Kahramanmaraş’ın işgal günlerinde kaderini değiştiren en kritik an, Uzunoluk Hamamı önünde yükselen direniş çığlığıyla biçimlendi. Türk milletinin bağımsızlık azmini tüm Anadolu'ya kanıtlayan Sütçü İmam Olayı, sıradan bir asayiş olayı değil; bir halkın boyunduruk kabul etmeyeceğinin açık ilanıdır.
İŞGAL GÜÇLERİ MARAŞ SOKAKLARINDA GERGİNLİĞİ TIRMANDIRDI
Mondros Mütarekesi sonrasında Anadolu topraklarını bölüşmeye çalışan müttefikler, hedeflerine Maraş’ı da ekledi. İşgal komutanı Yüzbaşı Joly, şehri teslim alma kararını Mutasarrıf Ata Efendi’ye iletir iletmez Fransız askerleri Şeyhadil Mezarlığı hattından kente girdi.
De-Fontzine idaresindeki yaklaşık 2 bin kişilik kuvvet; Fransız, Cezayirli ve Ermeni lejyonerlerden meydana geliyordu. Bu birliklerin şehre adım atmasıyla birlikte, özellikle işbirlikçi Ermeni grupların taşkın gösterileri Türk mahallelerinde ciddi bir huzursuzluk dalgası yarattı. Fransız komutanın yerel yöneticileri ve şehrin önde gelenlerini tehdit eden sert tutumu ise patlamaya hazır bir bomba etkisi oluşturdu.
31 EKİM 1919: UZUNOLUK HAMAMI ÖNÜNDE YAŞANAN SALDIRI
Tarihler 31 Ekim 1919 Cuma gününü gösterdiğinde, işgalin ertesi günü şehir merkezinde devriye gezen Fransız üniformalı Ermeni lejyonerler Uzunoluk Caddesi’ne yöneldi. Kayabaşı ve Çocuk Bahçesi güzergâhını takip eden saldırgan grup, Uzunoluk Hamamı’ndan çıkan Türk kadınlarının yolunu kesti.
Kadınların peçelerine el uzatan lejyonerler, bu topraklarda artık Fransız idaresinin geçerli olduğunu iddia ederek alenen taşkınlık yaptı. Saldırıya uğrayan kadınların feryadı üzerine çevredeki Maraşlı gençler hızla olay yerine koştu. Eski bir jandarma eri olan Çakmakçı Sait, kadınları korumak amacıyla ileri atıldığı sırada lejyonerlerin açtığı ateşle şehit düştü; Gaffar Kabuloğlu Osman ise aynı kargaşada yaralandı.
İLK KURŞUN PATLADI: SÜTÇÜ İMAM’IN TARİHİ MÜDAHALESİ
Uzunoluk'taki dükkânından gelişmeleri anbean izleyen Sütçü İmam, Çakmakçı Sait’in kanlar içinde yere yığılması ve kadınların yardım çığlıkları üzerine tereddüt etmeden harekete geçti.
Tezgâh altındaki çekmecede sakladığı Karadağ marka tabancasını kavrayan Sütçü İmam, olay yerine ulaşıp kurşun yağdıran lejyonerlerin üzerine ateş açtı. Mermilerin hedefi olan Fransız üniformalı işgalcilerden biri olay yerinde öldü, diğeri ağır yaralandı. Bu kararlı müdahale, şehirde biriken tepkiyi fiili bir halk hareketine dönüştüren ana kıvılcım oldu.
ARAMA DALGASI VE BERTİZ DİRENİŞİ
Sütçü İmam’ın attığı ilk kurşunun ardından Fransız işgal yönetimi şehirde geniş çaplı bir insan avı başlattı. Baskı ve şiddetin dozunu artıran işgalciler, Sütçü İmam’ın izini bulamayınca yakın akrabası Tiyeklioğlu Kadir’i yakalayarak ağır işkenceler sonucu katletti.
Çevredekilerin güvenliğini sağlamak amacıyla gizlice şehirden ayrılan Sütçü İmam, Bertiz bölgesine geçerek Beyazıtlı Muharrem Bey’e sığındı. Burada kurulan Bertiz çetesine katılan kahraman, Maraş’ın tamamen özgürleştirilmesine kadar çete savaşlarında ön saflarda yer almayı sürdürdü.
ŞEHİR DİRENİŞİNİN VE MİLLİ MÜCADELE’NİN SEMBOLÜ
Uzunoluk'ta patlayan Karadağ tabancanın sesi, Maraş halkının bağımsızlık antlaşması haline geldi. Bu olayın ardından kenetlenen şehir halkı, yerel milis güçleriyle güç birliği yaparak işgalci birliklere karşı topyekün bir savunma hattı kurdu.
Anadolu’nun dört bir yanına umut aşılayan Sütçü İmam Olayı, yerel direnişin neleri başarabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Bugün de Kahramanmaraş’ın gurur kaynağı olan Sütçü İmam, Türk milletinin hürriyet tutkusunu simgelemeye devam ediyor.
Next




