CEZA İNFAZ SİSTEMİNDE YENİ DÜZENLEME HAZIRLIĞI

AK Parti ve MHP kurmayları, Adalet Bakanlığı bürokrasisiyle birlikte ceza infaz sistemini daha yalın ve anlaşılır hâle getirmek amacıyla kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Yasa koyucular, uzun süredir tartışılan infaz hükümlerini kalıcı bir yapıya kavuşturmayı ve ceza adaletini sağlamayı amaçlıyor. Bu doğrultuda hazırlanan kanun teklifini bu yıl içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine sunmayı planlıyorlar.

Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmenin ailesinden 5,1 milyon liralık tazminat davası
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmenin ailesinden 5,1 milyon liralık tazminat davası
İçeriği Görüntüle

Hazırlanan üç aşamalı planın ilk adımında, farklı suç türlerine uygulanan farklı infaz sürelerini eşitlemeyi hedefliyorlar. Mevcut uygulamada adli suçlular cezalarının yarısını infaz kurumlarında geçirdikten sonra şartlı salıverilme hakkı kazanırken; terör suçlarında bu oran dörtte üç, bazı özel suçlarda ise üçte iki olarak uygulanıyor. Yeni modelde genel oran olarak cezanın yüzde 50'si esas alınıyor. Ancak yetkililer; kadın, çocuk ve aile fertlerine yönelik ağır suçlar ile cinsel saldırı faillerini bu esnetmenin dışında tutmayı ve bu suçlar için daha yüksek infaz sürelerini korumayı öngörüyor.

Hükümet yetkilileri, yarı oran kuralını yasalaştırdığı takdirde 10 yıl hapis cezası alan bir mahkûm, 5 yıllık infaz süresini cezaevinde tamamladıktan sonra kalan cezasını dışarıda geçirme fırsatı yakalayacak. Hâlen cezasının yarısını infaz kurumunda tamamlamış olanlar için de bu adım doğrudan bir tahliye imkânı doğuracak.

CEZAEVİ GÖZLEM KURULLARININ YAPISI DEĞİŞİYOR

Düzenlemenin ikinci aşamasında, şartlı salıverilme süreçlerinde kritik rol oynayan Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının işleyişini yeniden şekillendiriyorlar. Siyasi partilerden ve kamuoyundan gelen eleştirileri dikkate alan yetkililer, kurulların değerlendirme kriterlerini daha objektif esaslara bağlamayı hedefliyor.

Bu kapsamda Adalet Bakanlığı, suçun niteliğine uygun denetim mekanizmaları kurarak uzman personelin süreçteki yetkisini artırıyor. Kurullarda görev yapan psikolog, pedagog ve psikiyatr gibi uzmanlar, hükümlülerin pişmanlık durumlarını, topluma uyum sağlama potansiyellerini ve yeniden suç işleme risklerini ayrıntılı raporlarla tespit edecek. Sadece bu uzman değerlendirmelerinden olumlu sonuç alan mahkûmlar şartlı salıverilme hakkından faydalanacak.

TAHLİYE SONRASI TAKİP VE TOPLUMA UYUM DESTEĞİ

Çalışmanın üçüncü ve son aşamasında ise cezaevinden şartlı salıverilen bireylerin sosyal hayata entegrasyonu için takip mekanizmaları kuruyorlar. Kalan cezalarını dışarıda tamamlayacak olan kişilerin yeniden suç işlemesini önlemek amacıyla hem kendilerine hem de ailelerine düzenli psikolojik destek sağlıyorlar.

Kamu kurumları, bu bireylerin topluma adaptasyonunu hızlandırmak adına mesleki eğitim programları düzenleyecek ve iş bulma süreçlerinde aktif rol oynayacak. Böylece ceza infaz süreci, yalnızca bir cezalandırma aracı olmaktan çıkıp bireyi topluma kazandıran kapsamlı bir ıslah modeline dönüşecek.