Kanal 46 yazarı Ejder Yücel bugünkü yazısında, "Vefa Büyük Oldu, Beklenti Karşılanamadı: İstiklal Spor" başlıklı bir yazı yazdı.
Her şeyden önce; bu zorlu süreçte taşın altına elini koyan, emek veren herkese teşekkür etmek gerekir. İş insanlarımıza, belediyelerimize, ticaret erbaplarımıza, esnaflarımıza, kulüp başkanımıza ve yönetim kuruluna, ayrıca her şartta takımının yanında duran fedakâr taraftarımıza şükran borçluyuz. Tribünlerde sesiyle, inancıyla ve aidiyetiyle takımı yalnız bırakmayan EDELER Grubu’na da ayrıca teşekkür ederim.
Ancak bu teşekkürler, sahadaki gerçekleri görmezden gelmeyi gerektirmez.
Bu şehirde az da olsa futbolla vakit geçirmiş, tribünlerin nabzını tutmuş biri olarak bugün yaşanan tabloyu görüp sessiz kalmak mümkün değildir. Bu yazı bir karalama değil; tam aksine daha iyisini talep eden, daha yüksek standartları zorunlu gören bir çağrıdır.
6 Şubat felaketini yaşamış bir şehirde futbol, sadece bir spor değildir; yeniden ayağa kalkmanın, moral bulmanın ve şehir ruhunu diri tutmanın en önemli araçlarından biridir. Geçen yıl elde edilen o kıymetli başarının üzerine, bu yıl çok daha büyük bütçelerle ve iddialı bir yapılanmayla yola çıkılmıştır. Ancak ne yazık ki bu devasa kaynak ve imkânlar, sahaya ve sonuca aynı oranda yansımamıştır.
Vefa büyük oldu, beklenti karşılanamadı.
İstiklal Spor ne zaman zor durumda kalsa, bu şehir hiç geri durmadı. Esnafından iş insanına, taraftarından gönüllüsüne kadar herkes elini taşın altına koydu. Fakat gelinen noktada, bu büyük vefanın karşılığı ne yazık ki sportif başarı anlamında
alınamamıştır.
Burada mesele kimseyi hedef göstermek değildir. Ancak artık bazı gerçekleri net konuşmak zorunludur. Çünkü ortada açık bir tablo vardır: Bu takım, sahip olduğu imkânlara ve desteğe rağmen hedeflenen seviyenin gerisinde kalmıştır. Milyonluk bütçeye, güçlü beklentilere ve şehrin büyük desteğine rağmen; yanlış teknik tercihleri, yetersiz planlama, uyumsuz kadro yapısı ve oyun içi istikrarsızlıklar sonucu belirlemiştir.
Bu tablo bize bir kez daha göstermiştir ki; futbol sadece para ile değil, doğru akıl ve doğru yönetimle kazanılır. İstiklal Spor bir "menajer takımı"
görüntüsünden hızla uzaklaşmalı, sahada ruhunu ortaya koyan daha karakterli bir ekip yapısına bürünmelidir.
Bu noktada sorumluluk sadece sahada değildir; planlamadan teknik yapıya, transfer politikasından organizasyona kadar tüm süreçler artık daha ciddi şekilde masaya yatırılmak zorundadır. Bu şehirde futbolu bilen, bu toprağın karakterini taşıyan,
tecrübeli ve liyakatli isimler vardır. Ancak bunların değerlendirilebilmesi için doğru bir sistem şarttır. Dışa bağımlı ve kısa vadeli çözümler yerine, bu şehrin kendi dinamikleriyle ayakta duran kalıcı bir yapı kurulmak zorundadır.
Kahramanmaraşspor’un yaşadığı süreçten sonra İstiklal Spor ’un sorumluluğu daha da büyümüştür. Bu şehir artık aynı hayal kırıklıklarını tekrar yaşamak istememektedir.
Artık söz değil, icraat zamanıdır.
· Geçmişten ders çıkarılmalı; hatalar açık şekilde analiz edilmeli
· Liyakat esaslı bir teknik ve idari yapı kurulmalı
· Plansız ve günü kurtaran anlayış terk edilmeli
· Şehrin ruhunu yansıtan mücadeleci ve karakterli bir kadro oluşturulmalı
· Altyapı gerçek anlamda devreye sokulmalıdır
Ve en önemlisi; yeni sezon planlaması daha bugün, gecikmeden ve profesyonel bir bakış açısıyla başlatılmalıdır.
Bu şehir çok büyük fedakârlıklar yaptı. Artık bu fedakârlıkların karşılığı sahada görülmelidir. İstiklal Spor bir kişinin değil, bir şehrin emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak ise hepimizin ortak sorumluluğudur.
Next