KOZAN'DA BAŞLAYAN GÖZALTI SÜRECİ VE BASKILAR
12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında Kozan Ülkücü Gençlik Derneği bünyesinde yer alan Mustafa Tanrıverdi, dönemin ağır koşullarını ve yaşadığı derin travmaları aktardı. Darbe gerçekleştiğinde henüz 20'li yaşlarının başında bulunan Tanrıverdi, emniyet güçlerinin kendisini ve dernek arkadaşlarını aniden gözaltına aldığını belirtti. Bölgede meydana gelen 28 faili meçhul olayı kendi üzerlerine yıkmak istediklerini dile getiren Tanrıverdi, kolluk kuvvetlerinin gençleri ağır manevi baskılar altında tuttuğunu ifade etti.
Nezarethane şartlarının insani sınırları aştığını vurgulayan Tanrıverdi, görevlilerin gözlerini bağladığını ve saçlarını askeri nizama göre kestiğini söyledi. Şiddet eylemlerinin ötesinde uygulanan psikolojik baskıların ve hakaretlerin insan ruhında büyük yaralar açtığını belirtti. Bembeyaz duvarlara sahip nezarethaneden haftalar sonra simsiyah çıktıklarını ifade eden Tanrıverdi, bu sürecin gençlik yıllarını nasıl elinden aldığını detaylandırdı.
FARKLI GÖRÜŞLERİN AYNI HÜCREDEKİ ORTAK KADERİ
Kozan'daki gözaltı sürecinin ardından mahkeme Tanrıverdi hakkında 7 yıl hapis cezası verdi. Yetkililerin Gaziantep Cezaevi'ne naklettiği Tanrıverdi, askerlik döneminde Sakarya'da ve ardından Çanakkale Cezaevi'nde bir yıl süreyle kalmaya devam etti. Darbe yönetiminin farklı siyasi kutuplardaki gençleri aynı dar mekânlara kapattığını anlatan Tanrıverdi, Kadirli'den Devrimci Kurtuluş mensubu kişilerle aynı hücreyi paylaştığını aktardı.
30-40 kişinin küçücük alanlarda çömelerek oturacak yer dahi bulamadığını söyleyen Tanrıverdi, görevlilerin sağcı ve solcu ayırmadan herkese aynı sert tutumu sergilediğini dile getirdi. Baskı ve şiddetin aralıksız sürdüğünü belirten Tanrıverdi, siyasi görüşleri farklı olsa da gençlerin aynı acıda birleştiğini vurguladı.
CEZAEVİNDE HUKUK MÜCADELESİ VE İDAM SAVUNMALARI
Gaziantep Cezaevi'nde kaldığı dönemde Kahramanmaraş olayları nedeniyle mahkemenin idam cezası verdiği insanlarla aynı ortamı paylaşan Tanrıverdi, arkadaşlarına destek olmak amacıyla kanun maddelerini ezberlemeye başladı. Hukuki bilgi yetersizliği nedeniyle yetersiz savunma yapan kişilere dilekçeler hazırlayan Tanrıverdi, bu çabasıyla koğuş arkadaşları arasında "Anayasa Mustafa" lakabını kazandı.
Aralarında merhum Yavuz Aktaş'ın da bulunduğu çok sayıda kişiye hukuki destek sağlayan Tanrıverdi, Kahramanmaraş davalarında idam sehpasından kurtarmak istediği gençler için gece gündüz savunma metinleri kaleme aldığını belirtti.
BİR KUŞAĞIN YAŞADIĞI TOPLUMSAL TRAVMA
Araya giren 46 yıla rağmen toplumun 12 Eylül darbesinin sonuçlarını yeterince tartışmadığını savunan Mustafa Tanrıverdi, dönemin acılarını sadece o günleri bizzat tecrübe edenlerin kavrayabileceğini ifade etti. Sağ veya sol fark etmeksizin okuyan, araştıran ve dik duran bir nesli askeri rejim eliyle heba ettiklerini vurguladı.
Darbe sürecinin sadece bireysel mağduriyetler yaratmadığını, aynı zamanda ülke ekonomisini ve sosyal yapısını olumsuz etkilediğini belirten Tanrıverdi, o dönemin insanlarının ortak bir toplumsal travma taşıdığını dile getirerek sözlerini tamamladı.
Next




