Bu konu çok uzadı! Artık mesaj kutularım yetmiyor. Bazı okuyucular inatla aynı şeyi soruyor; “Erdoğan’a destek mi çıkıyorsunuz?”

Onlara bir çağrım var; lütfen bu köşenin arşivini iyi okusunlar ve oradaki ana fikre-detaylara iyi baksınlar!

Yetmezse ve güncel bir örnek istiyorlarsa; Dün Deniz Baykal’ın yeni ve muhteşem bir bilgiymiş gibi sunduğu “Konya’da eğitilen İsrail pilotları” bilgisini kaç senedir yazdığımı ve son olarak kaç kez CNNTURK’te sorduğumu bulsunlar... Sonra vicdanlarına göre karar versinler!

Sevgili dostlar, “kimin hangi hareketi yaptığına” neden bu kadar çok takılıyoruz!

Ortada bir “dalgalanma var” ve “uyuyan güzel ülkem” için bu dalgalanma “kullanılmalı” .

Şöyle düşünün “bir gemide yolculuk ediyorsunuz” ve “uyuya kalmışsınız”, eğer biraz daha uyusanız odanıza giren hırsızlar her şeyinizi çalacaklar. Gemi bir anda sallanıyor ve siz uyanıp, olacaklara engel oluyorsunuz. Burada önemli olan
UYANMAK!! UYANMAK!!

Uyandığınızda sorar mısınız “gemi neden sallandı, yandan bir gemi mi geçti, rüzgar mı aldık yoksa kaptan bir hata mı yaptı?” diye! Burada önemli olan sallantı ve sonucunda uyanmak! Erdoğan’ın “çıkışını da lütfen” böyle algılayın!

Türkiye “bir gemi” ve bizler de “bu geminin” uyuyan yolcularıyız!

Biri gelmiş Avrupa Birliği demiş; “tam üye olmadan” ekonomiyi “pranga” altına almış!

Biri gelmiş “NATO-Ruslar geliyor” demiş; siyasetini “eline almış” , seni “düşünemez hale” getirmiş!

Biri gelmiş “seni sömürmüş, iç işlerine karışmış” Güneydoğu’ya “neredeyse tedbir” koymuş, yalandan bir AB projesiyle “Kıbrıs’ı götürmüş” ...

Biri gelmiş “Ortadoğu’da sana muhtaç olmasına rağmen ABD ile bir olup, senin dış politikanı kendine endekslemiş”... Yapmış-etmiş... AMA SEN HALA UYUYORSUN!

Bu “hareket” de “özü” ne olursa olsun; bir dalga, bir sallantı! Olaya sadece bu açıdan bakalım ve “kullanmaya” çalışalım!

O “bunu dedi”, bu “şunu dedi” gibi söylemler ve “destekliyor musun” gibi detaylarda “boğulmak” inanın çok ama çok anlamsız!

Ortada bir gerçek var; 1997 sonrası başlayan süreçte “ekonomik-siyasi-sosyolojik” anlamda Türkiye çok şey kaybetti ve “kendi ülkemizde, anavatan topraklarımızda” misafir haline geldik! İşte “öz” bu!

Daha ne arıyorsunuz! Anlamayanlara bir daha yazayım; işin özü “ne kadar güçlü olduğumuzu unuttuğumuz, neler yapabileceğimizi anlayamamamız” ve bu hale düşmemiz!

Şimdi “onu mu destekledin, bunu mu yaptın” diyenlere ve “özü kaybedip”, detayda boğulanlara son kez sesleniyorum; gemi “dalgada kaldı, sallandı” ve bizler bu “sallanmayı” uyandırmakta güçlük çektiğimiz “Türk halkını” ayağa kaldırmak için “kullanmalıyız”! Bırakın “kimin-neyin salladığını”!

Son söz : Bana gelen bir mesajda yıllar önce bir söz vardı; “Uykudakiler uyansın, belki yanmak vaktidir, gerçekleri bilenler toplansın şimdi söylemek vaktidir”! Uykudakilere ve yarı uyanık halde “ne yaptınız” diyenlere duyurulur!

Yiğit Bulut
[email protected]
Vatan