Tarihçi Araştırmacı Yazar Mustafa Akpınar, İsrail-Filistin meselesine ilişkin kaleme aldığı bildiride Filistin’in geleceği, Kudüs’ün statüsü, Gazze’nin yeniden inşası ve Türkiye’nin bölgedeki rolü hakkındaki görüşlerini açıkladı.

Akpınar, bildirinin önemli bölümünde Filistin’in tarihsel sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken Osmanlı dönemine ve 20. yüzyılda yaşanan siyasi gelişmelere dikkat çekti. Filistin’in yaklaşık 400 yıl Osmanlı Devleti’nin himayesinde kaldığını belirten Akpınar, bu dönemde Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanların birlikte yaşadığını ifade etti.

Bildiride, Birinci Dünya Savaşı sırasında 1917’de İngiltere’nin Filistin’i ele geçirmesinin ardından bölgedeki sürecin değiştiği savunuldu. Akpınar, 1948 yılına kadar Yahudi göçlerinin ve toprak alımlarının arttığını, aynı yıl İsrail Devleti’nin kurulduğunu belirtti.

FİLİSTİN İÇİN TEK DEVLET ÖNERİSİ

Akpınar, bildiride Filistin sorununun çözümüne yönelik kendi yaklaşımını da ortaya koydu. İki ayrı devlet modelini çözüm olarak görmediğini belirten Akpınar, Filistin Devleti’nin kurulmasını ve başkentinin Kudüs olmasını savundu.

Akpınar, Filistin topraklarında Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların barış içinde yaşaması gerektiğini ifade etti. Yahudilerin kurulmasını önerdiği Filistin Devleti’ne tabi olması gerektiğini savundu.

Bildirinin başka bir bölümünde ise Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletler ve Avrupa’nın iki devletli çözüm yaklaşımını benimsediğini belirten Akpınar, Türkiye açısından da sınırların düzenlenmesi ve Filistin Devleti’nin tanımlanması şartıyla mevcut koşullarda iki devletli çözümün kabul edilebilir olduğunu söyledi.

GAZZE’NİN YENİDEN İNŞASI ÇAĞRISI

Akpınar, Gazze’de yaşananların ardından bölgenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Gazze’de yaşayan insanların yeniden yaşam alanlarına kavuşması gerektiğini belirten Akpınar, özellikle çocukların yaşadığı mağduriyetin sona ermesi gerektiğini ifade etti.

Bildiride, Filistinlilerin yaşadığı acının Türkiye açısından da önem taşıdığı belirtilirken Gazze’nin yeniden inşası ve ihyası için imkânların seferber edilmesi gerektiği görüşü dile getirildi.

Akpınar ayrıca İsrail hükümetinin değişmesinin Türkiye-İsrail ilişkilerinde farklı bir döneme kapı aralayabileceğini ve Filistin konusunda daha ılımlı bir ortam oluşabileceğini savundu.

KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA VURGUSU

Bildiride Kudüs ve Mescid-i Aksa da geniş yer tuttu. Akpınar, Mescid-i Aksa’nın İslam’ın ilk kıblesi olduğunu belirterek Kudüs’ün Müslümanlar açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Akpınar, Filistin’de akan gözyaşlarının sona ermesi ve çocukların daha iyi yaşam koşullarına kavuşması gerektiğini ifade etti. Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konularda gereken adımları attığını savunan Akpınar, Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumuna ilişkin olumlu değerlendirmelerde bulundu.

Blueland Gençlik Festivali’nde 500 TL’ye Sınırsız Lunapark ve 6 Ücretsiz Konser
Blueland Gençlik Festivali’nde 500 TL’ye Sınırsız Lunapark ve 6 Ücretsiz Konser
İçeriği Görüntüle

İSRAİL VE TÜRKİYE ARASINDA SAVAŞ İDDİASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

Akpınar, Türkiye ile İsrail arasında kısa vadede savaş çıkacağı yönündeki değerlendirmelere de bildiride yer verdi. Böyle bir savaş durumunun kısa sürede ortaya çıkmasını beklemediğini belirten Akpınar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İsrail kamuoyunu canlı tutmak ve seçimlere odaklanmak amacıyla Türkiye ile savaş ihtimaline ilişkin algı oluşturduğunu öne sürdü.

Bildiride Netanyahu’nun sağlık durumu ve kimliği hakkında da doğrulanmış bir bilgiye dayanmayan kişisel değerlendirmeler yer aldı. Akpınar, İran savaşları sırasında Netanyahu’nun öldüğünü düşündüğünü, bugün kamuoyunda görünen kişinin ise yapay zekâ veya maske kullanılarak oluşturulduğuna inandığını ifade etti. Bu iddiasını gelecekte açıklayacağını belirtti.

Bu değerlendirmeler, bildirinin yazarına ait görüşler olarak yer aldı ve metinde bunları doğrulayan bağımsız bir kanıt sunulmadı.

İSRAİL SEÇİMLERİNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜ

Akpınar, bildiride İsrail’de 27 Ekim’de yapılacağını belirttiği seçimlere ilişkin de çeşitli öngörülerde bulundu. Netanyahu’nun temel hedefinin seçimi kazanarak yargılanmaktan kurtulmak olduğunu savunan Akpınar, Netanyahu’nun partisinin seçimleri kaybedeceğini öne sürdü.

Akpınar ayrıca Yaşar Partisi’nin seçimlerde en fazla milletvekili çıkaracağını ve Gadi Eisenkot’un İsrail’in yeni başbakanı olacağını iddia etti. Bildiride Amerika Birleşik Devletleri’nin de Netanyahu’dan rahatsız olduğu görüşü dile getirildi.

TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL ROLÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Akpınar, Türkiye’nin Orta Doğu’daki rolüne ilişkin değerlendirmelerinde Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında tarihsel bir devamlılık bulunduğunu savundu. Türkiye’nin öncülüğünde bölgesel bir İslam birliğine doğru ilerleme yaşandığını ileri süren Akpınar, Filistin Devleti’nin kurulmasının uzun sürmeyeceği yönündeki görüşünü de bildirdi.

Bildiride ayrıca Türkiye’nin Filistin konusunda beklediği ve gelecekte bölgeye ilişkin bazı adımlar atacağı yönünde değerlendirmeler yer aldı.

Akpınar, açıklamasının sonunda Kudüs’ün yeniden Müslümanların özgürce yaşayabildiği bir şehir olması, Mescid-i Aksa’nın açılması ve Filistin’deki çatışmaların sona ermesi yönündeki temennilerini paylaştı.

Mustafa Akpınar, bildiriyi “Tarihçi Araştırmacı Yazar” sıfatıyla kaleme aldı.