Kürt dili ve edebiyatı üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla tanınan araştırmacı yazar Mehmet Emin Bozarslan, 90 yaşında hayata veda etti. Uzun yıllardır İsveç’in Uppsala kentinde yaşamını sürdüren usta kalem, dilbilim ve tarih alanında bıraktığı dev eserlerle modern Kürtçe literatürün en önemli isimleri arasında yer alıyor. 1979 yılından bu yana memleketinden uzakta, sürgünde yaşayan Bozarslan’ın ölümü, sanat ve edebiyat çevrelerinde derin bir üzüntü yarattı.
MEHMET EMİN BOZARSLAN’IN ÖLÜM NEDENİ VE SON GÜNLERİ
Yarım asra yakın süredir İsveç’te ikamet eden Mehmet Emin Bozarslan, ilerleyen yaşına bağlı doğal nedenlerle yaşamını yitirdi. Yakın çevresi ve ailesi, 90 yaşındaki yazarın yaşlılığa bağlı gelişen sağlık sorunları nedeniyle son dönemlerini tedavi altında geçirdiğini bildirdi. Modern Kürtçenin Latin alfabesiyle standartlaşması için ömrünü adayan Bozarslan, son nefesine kadar akademik ve edebi çalışmalarına devam ederek ardında zengin bir kültürel miras bıraktı.
DİYARBAKIR’DAN SÜRGÜNE UZANAN BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ
Mehmet Emin Bozarslan, 1934 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğdu. Geleneksel medrese eğitimi alarak yetişen Bozarslan, resmi eğitim imkânlarının kısıtlı olduğu bir dönemde kendi çabalarıyla okuma yazma ve Türkçe öğrendi. Gençlik yıllarında gösterdiği azimle 1956 yılında müftülük sınavını kazanarak kamu görevine başladı. Ancak Kürt kimliği, dili ve kültürü üzerine yürüttüğü bilimsel çalışmalar dönemin siyasi atmosferinde engellerle karşılaştı. Bu çalışmaları nedeniyle devlet memurluğundan uzaklaşan Bozarslan, tüm enerjisini yayıncılık ve dil çalışmalarına yöneltti.
TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: YASAKLI ALFABE KİTABI
Bozarslan’ı Türkiye’nin fikir tarihinde sembol isimlerden biri yapan olay, 1968 yılında yayımladığı "Alfabê" (Alfabe) isimli çalışması oldu. Bu eser, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Latin harfleriyle basılan ilk Kürtçe alfabe olma özelliğini taşıyordu. Ancak kitap, matbaadan çıktığı gün toplatıldı ve imha kararıyla karşılaştı. Bu çalışma nedeniyle hakkında "bölücülük" davası açılan yazar, fikirleri nedeniyle hapis cezasına çarptırıldı. 1971 muhtırası sonrası Diyarbakır Cezaevi'nde üç yıl hapis yatan Bozarslan, üzerindeki baskıların artması üzerine 1979 yılında Türkiye'den ayrılarak İsveç'e yerleşti.
KLASİKLERİ GÜNÜMÜZE TAŞIYAN BİR KÜLTÜR ELÇİSİ
Mehmet Emin Bozarslan, sadece bir dilbilimci değil, aynı zamanda Doğu klasikleri ile modern okuyucu arasında köprü kuran usta bir çevirmendi. Ahmed-i Hani’nin ölümsüz aşk destanı "Mem û Zîn"i ve Bitlisli Şeref Han’ın tarihsel başyapıtı "Şerefname"yi Kürtçeden Türkçeye kazandırarak bu eserlerin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Ayrıca tarihin tozlu sayfalarında kalan Jîn dergisi ve Kürdistan gazetesinin sayılarını titizlikle inceleyerek Latin alfabesine çevirdi. Hazırladığı kapsamlı Kürtçe-Türkçe Sözlük, bugün hâlâ alanında en güvenilir kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor.
HALK FOLKLORU VE ÇOCUK EDEBİYATINA KATKILARI
Akademik çalışmalarının yanı sıra halk hikâyeleri ve masalları derleyen Bozarslan, "Meyro" ve "Mîr Zoro" gibi eserlerle Kürt folklorunu kayıt altına aldı. Çocuk edebiyatı alanında da eserler üreten yazar, sözlü kültürün kaybolmaması için büyük çaba sarf etti. Ardında onlarca ciltten oluşan devasa bir külliyat bırakan Bozarslan, hem klasik edebiyatın korunması hem de modern dilin inşası konularında otorite kabul ediliyordu.




