Kahramanmaraş İnşaat Mühendisleri Odası, 6 Şubat felaketinin yıl dönümünde yaptığı kapsamlı açıklamada, deprem gerçeğinin bir kader değil, mühendislik ve denetim disipliniyle yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu vurguladı. Oda yönetimi, mevcut yapı stokunun durumundan hukuki sorumluluklara kadar kritik uyarılarda bulundu.

6 Şubat’ta Döviz Piyasaları Hareketli: Dolar ve Euro Kahramanmaraş’ta Kaç TL Oldu?
6 Şubat’ta Döviz Piyasaları Hareketli: Dolar ve Euro Kahramanmaraş’ta Kaç TL Oldu?
İçeriği Görüntüle

DEPREM BEKLENMEDİK DEĞİL ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR DOĞA OLAYIDIR

Türkiye'de depremin ne zaman ve nerede olacağı tam olarak kestirilemese de etkilerinin azaltılmasının mümkün olduğu belirtildi. Yıkımın asıl nedeninin sarsıntının büyüklüğü değil; yapı üretimindeki kalitesizlik, yetersiz denetim ve eksik risk politikaları olduğu ifade edildi. Dünyadaki benzer örneklerin, doğru mühendislik hizmeti alan binaların ayakta kaldığını kanıtladığı hatırlatıldı.

ORTA ÖLÇEKLİ SARSINTILAR BİLE YIKIMA YOL AÇIYOR

Geçtiğimiz dönemde Balıkesir Sındırgı’da yaşanan 6,1 ve 6 büyüklüğündeki sarsıntıların 729 binada ağır hasar oluşturması, yapı stokunun zayıflığını bir kez daha ortaya koydu. Silivri açıklarında meydana gelen depremin ardından iletişim ağlarının kopması ve toplanma alanlarının yetersizliği, olası büyük Marmara depremi öncesinde hazırlıkların yetersiz olduğunu gösterdi.

YAPI ENVANTERİ ACİLEN OLUŞTURULMALIDIR

TBMM Araştırma Komisyonu raporlarına göre, Türkiye genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüşüme girmesi gerektiği kaydedildi. Özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen binaların, yanlış zemin tercihleri ve imar affı gibi uygulamalar nedeniyle yüksek risk taşıdığı vurgulandı. Hangi kentte kaç riskli yapı olduğunun netleşmesi için şeffaf bir yapı envanterinin şart olduğu dile getirildi.

MÜHENDİSLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU SINIRLANDIRILMALIDIR

6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’ta yıkılan binaların %96’sının 2000 yılı öncesine ait olduğu verisi paylaşıldı. Mühendislerin haksız yere hedef gösterildiğini belirten yönetim, şu ifadeleri kullandı:

"Her ürünün bir garanti süresi olduğu gibi binaların da bir kullanım ömrü olmalıdır. Kontrol edemediğimiz ve müdahale şansımızın olmadığı yapıdan ömür boyu sorumlu tutulmak mantık dışıdır. Yapı üzerindeki karar yetkisi mülk sahiplerindedir ve riskli yapı tespiti ancak idari süreçlerle yapılabilir."

KENTSEL DÖNÜŞÜM DESTEKLERİ KAHRAMANMARAŞ’I DA KAPSAMALIDIR

İstanbul’da başlatılan "Yarısı Bizden" kampanyasının Kahramanmaraş’ta da uygulanması gerektiği ifade edildi. Afet yönetiminin sadece enkaz kaldırma değil, risk azaltma odaklı olması gerektiği belirtilirken; hastane, okul ve kamu binalarının deprem dayanıklılık durumlarının kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.

TOPLANMA ALANLARI SADECE BOŞ ARAZİ DEĞİLDİR

Deprem toplanma alanlarının altyapısız boş sahalar olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu alanların; elektrik, su, ısınma, duş ve tuvalet gibi temel ihtiyaçları karşılayacak donanıma sahip olması gerektiği vurgulandı. Birçok şehirde bu alanların yapılaşmaya açılmasının, afet anında büyük bir kaosa neden olacağı uyarısı yapıldı.

İnşaat Mühendisleri Odası, bilimin ve mühendisliğin rehber alınmadığı her günün yeni felaketlere zemin hazırladığını hatırlatarak, 6 Şubat’ta hayatını kaybeden vatandaşları saygıyla andığını belirtti.