Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'daki Uluslararası Demokratlar Birliği (UİD) İngiltere Halk Buluşması'nda dünya ekonomisinin seyrine ve Türkiye'nin bu süreçteki konumuna dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
Dünyanın derin belirsizlik sarmalı içinde olduğunu belirten Şimşek, küresel ticaret ağlarında yoğunlaşan korumacılık eğiliminin altını çizdi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ve Japonya gibi köklü ekonomilerin imalat sanayisinde güç kaybettiğini aktardı.
Bakan Şimşek, dünyada büyük bir jeostratejik rekabetin yaşandığını ve bugünkü küresel kırılmaların temelinde bu mücadelenin yattığını ifade etti. Türkiye'nin bu tabloda belirgin bir avantaj yakaladığını vurguladı.
Şimşek, Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 62'sini serbest ticaret anlaşmaları imzaladığı ülkelerle, yüzde 80'den fazlasını ise hem bu ülkelerle hem de yakın coğrafyasındaki dost ülkelerle gerçekleştirdiğini dile getirdi. "Biz bu gelişmelere kayıtsız kalmıyoruz ancak tamamen savunmasız da değiliz. Ülkemiz, bu türden küresel sarsıntılara karşı görece daha fazla direnç sergileyecek," dedi.
Türkiye'nin, dünya genelindeki bu köklü değişimlere ve kırılmalara karşı kapsamlı bir hazırlık yürüttüğünü aktaran Şimşek, "Özellikle Terörsüz Türkiye vizyonu ile yakın coğrafyamızla entegrasyonu öncelikli kıldık. Zira, bölgemizde istikrar, huzur ve refah düzeyi yükselirse, bundan en büyük faydalanacak ülke şüphesiz Türkiye olacaktır," şeklinde konuştu.
🌍 YEŞİL DÖNÜŞÜM ZORUNLULUK: ENERJİ İTHALATINA DEV MALİYET
Bakan Şimşek, Türkiye için fırsat penceresi yaratmaya odaklandıklarını belirterek, savunma harcamalarının 2030'lu yıllarda 6 trilyon doları aşacağı öngörüsünü paylaştı ve "Eğer hazırlığınız tam ise endişelenmek için bir neden yok," değerlendirmesini yaptı.
Türkiye ekonomisinin geleceği için yeşil dönüşümün kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu işaret eden Şimşek, çarpıcı bir veri sundu: "Türkiye, son 24 yılda doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıt ithalatına tam 1 trilyon dolar ödedi. Toplam borcumuz 550 milyar doların altında. Yani, toplam borcumuzun neredeyse iki katı bir meblağı fosil yakıtlara harcadık." Bu bağlamda, Türkiye'de yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandığı bilgisini verdi.
📉 BÜTÇE DİSİPLİNİ VE ENFLASYON HEDEFİNDE ÖNEMLİ İLERLEME
Şu anda uygulamada olan makro istikrar ve reform programı ile Türkiye'yi çok daha güçlü ve süratli bir şekilde büyütmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, "Düşük borçluluk oranımız, sanayi, dijital ve yeşil dönüşümü gerçekleştirmemize büyük katkı sağlayacak. Türkiye'nin geleceği bu açıdan gerçekten parlak ve potansiyeli yüksek," dedi.
Şimşek, Türkiye'nin küresel milli gelirden aldığı payın 2002'deki yüzde 0,7 seviyesinden iki katına çıktığını hatırlattı. İngiltere ile hizmetleri, kamu alımlarını ve tarım ürünlerini de kapsayan çok daha kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde son aşamaya gelindiğini açıkladı. AB ile olan ticaret hacminin bu sene muhtemelen 230 milyar dolara ulaşacağını belirterek, "AB'nin, AB dışındaki en büyük beşinci ticaret ortağıyız. İlişkileri daha da ileriye taşımayı ve çok daha güçlü ekonomik entegrasyonu hedefliyoruz," diye ekledi.
Türkiye'nin birincil önceliğinin fiyat istikrarını tesis etmek olduğunu belirten Şimşek, "Yani, enflasyonu tekrar tek haneye düşürmeyi amaçlıyoruz. Önemli bir mesafe katettik. Enflasyon, birkaç yıl önceki yüzde 64 seviyelerinden geçen yıl yüzde 44'e geriledi. Bu yıl sonunda yüzde 31 civarına inecek. Gelecek sene de enflasyonu büyük bir olasılıkla yüzde 20 ve altına indirmeyi planlıyoruz. Bir sonraki sene ise tek haneyi hedefliyoruz," açıklamasını yaptı.
Bakan Şimşek, kamu harcamalarında ciddi bir disiplin sağlandığının altını çizdi. Özellikle tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçeye oranının eskiden yüzde 4,6 iken, şimdi yüzde 3 civarına çekildiğini bildirdi. Şimşek, "Bütçeye oranla neredeyse yüzde 30 düzeyinde bu tür cari harcamalarda azaltma gerçekleştirdik. Bu nedenle bütçe hedeflerimizde arzuladığımız noktaya geldik," ifadesini kullandı.
Bu sayede bütçede oluşacak alanı altyapıya, verimli alanlara ve vatandaşların daha kaliteli hizmete erişimine tahsis edeceklerini belirtti. Türkiye'nin risk primi (CDS), 2023 yılının ortasındaki 700 baz puan seviyesinden 240 baz puanın altına gerilediğini de kaydetti.
Daha yapılacak çok iş olduğunu ancak önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyleyen Şimşek, "Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilmesi, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi gibi konularda yoğun bir çalışma var. Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi, 2026 reform yılı olacak. Kazanımlarımızın kalıcı olması için bu dönüşümlerin yapısal reformlarla desteklenmesi gerekiyor," dedi. Şimşek, Türkiye'nin bu sene, Dünya Bankası'nın tanımına göre yüksek gelirli ülkeler grubuna gireceğini sözlerine ekledi.





