'Başbakan Erdoğan'ın Köşk hesabı çökebilir!'

'Başbakan Erdoğan'ın Köşk hesabı çökebilir!'

Can Dündar, Haşim Kılıç'ın yargı üzerindeki baskıları eleştirdiği açıklamalarını değerlendirdi.


Milliyet gazetesinden Can Dündar, Anayasa Mahkamesi Başkanı Haşim Kılıç'ın yargı üzerindeki baskıları eleştirdiği açıklamalarını köşesinde değerlendirdi. Dündar Kılıç'ın çıkışının zamanlamasına dikkat çekerek, CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuruyu gündeme getirdi. Dündar yaşanan gelişmelerin Ankara'da birçoklarının uykusunu kaçıracağını söyledi.

İşte Dündar'ın "Erdoğan’ın Köşk hesabı çökebilir" başlıklı o yazısı:

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın “Siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz” demesi önemli...


“Aktörleri değişmiş yeni vesayet odakları”ndan söz ediyor Kılıç...

“Adaletten uzaklaşan zorba yönetimlerin ömrünün uzun olmayacağını” söylüyor.


Bu sözleri, Hükümet üzerine alındı.

Kılıç‘ın Herkes sınırını bilsin” uyarısına karşılık “Herkes işine baksın” çıkışı yapıldı.


* * *


İçeriği kadar, zamanlamasıyla da önemli bir polemik bu...


Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin gündeminde CHP’nin “Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu” ile ilgili itiraz dilekçesi var.

Ocakta kabul edilen kanunun Geçici 1. Madde’si doğrudan Gül’ü adres göstererek “11. Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 7 yıldır” diyor.

“Eski cumhurbaşkanlarının iki defa seçilemeyecekleri”ni ekliyor.

Kim var eski cumhurbaşkanlarından hayatta:


Evren... Demirel... Sezer... Gül...


Açıkça seçilme yasağı getirilen hangisi sizce?


Sadece adı yazılmamış maddeye:


Abdullah Gül...

* * *



CHP, bunun “kişiye özgü bir düzenleme” getirdiğini, kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtiyor, “Anayasaya göre cumhurbaşkanının görev süresi 5+5 yıldır” diyor.

Anayasa Mahkemesi’nin 17 asil üyesi var.


7 üye, Gül tarafından atandı. 1’ini daha o atayacak.


1 üye Özal, 1 üye Demirel, 5 üye Sezer döneminden...


2’si Meclis’ten...

Yani Gül’ün Mahkeme’de ciddi bir ağırlığı var.


Şimdi bu Mahkeme, onun görev süresine karar verecek.


Elbette “Anayasayı bir kenara koyup kendini atayanı kayıracak” denemez; ancak en azından “siyasetin kuşatması”na tavır alacağı anlaşılıyor.

“Kuşatan siyaset”, yani Hükümet ne istiyor? Gül’ü yasaklayıp 2014’te Erdoğan’ı Köşk’e çıkarmak...

Bu durumda Anayasa Mahkemesi CHP’ye hak verir de Geçici 1. Madde’yi iptal ederse Ankara’daki bütün siyasi hesaplar altüst olur.

Bir defa, Gül’e AKP’nin koyduğu aday olma yasağı kalkar.


Gül, görev süresinin dolacağı 28 Ağustos’tan önce, yeni 5 yıl için meydanlara çıkar, “icraatını anlatıp” halktan oy ister.

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı hayali suya düşer.


Veya Erdoğan Köşk’e çıkıp başbakanlığı Gül’e devreder. 2 yıl sonrası için öngördüğüm gelişme, birdenbire öne alınır.


Her ikisi de Ankara’da birçoklarının uykusunu kaçıracak, hesabını bozacak seçenekler...


O yüzden dedim ya:

Kılıç-Hükümet atışması, sıradan bir polemik değil...

Evren’in yüzde 91 oyu vardı

Ankara Adliyesi önünde slogan attıran genç kız, ağız alışkanlığıyla “Gün gelecek/ devran dönecek/ darbeciler halka hesap verecek” diye haykırıyordu dün...

Oysa devran dönmüş, o gün gelmiş, darbeciler halka hesap vermek için mahkemeye çağrılmıştı.

Mahkeme kapısında asılı duruşma listesinde “Ahmet Kenan Evren” adını gördük.

“Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma”yla suçlandığını okuduk.

Bu suçlamayla idama gidenleri, işkence görenleri düşündük. Acı acı güldük.

Tarihin geç de olsa hükmünü verdiğine dair inanç tazeledik. Halkın verdiği yüzde 91 oy bile, baskıcı bir iktidarı meşrulaştırmaya yetmiyormuş demek ki...


Gün geliyor, devran dönüyor, despotlardan hukuksuzluğun hesabı soruluyormuş.
Sevindik.



 

Güncelleme Tarihi: 13 Nisan 2012, 18:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner23

banner66

banner63

banner67