Ekonomi koridorlarında ve çarşı pazarda zorlu günler konuşuluyor. Orta Doğu'da tırmanan gerilim, Türkiye ekonomisindeki dengeleri sarsmaya devam ediyor. Akaryakıt fiyatlarındaki önlenemeyen artış, üretimden dağıtıma kadar tüm sektörlerde maliyetleri yukarı çekiyor. Uzmanlar, enflasyonun düşüş eğilimine girmesi beklenen dönemin belirsiz bir tarihe ertelendiğini vurguluyor.

Temel gıda maddelerinde beklenen yeni fiyat artışları, dar gelirli vatandaşın alım gücünü doğrudan tehdit ediyor. Artan masraflar karşısında borçlanma ihtiyacı yükselirken, 2026-2028 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) içerisindeki büyüme ve istihdam verilerine dair endişeler artıyor. Piyasa analizleri; yüzde 16'lık enflasyon ve yüzde 9,2'lik işsizlik hedeflerinin mevcut küresel konjonktürde zorlandığını gösteriyor.

MALİYET ARTIŞLARI ÜRETİM ZİNCİRİNİ VURUYOR

Prof. Dr. Aziz Konukman, ekonomi yönetiminin belirlediği yol haritasının gerçeklerle örtüşmediğini ifade ediyor. İthalata olan bağımlılığın Türkiye'nin en zayıf noktası olduğunu belirten Konukman, ham petrol fiyatlarındaki küçük değişimlerin bile yerel piyasada domino etkisi yarattığına dikkat çekiyor. Konukman, küresel gıda fiyatları yükselirken Türkiye'nin ithalat faturasının daha da kabaracağını öngörüyor. Fiyat artışlarının sadece denetimlerle durdurulamayacağını savunan Konukman, özellikle tarım sektörünün yüksek kur ve faiz kıskacında olduğunu dile getiriyor.

Merkez Bankası eski başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara ise fiyat istikrarına giden yolun uzadığını belirterek, enflasyonda kalıcı düşüş için beklenen takvimin saptığını ifade ediyor.

Altın fiyatları bayram sabahı ters köşe yaptı! 20 Mart gram ve çeyrek altın fiyatlarında son durum ne?
Altın fiyatları bayram sabahı ters köşe yaptı! 20 Mart gram ve çeyrek altın fiyatlarında son durum ne?
İçeriği Görüntüle

ENERJİ VE LOJİSTİK KRİZİ DERİNLEŞİYOR

Doç. Dr. Caner Özdurak, enerji arzındaki aksamaların Türkiye gibi enerji ithal eden ülkeler için "makroekonomik bir fırtına" anlamına geldiğini söylüyor. Petrol fiyatlarının kritik eşikleri aşmasıyla birlikte maliyet enflasyonunun kaçınılmaz hale geldiğini belirten Özdurak, lojistik ve gübre maliyetlerindeki artışın gıda fiyatlarını mevsim etkilerinden kopardığını vurguluyor. Özdurak, 2026 sonu için enflasyon beklentisini yukarı yönlü güncelleyerek yüzde 25-26 bandına işaret ediyor.

DAR GELİRLİ İÇİN STAGFLASYON RİSKİ

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, ramazan ve bayram dönemlerindeki talep artışının fiyatlar üzerindeki baskıyı sürdüreceğini kaydediyor. Akaryakıt zamlarının gıda etiketlerine hızla yansıyacağını ifade eden Kozanoğlu, düşük gelirli grupların harcama sepetinin büyük darbe alacağını savunuyor. Yüksek faiz oranlarının kredi borçlanmalarını zorlaştırdığını ekleyen Kozanoğlu, işsizliğin artması ve alım gücünün düşmesiyle birlikte ekonominin durgunluk içinde enflasyon (stagflasyon) sürecine girme ihtimalinin kuvvetlendiğini belirtiyor.