Evet, gerçekten de farklı bir ülkücülük bu.

O kadar farklı ki, sanki ülkücü kılığına girmiş birtakım esrarengiz adamlarla karşı karşıyayız.

Dini-imanı kimseye bırakmazken, MHP yönetimine ayyaşlar, ahlaksızlar diye saldırırken en ahlaksız yöntemi kullanıyor, en büyük ahlaksızlığı kendisi yapıyor ve MHP tabanının da bu garip durumu görmeyeceğini varsayıyor.

X x x

Olayın basit bir "öfkeli muhalifler hareketi" olmadığını; yeni bir siyasi dizayn operasyonu ile karşı karşıya olduğumuzu görmek için siyaset alimi olmak gerekmiyor.

Türkiye'de gidişattan rahatsız olanlar artık eskisi gibi bunu "ordu eliyle" yapmanın mümkün olmadığını görüyorlar. Yüksek yargı eliyle yapmak da giderek daha güç hale geliyor. Bu durumda seks şantajı siyaset mühendisliği ellerindeki en önemli silaha dönüşmüş durumda.

Ve gördüğünüz gibi bunu tepe tepe kullanıyorlar. Önce Baykal, şimdi de Bahçeli...

Siyaseti yeniden dizayn etmek için, ister muhtırayla darbe şantajı yapın, ister Anayasa Mahkemesi'yle parti kapatma yolunu kullanın, ister seks kasetiyle parti başkanlarını devirip partileri baraj altına çekme yöntemine başvurun; sonuç değişmez.

Siyasetin normalleşmesi diyorduk ya, son bir yıl içinde parlamentodaki iki büyük partinin başkanlarına karşı kaset operasyonları yapılmışsa; biri bu yolla gönderilmişse ve diğeri de baraj altına düşürülmeye çalışılıyorsa, siyasetin normalleşmesinden nasıl söz edeceğiz?

Açık siyasi mücadelenin, adil rekabetin yerini komplolar almışsa, buna nasıl demokrasi diyeceğiz?

Her şeyden önce, MHP'nin karşı karşıya kaldığı komplo karşısında ellerini ovuşturarak baraj altında kalmasını bekleyen siyasi rakiplerinin, bu operasyonun MHP'yi değil, demokratik rejimi hedef aldığını anlaması gerekiyor.

CHP'yi yeniden dizayn etmek için Baykal'ı devirenlerin amacı, artık çok yıpranmış bir başkanın yerine "umut" olarak lanse edilebilecek yeni bir isim getirmekti. Baykal'ın tescilli vesayetçiliği, bizzat vesayetçiler için ciddi bir handikap haline gelmişti. 2011 seçimlerinde AK Parti'nin karşısına, değişimden yana görünen ama vesayetçi rejimin en temel çıkarlarına halel getirmeyen bir siyasi figürle çıkabilmek için böyle bir operasyon düzenlediler. Kılıçdaroğlu, bu operasyonu düzenleyenlerin amaçlarını aşmış olabilir ama hesap buydu.

Peki şimdi ne istiyorlar? MHP'nin yeniden dizaynını planlayanların amacı nasıl bir MHP?

Bana korkunç bir planla karşı karşıyaymışız gibi geliyor.

Bir kere devrilmek istenen başkanın son dönem siyasette oynağı role bakalım: Bahçeli, söylem düzeyindeki bütün agresifliğine rağmen, pratikte şiddetten kaçınan, ülkücü hareketin sokağa çekilmesine karşı göğsünü siper eden, siyasetin meşru zeminlerde yapılmasına özen gösteren bir lider oldu. Partisinin kaos planlarında kullanılmasına izin vermedi. Ergenekon avukatlığına soyunmadı. Askerlerin siyasete müdahale girişimleri karşısında meşru zemini savunmayı sürdürdü. Ve elbette bu çizgi, ülkücü gençleri yedek güç olarak kullanmak isteyenlerin hoşuna gitmedi. Şu anda kasetlerle yapılmaya çalışılan da, Bahçeli'yi tasfiye edip seçim sonrası "Ergenekon'un vurucu sivil kanadı" olarak kullanabilecekleri bir MHP yaratmak gibi görünüyor.

Zira herkes biliyor ki, Türkiye'de asıl kıran kırana mücadele seçim sonrasında başlayacak. Yeni anayasa yapmak ve Kürt meselesine kalıcı çözüm bulmak gibi iki hayati konuda adım atılmasını engellemenin en "pratik yolu" olayı sokak savaşlarına dökmek; kaos planlarını yeniden devreye sokmak değil midir?


Gülay Göktürk
BUGÜN

[email protected]