Kanal 7’den 2003 yılında ayrıldım. Ortaya atılan iddiaların tümü 2003’ten sonraki olaylar hakkındadır. Ayrıca ben Kanal 7’nin sermaye yapısının içinde hiç olmadım. Profesyonel bir çalışandım, o kadar.
Ama bu durum itham edilenlerin, suçlananların tümünün eski dostlarım, eski çalışma arkadaşlarım olduğu gerçeğini değiştirmez.
Onlar hakkında da her zaman, her platformda “olumlu şahitlik” yaptım / yaparım.
Benim tanıdığım Zekeriya Karaman, benim tanıdığım Zahid Akman, benim tanıdığım Mustafa Çelik, yardım olarak toplanan paraları ceplerine atacak tıynette adamlar değildirler.
Bunu savcılıkta “tanık” sıfatıyla verdiğim ifadede de belirttim.
Geri adım atmak
TWİTTER ’da “Başbakan Erdoğan geri adım attı” diye bir şey yazdım.
Kıyamet koptu.
Nasıl olur da “Başbakan geri adım attı” dermişim, böyle bir şey söz konusu bile değilmiş.
Arkadaşlar!
Başbakan Erdoğan da her fani gibi yanılabilir, geri adım atabilir, özür dilemek durumunda kalabilir, sözünü geri alabilir, yanlış yapabilir...
Ayrıca geri adım atmak, özür dilemek, sözünü geri almak hiç de öyle kötü, küçümsenecek, kaçınılacak bir şey değildir.
Uygar insanların yaptıkları ve yapmaları gereken bir şeydir.
Gidenler neden gitti
NİMET ÇUBUKÇU: Fazla idare-i maslahattan gitti...
VECDİ GÖNÜL: Yıllar yorgun, o yorgun olduğundan...
FARUK NAFİZ ÖZAK: Bir başka Trabzonlu ile becayişe kurban gitti.
MUSTAFA DEMİR: Biraz “silik” kaldığından...
MEHMET AYDIN: Kendisi istemedi.
SELMA ALİYE KAVAF: Kendisinin istenmediği en başta belli edildi.
Ahmet Hakan
[email protected]
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
İslam Memiş’ten Altın Yatırımcısına 2026 Uyarısı: "Manipülasyon Dönemi Başlıyor"
Rümeysa Eker Kimdir? Terme Belediye Meclis Üyesi Hakkındaki İddialar Neler?
Arda Öztürk Kimdir? Beşiktaş İddiaları ve Kariyeri
Aydın'daki vahşi cinayetin faili yakalandı! Yurt dışına kaçmak üzereydi
Muğla'da 3 gündür aranan yaşlı kadının cansız bedeni bulundu
Next