Adana ve çevresinde art arda meydana gelen depremler vatandaşların dikkatini bölgedeki fay hatlarına çevirdi. AFAD verileri, 4 Ekim öğleden sonra başlayan hareketliliğin 5 Ekim sabahına kadar sürdüğünü ortaya koydu.

AFAD’ın Son Depremler Listesi’ne göre 4 Ekim saat 14.19 ile 5 Ekim saat 08.31 arasında Adana, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ta toplam 119 deprem kayda geçti.

Bu depremlerin 80’i Adana’da, 33’ü Osmaniye’de, 6’sı ise Kahramanmaraş’ta meydana geldi. Bölgedeki en dikkat çekici sarsıntılar ise 4 Ekim’de yaşandı.

Kahramanmaraş’taki okul saldırısı davasında yeni karar: İsa Aras Mersinli’nin ailesi tutuklu kalacak
Kahramanmaraş’taki okul saldırısı davasında yeni karar: İsa Aras Mersinli’nin ailesi tutuklu kalacak
İçeriği Görüntüle

20261006Aw803562 2

BÖLGEDEKİ EN BÜYÜK DEPREMLER HANGİLERİYDİ?

Adana’nın Saimbeyli ilçesinde peş peşe 4,8 ve 4,9 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Aynı süreçte Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde de 5,2 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Kısa zaman aralığında gerçekleşen sarsıntılar özellikle Adana, Osmaniye ve Kahramanmaraş çevresinde yaşayan vatandaşlarda endişeye yol açtı.

Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar ise bölgedeki hareketliliğin aktif faylarla bağlantılı olduğunu belirterek depremlerin birbirini tetikleyebildiğine dikkat çekti.

“FAYLAR AKTİF DURUMDA”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, bölgedeki depremlerle ilgili değerlendirmesinde bu hareketliliğin olağan deprem sürecinin bir parçası olduğunu söyledi.

Tatar, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede sismik hareketlerin devam edebileceğini belirtti. Depremlerin kısa süre içinde art arda meydana gelmesini ise faylar arasındaki stres aktarımıyla açıkladı.

Uzman isme göre bir fayda meydana gelen deprem, çevredeki başka faylarda bulunan stresi etkileyerek yeni sarsıntıları tetikleyebiliyor.

Tatar, “Bu depremin olduğu alanda faylar aktif durumda” diyerek bölgedeki fayların deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna işaret etti.

5 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREMLER YAPILARI ETKİLEYEBİLİR

Dr. Mehmet Tatar, 5 büyüklüğündeki depremlerin özellikle baraka tarzındaki yapılarda hasara neden olabileceğini ifade etti.

Uzman değerlendirmesine göre bölgedeki sarsıntıları yalnızca büyüklükleri üzerinden değerlendirmek yerine yapıların dayanıklılığı ve deprem riskine karşı alınan önlemler de dikkate alınmalı.

Tatar, vatandaşların her deprem sonrasında paniğe kapılmaması gerektiğini vurgularken, depremleri aynı zamanda yapı güvenliği açısından bir uyarı olarak değerlendirmek gerektiğini söyledi.

ADANA’DA DAHA BÜYÜK DEPREM OLACAK MI?

Adana çevresindeki deprem riskine de değinen Tatar, bölgede geçmişte yaşanan depremlere dikkat çekti.

Adana’da kayıtlara geçen en büyük depremlerden birinin 1998 Ceyhan depremi olduğunu belirten Tatar, söz konusu depremin büyüklüğünü 6,3 olarak açıkladı.

Tatar, Yumurtalık-Karataş Fay Zonu’nun aktif olduğunu ve bu fay üzerinde belirli dönemlerde depremlerin meydana geldiğini ifade etti. Uzman, gelecekteki olası depremlerin büyüklüğünün de bu fayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

UZMANINDAN VATANDAŞLARA PANİK UYARISI

Bölgedeki 119 depremin ardından vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri, yaşanan hareketliliğin daha büyük bir deprem habercisi olup olmadığı oldu.

Dr. Mehmet Tatar ise mevcut hareketliliği değerlendirirken vatandaşların panik ve kaos ortamı oluşturmaması gerektiğini belirtti.

Tatar, “Vatandaşlarımızın korkacağı bir durum yok” ifadelerini kullanarak depremlerin fay hattındaki stres birikiminin boşalmasına katkı sağladığını söyledi.

Uzman isim, deprem gerçeğine karşı en önemli adımın korkuya kapılmak yerine yapı güvenliği ve gerekli önlemler konusunda hazırlıklı olmak olduğunu vurguladı.