ABD'nin çeşitli eyaletlerinde ortaya çıkan farklı yaşam tarzı tercihlerine, farklı değer sistemlerine ve bu farklılıkların sonucu olarak ortaya çıkan siyasi cepheleşmeye baktığımda; aslında Amerika'da iç savaş sırasında ortaya çıkan çizginin hiç de yapay olmadığını ve her ne kadar birleşik devletlerden söz ediliyorsa da, gerçek bir birleşmenin pek de gerçekleşemediğini düşünmüşümdür sık sık.
Yıllardır her seçimde hiç değişmeden kalan kırmızı ve mavi eyaletler haritası; kürtajdan eşcinsel evliliğine, laikliğin tanımından içki kısıtlamalarına, kadının ailedeki yerinden dinin toplumdaki yerine, özgürlük-güvenlik ikilemi karşısında takınılan tavırdan Vietnam'dan Irak'a ABD müdahaleleri karşısında alınan tutuma kadar hemen her konuda eyaletler bazında aynı saflaşmanın tekrar tekrar ortaya çıkışı "belki de iç savaş hiç olmamalıydı, belki de Kuzey ve Güney tarihin tanık olduğu en kanlı savaşla birleştirilmeye çalışılacağına, kendi inançları ve istekleri doğrultusunda kendi yollarında ilerleyip iki ayrı devlet kurmalılardı" dedirtmiştir bana...
Bugün, bir siyahı başkanlık koltuğuna oturtan seçimin sonuçlarına eyaletler bazında baktığımda, 1860'lardan bu yana bir türlü ortadan kalkmayan kuzey-güney çizgisinde ilk defa bu kadar büyük gedikler açıldığını, kırmızılarla mavilerin ilk defa bu kadar iç içe geçtiğini, birbirine karıştığını görüyorum.
Bir toplumda bu kadar kemikleşmiş olan bir saflaşmanın dağılması ancak büyük toplumsal altüst oluş dönemlerinde mümkün olabilir. Demek ki Amerikan toplumu güçlü bir değişim arzusunun yol açtığı büyük bir altüst yaşıyor. Bu öylesine güçlü bir değişim arzusu ki, mavisiyle kırmızısıyla bütün eyaletlerin dinamik güçlerini (gençleri, siyahları, hispanikleri, aydınları) içine alıp karşı konulmaz bir dalga yaratıyor.
Bu büyük değişim talebinin sözcülüğünü yapma pozisyonunda bir siyahın olması, yaşanan olayın tarihi önemini daha da arttırıyor, 2008 seçimlerini Amerikan tarihinin dönüm noktalarından biri haline getiriyor. Ama işin esası hala, sözünü ettiğimiz büyük değişim talebi ve Obama'nın bu talebi ne ölçüde karşılayabileceği meselesi... Siyah başkanı asıl tarihe geçirecek olan şey, ABD'nin gündemine gelmiş bulunan büyük transformasyonu başlatma cesareti gösterip göstermemesi olacak.
Obama'nın gelişi sadece ABD'de değil, bütün dünya kamuoyunda geleceğe dair yeni bir umut yarattı. Bush yönetiminin berhava ettiği globalleşme süreci yeniden sağlıklı bir rotaya sokulabilir mi? İşte bütün dünyanın barışçı ve özgürlükçü güçlerinin ABD'nin yeni başkanından beklediği bu...
Bush yönetiminin Irak'ı işgalinin en yıkıcı etkilerini zihinlerde yaşadık. Bush sadece Irak'ı yakıp yıkmakla kalmadı, globalleşme sürecini de yakıp yıktı. Bu işgalle birlikte, eski paradigmanın dönüşüne tanık olduk. Globalizmin yerini eski tip emperyalist savaş aldı.
Herkesin bütün pazarlarda serbestçe dolaşıp serbestçe rekabet edeceği bir düzen hayali, ABD'nin Irak'ta giriştiği petrol sahalarının paylaşımını hedefleyen eski tip emperyalist savaşla birlikte tarumar oldu.
Bilumum globalleşme karşıtı; kapitalizmin, serbest piyasanın yeminli düşmanları, en katı sosyalizmden sosyal demokrasiye, oradan Üçüncü Yol'a kadar uzanan her türden anti liberal hareket, bu yaşananları özgürlükçü fikirlere saldırmak için bir fırsat olarak gördü. İşte şimdi Barack Obama yönetiminin girişmesi gereken en hayati işlerden biri budur:
Washington'daki çetenin emperyalist dış politikasına son vererek ülkelerin ve halkların gönüllü işbirliğine dayanan globalleşme sürecini restore etmeye çalışmak...
Savaşın yerine barışı, korkunun yerine güveni, "şer odakları"nın yerine dostluk ve işbirliği paktlarını koymak... Bunun tek bir adamın yapacağı bir iş olmadığını biliyoruz. Asıl olarak onu oraya taşıyan dalganın gücüne güveniyoruz.
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
Selçuk Sports Real Madrid Bayern Münih şifresiz izle
Uzman Çavuş Latif Günaydın neden öldü? Latif Günaydın kimdir, nereli?
Müteahhit Eyüp Meriç Kimdir? Üsküdar Belediyesi Soruşturması
Müteahhit Murat Armağan Kimdir? Üsküdar Belediyesi Dosyası
Oğuz Aydın Kimdir? Milli Futbolcunun Kariyeri ve Transferi
Müteahhit Sinan Sarıoğlu Kimdir? Üsküdar Belediyesi Dosyası