Suriye’nin en tanınan casusluk avcısı Emekli Subay Said Caviş, tarihin akışını değiştiren Eli Cohen operasyonunun arkasındaki bilinmeyenleri yıllar sonra gözler önüne serdi. Çatıdaki anten sırrından baskın anına kadar yaşananlar, 134 Numaralı Sinyal Bölüğü'nün sıra dışı mücadelesini gözler önüne seriyor.

Suudi Arabistan merkezli Al Majalla dergisinde yayımlanan kapsamlı röportaj dizisi, İsrail'in en ünlü ajanının yakalanma sürecindeki kritik dönemeçleri gün yüzüne çıkardı. Operasyonda kilit rol üstlenen Caviş, tarihi sürecin arka planını tüm gerçekliğiyle paylaştı.

ŞAM'DAN SİNYAL SINIFINA UZANAN ZORLU YOLCULUK

Şam’ın Kürt Mahallesi’nde çetin bir çocukluk geçiren Said Caviş, genç yaşta Filistinli komşularından İbranice öğrendi. 1951 yılında Suriye ordusuna katılarak sinyal sınıfında uzmanlaşan Caviş, Askeri Harp Okulu’nda İbranice dersleri vermeye başladı. İlk kursunda ders verdiği isimler arasında, ülkenin geleceğinde kritik görevler üstlenen eski Savunma Bakanı Mustafa Talas da yer alıyordu.

İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izleme fikri, ilk kez 1956 yılındaki Süveyş Krizi sırasında doğdu. Humus’ta görevliyken İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma eski bir cihazla İsrail askeri çağrılarını yakalayan Caviş, dönemin komutanlığına bir proje sundu. İlk etapta şüpheyle yaklaşılsa da, subay Said el-Akil’in desteğiyle projesi hayata geçirildi. 30 Eylül 1957'deki resmi görevlendirmenin ardından Golan Tepeleri'ndeki Naaran köyünde dinleme faaliyetleri başladı.

Sudi Özkan Kimdir, Serveti Ne Kadar? Ünlü İş İnsanının Hayatı ve Yatırımları
Sudi Özkan Kimdir, Serveti Ne Kadar? Ünlü İş İnsanının Hayatı ve Yatırımları
İçeriği Görüntüle

GOLAN TEPELERİ'NDE GİZLİ DİNLEME FAALİYETLERİ VE KRİTİK TAKİP

İstihbarattan bağımsız olarak doğrudan Sinyal Sınıfı’na bağlı kurulan 134 Numaralı Sinyal Bölüğü, 44 astsubayı eğitti. Golan'da kurulan dinleme merkezleriyle İsrail askeri hatları, radyo yayınları ve Mors alfabesiyle gönderilen şifreli mesajlar kayıt altına alındı. Birim, ilk telgrafı 1962 yılında ele geçirdi.

Sinyalleri adım adım takip ettiklerini belirten Caviş o dönemi şu sözlerle özetliyor:

"Onu kademeli olarak takip ediyorduk. Gönderdiği ilk telgrafı 1962'de yakaladık, ancak kim olduğunu veya nereden gönderdiğini bilmiyorduk. Sinyal yakaladığımızda frekansı ve tarihi kaydediyor, sahibine ayırt edici bir kod veriyorduk."

ŞAM'DA ÇEMBER DARALIYOR: YANLIŞ ADRESLER VE ŞÜPHELER

Şam’ın Ebu Rummane bölgesinde arama çemberini daraltan ekipler, binadaki sakinleri tek tek inceledi. Bodrum katında uluslararası bir gözlemcinin, zemin katta ise Yunan asıllı bir pilotun oturduğunu tespit eden Caviş, pilotun seyahat saatleri ile yayın saatlerini karşılaştırarak ilk şüpheyi yoğunlaştırdı. Ancak uyuşturucu arama bahçesiyle yapılan ilk baskınlardan sonuç alınamayınca üstleri dosyayı kapattı. Buna rağmen vazgeçmeyen Caviş, çatıdaki anten detayına odaklandı.

Üç yıllık emeğin boşa gitmesine izin vermeyen Caviş, bölgedeki antenleri tek tek inceleyerek diğerlerinden farklı bir kablo ve anten düzenek fark etti. Siyah kablonun gittiği dairenin kapısındaki ismi kontrol ettirdiğinde karşılaştığı isim Kamil Emin Sabit oldu. Ertesi gün sabah saat 07.00’deki yayın saatinde binanın dış şalterinden elektriği üç kez kesen Caviş, kesintilerin kayıtta görünmesiyle yayının kesin olarak bu daireden çıktığını kanıtladı.

"BAY KAMİL, BİZ KARŞI CASUSLUK BİRİMİYİZ!"

1965 yılında Eli Cohen'in kaldığı eve düzenlenen baskının detaylarını anlatan Caviş, yatakta uzanan Cohen’in pencerenin üzerindeki ahşap perde kutusuna saklanmış Kodak film kutusu içerisindeki küçük Mors anahtarını ve gizli cihazı bulduklarını belirtti.

Operasyonun kilit ismi o anları şu cümlelerle aktarıyor:

"Anahtarı öptüm, o anı hatırladıkça hala sevinç hissediyorum. Sonra ona dönüp 'Bay Kamil, biz uyuşturucuyla mücadele birimi değiliz, biz karşı casusluk birimiyiz.' dedim. Cihazı gördüğünde yatağa oturdu ve bir daha ayağa kalkamadı. Yıkıldı."

Evde yapılan aramalarda renkli sabun kalıplarına benzetilmiş patlayıcılar, gizli bir verici mekanizması, acil durum frekansı kristalleri, kod kitapları ve ilk yıl mesajlarını şifrelemek için kullandığı Fransızca "Üç Silahşörler" kitabı ele geçirildi.

İSRAIL AJANI ELİ COHEN'İN GEÇMİŞİ VE SONU

Eliahu ben Şaul Cohen, 26 Aralık 1924 tarihinde Mısır’ın İskenderiye şehrinde doğdu. Aslen Suriye’nin Halep kentinden göç etmiş Yahudi bir ailenin çocuğuydu. Gençlik yıllarında Arapça, İbranice, İngilizce ve Fransızca gibi pek çok dili akıcı bir şekilde öğrenmesi, Mısır'daki Siyonist gençlik hareketlerinde ve gizli operasyonlarda aktif rol oynamasını sağladı.

1950'li yıllarda Mısır'da artan baskılar nedeniyle 1956 yılında ülkeyi terk ederek İsrail’e göç eden Cohen, askeri istihbarat ve ardından Mossad bünyesinde görev üstlendi. Arjantin'de yaşayan zengin bir Suriyeli iş adamı olan "Kamal Amin Thabet" kimliğine bürünen Cohen, 1961 yılında Şam’a yerleşti. Kısa sürede üst düzey askeri ve siyasi çevrelerle yakın arkadaşlıklar kurarak devlet sırlarını ve kritik altyapı projelerini uzun süre İsrail istihbaratına aktardı.

Sovyet istihbaratının teknik desteği ve Suriye karşı istihbarat birimlerinin yürüttüğü sıkı takipler neticesinde 1965 yılının başlarında deşifre edilen Cohen, çıkarıldığı askeri mahkemede idama mahkûm edildi. Uluslararası af çağrılarının reddedilmesinin ardından 18 Mayıs 1965 tarihinde Şam’daki Merce Meydanı'nda halka açık bir şekilde idam edildi.