Dünya kamuoyunu sarsan Jeffrey Epstein davasına ait milyonlarca sayfalık arşiv, küresel ağın faaliyetlerine dair çarpıcı detaylar sunmaya devam ediyor. Sızdırılan son belgeler, ABD eski Başkanı Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen iş insanı Tom Barrack ile Epstein arasındaki gizli iletişimi gün yüzüne çıkardı. 2016 yılına ait yazışmalarda ortaya çıkan "Türkiye" ayrıntısı, dosyanın uluslararası etkisini farklı bir boyuta taşıyor. Arşivdeki veriler, Epstein’in iletişimini dijital iz bırakmamak amacıyla nasıl titizlikle yönettiğini açıkça belgeliyor.
ŞİFRELİ İLETİŞİM VE TÜRKİYE'DEN GELEN YANITLAR
Dosyada yer alan mesajlaşmalar, Epstein’in güvenlik protokollerine verdiği önemi kanıtlıyor. 2016 yılındaki bir e-postada Epstein, o dönem Türkiye’de bulunan Tom Barrack’a, yazışmaların güvenliği için Signal isimli şifreli mesajlaşma uygulamasını indirmesini tavsiye ediyor. Barrack’ın bu mesaja Türkiye’den "Şimdi indiriyorum" şeklinde yanıt vermesi, iletişimin bilinçli olarak gizli bir platforma kaydırıldığını gösteriyor. Bu trafik, Epstein’in çok uluslu temas ağını koordine ederken kullandığı yöntemlerin coğrafi sınır tanımadığını ortaya koyuyor.
DOSYADAKİ SARSICI MESAJLAR VE FOTOĞRAF TALEBİ
Arşivdeki en dikkat çekici kısımlardan birini, Epstein’in Barrack’a gönderdiği kişisel içerikli mesajlar oluşturuyor. Epstein’in bir yazışmada Barrack’a hitaben, "Senin ve çocuğunun fotoğraflarını gönder, beni gülümset" ifadesini kullanması, dosyadaki karanlık iddiaları yeniden tartışmaya açtı. Herhangi bir şaka veya bağlam içermeyen bu talep, ikili arasındaki samimiyetin sınırlarını ve Epstein’in kurduğu ilişkilerin niteliğini sorgulatıyor. Bu tür ifadeler, dosyadaki çocuk istismarı iddiaları göz önüne alındığında tepkilerin odağına yerleşiyor.
SUUDİ ARABİSTAN BAĞLANTISI VE ÖZEL SORULAR
Belgeler, ağın yalnızca Batı dünyasıyla sınırlı olmadığını, Ortadoğu’ya kadar uzandığını da işaret ediyor. Ağustos 2016 tarihli mesajlarda Barrack, Epstein’e "Suudi bir arkadaşıyla görüştüğünü" iletiyor. Bu durum, organizasyonun diplomatik ve ticari ayaklarının ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını simgeliyor. Ayrıca Epstein’in, Barrack’a adasıyla ilgili mimari fikir sorduktan sonra "Aşk yaşamın nasıl?" notunu düşmesi, profesyonel ilişkilerin ötesinde kurulan psikolojik stratejileri de deşifre ediyor.
TOM BARRACK’IN SİYASİ KONUMU VE SÜRECİN GELECEĞİ
Tom Barrack’ın siyasi ve diplomatik çevrelerdeki güçlü konumu, bu yazışmaların etkisini daha da büyütüyor. Trump’a yakınlığıyla tanınan Barrack’ın, Epstein’in şifreli iletişim trafiğinde yer alması, dosyanın siyasi figürler üzerindeki baskısını artırıyor. Uzmanlar, 3 milyon sayfayı bulan bu dev arşivin henüz tam olarak analiz edilmediğini ve önümüzdeki günlerde farklı ülkelerden yeni isimlerin sürece dahil olabileceğini öngörüyor. Adli makamlar, sızan belgelerdeki tüm bağlamları inceleyerek küresel ağın şemasını netleştirmeye devam ediyor.




