Kahramanmaraş'tan Suriye'ye gidenler yandı
Kahramanmaraş'tan Suriye'ye gidenler yandı
İçeriği Görüntüle

MESDER Edebiyat Sohbetleri’nde Kadın Yazarların Mücadelesi Masaya Yatırıldı

Kahramanmaraş Edebiyat ve Sanat Derneği (MESDER) tarafından düzenlenen Edebiyat Sohbetleri’nin ikinci programı, edebiyat dünyasındaki kadın temsili ve yapısal eşitsizlik tartışmalarına sahne oldu. Programın açılışında konuşan MESDER Başkanı Ali Avgın, “Kadın, edebiyatımızda yalnızca yazılan değil; kelimelerle dünyayı kuran asli bir sestir” ifadeleriyle etkinliğin çerçevesini çizdi.

Şair ve yazar Tayyip Atmaca’nın moderatörlüğünde gerçekleşen buluşmada, eğitimci, şair ve Uluslararası Kadın ve Aile Derneği (UKAYDER) Başkanı Kadriye Kırdök dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“Başörtüm Nedeniyle Ödüllü Eserlerim Yayımlanmadı”

“Türk Edebiyatında Kadın” başlığıyla konuşan Kırdök, kariyerinin ilk yıllarında hem kadın kimliği hem de başörtüsü nedeniyle ciddi engellerle karşılaştığını söyledi. 2000’li yılların başında yaşadığı bir sansür olayını paylaşan Kırdök, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınlar Dairesi dergilerinde düzenli olarak öyküleri yayımlanmasına rağmen, kitap başvurusunun başörtülü vesikalık fotoğrafı gerekçe gösterilerek reddedildiğini açıkladı.

O dönemde ödül alan öykülerinin dahi yayınevleri tarafından geri çevrildiğini belirten yazar, “Eserlerim değil, kimliğim tartışıldı” diyerek yaşadığı süreci özetledi.

“Bu Kez de Dekor Olmamız İsteniyor”

Siyasi ve sosyal atmosferin değiştiğini ancak kadınların edebiyattaki konumunun hâlâ tartışmalı olduğunu dile getiren Kırdök, günümüzde farklı bir dışlanma biçimiyle karşı karşıya kalındığını savundu.

“Her şey değişti deniyor ama kadınlar yine sahnenin merkezinde değil. Yıllarca dekor olduk, hâlâ dekor olmamız bekleniyor” sözleriyle kültür-sanat dünyasındaki görünmez bariyerlere dikkat çekti.

Erkek Egemen “Edebiyat Bahçesi” Eleştirisi

Kırdök, 2022 yılında düzenlenen Kahramanmaraş Şiir ve Edebiyat Günleri’nde yaşadığı bir anıyı da paylaştı. Sahnede yalnızca erkek yazarların yer aldığı bir oturumda söz alarak kadın yazarların temsiline dair eleştirilerini dile getirdiğini belirten Kırdök, edebiyat çevrelerini sadece erkeklerin söz sahibi olduğu kapalı bir “bahçe”ye benzetti.

Sanat dünyasındaki “ahbap-çavuş” ilişkilerinin kadınların önünü kestiğini savunan yazar, kadınların aynı konuma gelebilmek için iki kat daha fazla çaba sarf etmek zorunda kaldığını ifade etti.

Dünya Edebiyatından Çarpıcı Örnekler

Kadın yazarların tarih boyunca benzer engellerle mücadele ettiğini hatırlatan Kırdök, Bronte Kardeşler ve George Eliot gibi isimlerin eserlerini yayımlatabilmek için erkek takma adları kullanmak zorunda kaldığını anımsattı.

Bu tarihsel gerçekliğin günümüzde biçim değiştirerek sürdüğünü savunan Kırdök, yayınevleri ve kültürel etkinliklerdeki erkek ağırlıklı temsile dikkat çekti.

Çocuk Edebiyatında Türk Mitolojisi Vurgusu

Edebiyat hayatına 12 kitap sığdıran ve yeni eserlerini yayıma hazırlayan Kırdök, son dönemde özellikle çocuk edebiyatına yöneldiğini belirtti. Çocuk psikolojisini gözetmeyen niteliksiz yayınların artmasına karşı pedagojik temeli güçlü eserler kaleme aldığını ifade eden yazar, değerler eğitimini merkeze alan “Okyanus Masalları” serisi üzerinde durdu.

Kırgızistan’da Tanrı Dağları’na yaptığı ziyaretin kendisini derinden etkilediğini aktaran Kırdök, çocuklara sürekli Yunan mitolojisinin anlatılmasını eleştirerek Türk mitolojisini merkeze alan eserler üretmeye başladığını söyledi. Bu kapsamda kaleme aldığı “Manas’tan Kürşat’a Tanrı Dağları Tehlikede” adlı çocuk romanının Kırgızca’ya çevrilerek basım aşamasına geldiğini de duyurdu.

MESDER Edebiyat Sohbetleri, kadın yazarların görünürlüğü ve edebiyat dünyasındaki temsil tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı.