Türkiye'nin kırmızı et fiyatlarını dengeleme amacıyla başlattığı canlı hayvan ithalatı, 15 yıldır kalıcı bir çözüm haline gelerek yerli üretimi gölgeliyor. Bu süreç, "geçici çözüm" olarak sunulmasına rağmen, ülkeyi dışa bağımlı bir yapıya sürüklerken, tüketicilerin uygun fiyata et alabilme umudunu da boşa çıkarıyor.

Yerli besiciler artan maliyetler ve ithalat baskısı altında zorlanırken, 2025 yılında gerçekleşen canlı hayvan ithalatı rekor seviyelere ulaştı. Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) belirlediği 520 bin baş ithalat hedefinin yüzde 93'ü, yılın ilk yedi ayında tamamlandı. Temmuz sonu verilerine göre 486 bin 303 büyükbaş hayvan ülkeye getirildi. Bu hayvanların 33 bin 164'ü, damızlık vasfı taşıyor.

MALİYET İKİYE KATLANDI

Tarımda planlama eksikliği fiyatları vurdu
Tarımda planlama eksikliği fiyatları vurdu
İçeriği Görüntüle

Geçen yılın aynı döneminde 214 bin 388 baş büyükbaş ithalatına 402 milyon 274 bin dolar ödenmişti. 2024 yılının tamamında ise bu rakam 704 milyon 613 bin dolara yükseldi. Ancak, bu yılın ilk yedi ayında büyükbaş ithalatına ödenen fatura, geçen senenin aynı dönemine kıyasla iki kat artarak 764 milyon 425 bin dolara ulaştı.

2010 yılında kırmızı et fiyatlarını düşürme hedefiyle başlatılan ithalat politikası, o günden bu yana görev yapan tüm Tarım Bakanları tarafından "geçici" olarak nitelendirilse de kesintisiz devam ediyor. Mevcut Bakan İbrahim Yumaklı'nın ithalatın sonlanacağını defalarca açıklamasına rağmen, ithalat verileri bu yönde bir değişiklik göstermiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2010'dan bu yana canlı büyükbaş hayvan ithalatı için harcanan toplam para 8 milyar 595 milyon doları aştı.

İthalattaki bu artışa rağmen kırmızı et fiyatları düşmediği gibi, yükselmeye devam ediyor. Ulusal Kırmızı Et Konseyi'nin 21 Ağustos haftasına ait verileri, dana eti fiyatlarının bir önceki yıla göre yüzde 32,7 oranında arttığını ortaya koyuyor.