CUMHURİYET gazetesi birinci sayfadaki büyük haberine "AKP ve DTP ülkeyi geriyor" diye başlık atmış.

Gerçekten bu iki parti de olmasaydı, ülke gül gibi giderdi değil mi? Ama varlar! bu bir...

Artık bırakın Takrir-i Sükûn'u, Cumhuriyet gazetesi bile OHAL isteyen bir yayında bulunmadığına göre, çözümü bu iki partinin sosyolojik varlığını dikkate alarak düşünmek zorundayız, bu iki.

Üçüncüsü, dün Fikret Bila arkadaşımız da yazdı; Güneydoğu'daki mahalli seçim yarışı, iki partinin normal yarışı değildir. Türkiye'nin topraklarında ayrı bir siyasi coğrafya yaratmak isteyen terör örgütünün partisi ile, bölgeyi Türkiye'ye bağlayan tek siyasal katılma kanalı olan AKP arasında bir seçim mücadelesidir bu.

Cumhuriyet doksanıncı yaşına yürürken niye ayrılıkçı hareketin karşısında Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgedeki siyasal dayanağı AKP'dir de neden mesela CHP değildir?!

İki gerçek

Hoşumuza gitsin veya gitmesin şu iki husus maddi gerçektir:

- Türkiye'de nüfusu şu kadar milyonu bulan Kürt vatandaşlarımız vardır. Yaklaşık bir asırdır ayrılıkçı akımlardan federasyona, üniter devlet içinde etnik tanınmaya kadar uzanan değişik siyasi akımlar bu tabandan geliyor. PKK hem bu tabanın eseridir hem bu tabanı genişletmiş, siyasallaştırmış ve aktivize etmiştir! "Siz de Türk ırkındansınız" sözü sorunu çözmemiş, aksine kaşımıştır! Dünyada da etnik sorunlara tam bir çözüm bulanamamıştır. Türkiye'nin en ciddi sorunu budur.

- AKP bölgede PKK'nın karşısında halk desteğine sahip tek partidir; bölgede 'ayrı siyasi coğrafya oluşması'nı, PKK partilerinin bölgede "tek parti" haline gelerek dünyaya "ulusal hareket" görüntüsü vermesini önleyen, sadece AKP'nin oy tabanıdır!

CHP ve MHP, elbette samimiyetle "milli birlik"ten bahsediyorlar ama ülke genelinde sandığa taşıyamıyorlar.

Bölgede ya PKK'nın partisi veya AKP; buyurun seçin!

Uluslaşma ne demek?

AKP ile hiçbir hayat tarzı yakınlığı olmayan yazar arkadaşlarımızdan birkaç örnek:

Güneri Cıvaoğlu: Diyarbakır'ı AKP kazanmalı. Çünkü DTP'nin dışında o yörede sadece AKP var. (Milliyet, 23 Ekim)

Serdar Turgut: AKP'nin yerel seçimlerde başta Diyarbakır olmak üzere başlıca belediyeleri kazanması için devlet elinden gelen bütün imkânları kullanmalı. (Akşam, 23 Ekim)

Doğan Heper: Güneydoğu'da iki parti var, AKP ve DTP. Onun için, orada hepimiz AKP'liyiz! (Milliyet, 30 Ekim)

Ertuğrul Özkök: DTP, Başbakan'a 'buraya gelme' diye meydan okuyor, Başbakan'ın terör örgütüne meydan okurcasına meydana çıkmasını destekliyorum, bu bir vatandaşlık refleksidir. (Hürriyet, 4 Kasım)

Hepsine katılıyorum...

Bu tablodan pek çok hayati soru ortaya çıkıyor: Seksen yıldır niye çözülemedi? Bugün tek birleştirici bağ neden muhafazakâr değerlerdir de mesela resmi ideoloji niye bu kadar birleştirici olamıyor? AKP'ye "İrtica odağı" damgasını vuran resmi ideoloji Türkiye'nin siyasal katılma düzeyindeki birliğini nasıl sağlayacak?

Ve, AKP, bu "entegrasyon" misyonunu uzun süre taşıyabilecek mi? Doğudaki vatandaşlarımızı daha fazla kazanıp batıdaki vatandaşlarımızın kaygılarını giderebilecek mi?

Bu sorular, sosyolojik olarak "uluslaşma" dediğimiz uzun, sancılı ve hayati sürecin günümüzdeki dışavurumlarıdır!

Yarın devam edeceğim.

Taha Akyol
Objektif

[email protected]