Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığı dönemde sosyal medya platformu üzerinden paylaşılan "Hatay'da baraj patladı" iddiasına yönelik açılan davada mahkeme son sözünü söyledi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada, Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ve diğer sanıklar hakkında beraat kararı verildi.
YARGILAMA SÜRECİ 2,5 YIL SONRA NOKTALANDI
Oğuzhan Uğur ve ekibi hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla yürütülen yargılama süreci yaklaşık 2,5 yılın ardından tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı, sanıkların cezalandırılması yönünde mütalaa vermesine rağmen mahkeme heyeti mevcut deliller ışığında beraat hükmü kurdu. Kararla birlikte sanıkların avukatlık giderlerinin hazine üzerinden ödenmesi kararlaştırıldı.
YARDIM ÇALIŞMALARININ AKSADIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ
Davanın açılmasına neden olan şikayet dilekçelerinde, asılsız baraj paylaşımının bölgede büyük bir kaosa yol açtığı vurgulandı. Müştekiler, yayılan dezenformasyon sebebiyle Hatay’daki arama-kurtarma ve insani yardım faaliyetlerinin yaklaşık 3,5 saat boyunca durduğunu iddia etti. Toplam 8 vatandaşın şikayetiyle başlayan hukuki süreçte, iddiaların yardım koordinasyonunu felç ettiği savunuldu.
MÜŞTEKİLER KARARI ÜST MAHKEMEYE TAŞIYOR
Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki Hasret Yıldırım, beraat kararına itiraz edeceklerini duyurdu. Dosyayı vakit kaybetmeden istinaf mahkemesine taşıyacaklarını belirten Yıldırım, deprem gibi kritik bir süreçte paylaşılan teyitsiz bilgilerin toplumsal bedelleri olduğunu ifade etti. Yıldırım, koordinasyonun bozulmasına sebebiyet verenlerin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savundu.
AVUKAT GİDERLERİNİN HAZİNEDEN KARŞILANMASINA TEPKİ
Mahkemenin beraat kararıyla birlikte sanık avukatlarının ücretlerinin devlet hazinesinden tahsil edilmesine hükmetmesi tartışmaları beraberinde getirdi. Müşteki tarafı, hem kararın içeriğine hem de yargılama giderlerinin hazineye yüklenmesine tepki göstererek hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.
BABALA TV PAYLAŞIMLARI MERCEK ALTINDA
Yargılama boyunca Babala TV ekibinin deprem dönemindeki dijital faaliyetleri detaylıca incelendi. Müştekiler, paylaşılan içeriklerin devlet kurumlarına karşı olumsuz bir algı oluşturduğunu ve kamu güvenliğini tehlikeye attığını ileri sürerek suçlamalarını yineledi. İstinaf mahkemesinin vereceği karar, davanın nihai sonucunu belirleyecek.
Next





