Bursaspor taraftarının son yıllarda hazırladığı koreografiler ve sosyal içerikli tribün organizasyonları, ulusal sınırları aşarak uluslararası spor kamuoyunun dikkatini çekti. Taraftarların toplumsal mesaj içeren çalışmaları Avrupa’da fair-play kapsamında ödüle layık görüldü. Yeşil beyazlı tribünler, yalnızca takıma destek veren bir yapı olmaktan çıkarak sosyal farkındalık üreten bir organizasyon kimliği kazandı.

BU HİKÂYENİN MERKEZİNDE SELİM KURTALAN VAR

Bursaspor tribünlerinde uzun yıllardır liderlik yapan Selim Kurtalan, bu kültürün en bilinen isimleri arasında yer aldı. Kurtalan, Bursa doğumlu ve 57 yaşında. Çocukluk ve gençlik yıllarını kentin merkezinde geçirdi. Tribünlerle tanışması 15 yaşında statta maç izlemeye başlamasıyla oldu.

Profesyonel yaşamında uzun süre yerel basın ve matbaa sektöründe çalıştı. Bursa’da yayın yapan gazetelerde dağıtım, organizasyon ve idari alanlarda görev aldı. Kent basınının içinde yetişti. Bu süreçte hem şehir kültürünü hem de Bursaspor çevresini yakından tanıdı. Gazetecilik kökenli olmamasına rağmen medya ortamında çalışması sayesinde organizasyon kabiliyeti geliştirdi.

Kurtalan, geçimini uzun yıllar basın-yayın ve ticaret alanındaki işleriyle sağladı. Tribün liderliğini ise herhangi bir maddi karşılık olmadan gönüllülük esasına dayalı olarak sürdürdü.

40 YILI AŞAN TRİBÜN DENEYİMİ

Selim Kurtalan, yaklaşık 40 yılı aşkın süredir tribünlerin içinde aktif rol aldı. İlk yıllarda klasik tezahürat düzeni içinde yer aldı. Zamanla organize tribün yapısının oluşmasına katkı sundu. Beste çalışmaları, slogan üretimi ve koreografi planlamalarında görev üstlendi.

Kurtalan, tribün liderliğini “bağırmak değil, kitleyi yönetmek” olarak tanımladı. Taraftarın aynı anda hareket etmesini sağlayan organizasyon modeli geliştirdi. Özellikle son yıllarda hazırlanan büyük koreografilerin planlama sürecinde aktif rol oynadı.

AİLECE YAŞANAN BİR TRİBÜN KÜLTÜRÜ

Kurtalan’ın tribün yolculuğu zamanla aile yaşantısının da parçası hâline geldi. Çocukları küçük yaşlardan itibaren maç atmosferinin içinde büyüdü. Deplasmanlara birlikte gidildi. Okul hayatı ile tribün sorumluluğu birlikte yürütüldü. Uzun yolculuklarda ders çalışarak eğitimlerini aksatmadılar.

Aile bireyleri tribün çalışmalarında görev aldı. Pankart hazırlıklarına katıldılar. Organizasyon süreçlerinde gönüllü olarak çalıştılar. Böylece tribün kültürü kuşaktan kuşağa aktarılan bir yapı hâline geldi.

Ramazan Kolisi ve Gıda Yardımı Başvurusu Başladı mı? 2026 Başvuru Ekranı
Ramazan Kolisi ve Gıda Yardımı Başvurusu Başladı mı? 2026 Başvuru Ekranı
İçeriği Görüntüle

“TRİBÜN BİR GÖNÜL İŞİDİR”

Selim Kurtalan, tribün faaliyetlerini hiçbir zaman meslek olarak görmediğini söyledi. Bu görevi tamamen gönüllülük temelinde yürüttüğünü vurguladı. Tribünlerin başarıya ulaşmasının bireysel değil kolektif çalışmanın sonucu olduğunu ifade etti.

Hazırlanan koreografiler için haftalar süren planlama yapıldığını belirten Kurtalan, taraftarların kendi imkânlarıyla büyük organizasyonlara imza attığını dile getirdi. Kent desteğinin artmasının bu çalışmaların sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu kaydetti.

YENİ NESİL TRİBÜN LİDERLİĞİNE HAZIRLANIYOR

Kurtalan, ilerleyen yıllarda aktif görevini bırakmayı planladığını ancak tribün kültürünün devam edeceğini söyledi. Çocuklarının ve genç taraftarların bu sorumluluğu devralabilecek bilinçte yetiştiğini ifade etti.

Aile olarak Bursaspor sevgisini bir kimlik meselesi olarak gördüklerini belirten Kurtalan, “Bu bağlılık sadece futbol değil, şehre aidiyet duygusudur” değerlendirmesinde bulundu.

BURSASPOR TRİBÜNLERİ MODEL OLUŞTURUYOR

Bursa’da ortaya çıkan tribün organizasyonlarının farklı şehirlerde de örnek alınmaya başladığı gözlendi. Görsel şovlar, sosyal mesaj içeren çalışmalar ve disiplinli tribün yapısı, Türk futbolunda dikkat çeken modeller arasında gösterildi.

Selim Kurtalan ve birlikte çalıştığı taraftar grupları, tribünleri yalnızca maç günü oluşan kalabalık değil, planlı hareket eden bir sivil organizasyon olarak konumlandırdı.