Pazartesi akşamından itibaren Bodrum Ticaret Odası’nın düzenlediği konferanslar için Bodrum’dayım.

Ben ekonomi ile ilgili düşüncelerimi elimden geldiğince aktardım ama Bodrum’da özellikle Türkiye’nin en önemli lokomotifiyle ilgili turizm dinamiklerine yönelik çok şey öğrendim.

Neler mi?

Bana anlatılanları “sesi duyurmak” amacıyla özetleyerek aynen aktarıyorum:

- “Yaptığımız satışları her 7 günde bir faturalandırmak ve tahakkuk eden KDV’leri bir sonraki ayın 24 ünde ödemek zorundayız. Oysa tahsilâtlarımızı daha uzun vadelerde yapmaktayız. Zaten işletme sermayesi tedariğinde sıkıntı çekmekte iken, tahsil etmediğimiz Devlet hakkı olan KDV’yi ve geçici vergi dönemi içinde de gelir vergisini ödemek zorunda kalıyoruz. Ciddi finans sıkıntısı çekmekte olduğumuz şu dönemde bu soruna nasıl bir çözüm bulunabilir?

- Devlet alacaklarında uygulanan gecikme cezası ya da faizi devletin tüccara olan borcunun geç ödenmesinde de uygulanabilir mi? Özellikle KDV iadelerindeki gecikmeler birçok tüccarın ortak sorunu, bu konuya pratik bir çözüm bulunabilir mi?

- Zaman zaman maliyeye karşı borç yükümlülüğünü yerine getirememiş tüccarlar için getirilen gecikme faizi affı ya da başkaca türlü aflarla sağlanan faydanın bir benzeri, son 5 ya da 10 yıl içinde maliyeye karşı borç yükümlülüğünü aksatmadan yerine getirmiş tüccarlara, tahakkuk edecek ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilme takvimlerini 3-5 yıl içinde istedikleri zamana yayma şansı verilerek sağlanabilir mi?

- SSK primi ve vergi borçlarının geç ödenmesinde uygulanan gecikme faizi oranı, bu borçların en geç 12 ay içinde ödenmesi halinde, devletin ilan ettiği enflasyon oranı kadar olamaz mı?

- Merkez Bankası tarafından açıklanan borç verme ve borç alma faizleri yüzde 15-16 iken, biz tüccarlar neden yüzde 30-35 faizli kredi kullanmak zorunda kalıyoruz?

- Özellikle finans piyasasını bilemeyen ya da başka türlü çözüm imkanı kalmayan küçük ve orta büyüklükteki işletme sahipleri, banka yetkililerin önerdiği faiz oranını kabul etmek durumunda kalmaktadırlar.

Bu tür işletmelerin kullanacağı kredilerde devlet tarafından belirlenecek bir üst faiz limiti açıklaması mevcut mevzuata göre mümkün olmaz mı?

- Bankalarımızın işlem bedellerini istediği gibi belirlemesi mevzuata uygun mudur? Hastaneler ya da posta haneler de böyle davranabilirler mi?

-Yabancı uyruklu kişilere gayrimenkul satışı konusunda 2 kez düzenleme yapılmış olmasına rağmen mevcut düzenlemenin öngördüğü süreç hayatın kendisi ile çelişmekte ve birçok hukuk sorununun da sebebi olmaktadır.

Yabancı alıcılara yapılan satışlar, tarafların niyetlerinin oluştuğu tarihte tapu sicil müdürlüklerine şartlı olarak tescil edilip, devir konusu gayrimenkul bedeli yasal faiz tahakkuk ettirilerek bir bankada rehin tutulamaz mı?

- Birçok turizm kentinde olduğu gibi Bodrum’da da birçok turizm işletmesi Hazine’nin tasarrufu altındaki yerleri kiralayarak ya da ecrimisil ödeyerek kullanmaktadır.

Bu bedellerin tespitinde herkesi ikna edecek kriterler oluşmamıştır. Ecrimisil konusu alanların kullanım kararları ve gelirleri tamamen ilgili belediyelere bırakılamaz mı?

- Her yerde olduğundan daha fazla olmak üzere bütün turizm kentlerinde tüccarla tüccar arasında, tüccarla alışveriş yapan arasında anlaşmazlıklar konulu birçok dava adliyelerde sırasını beklemektedir.

Hakem heyetleri bir hukukçu ile takviye edilmek sureti ile daha işlevsel hale getirilemez mi?...”

Sevgili dostlar, turizmcinin dertleri büyük ben sadece aracıyım. Gördüklerimi “onların ağzından” size aynen aktardım. Şimdi bu sorunları çözebilme makamında olanlara sesleniyorum: Tespitler benden çözümler sizden!

Yiğit Bulut
[email protected]
Vatan