'Makas atacaklardır' 'Makasladılar bile' 'Makaslayacağız...'
Yukarıdaki tuhaf başlık olayın üç aşamasıyla ilgili... Gelin sırayla gidelim...
Birinci Aşama: 'The Pasific' adlı dizi 18 Nisan akşamı CNBC-e kanalında gösterime girecek.
Dizinin üçüncü bölümü HBO'da gösterildikten sonra ABD'deki ulusalcılarımız, kanalı protesto etmişti.
Çünkü o bölümde, 1922'deki İzmir yangınında her şeyini kaybettikten sonra Avustralya'ya yerleşmiş bir Rum ailenin kızı olan Stella, ABD'li askere öykülerini anlatıyordu: "Türkler evimizi yakmış..."
Acaba CNBC-e bu bölümü nasıl gösterecekti? Olduğu gibi mi, yoksa makaslayarak mı?
Bu soruyu ortaya attığımı öğrenen bir arkadaşım, "Makas atacaklardır; hiç kuşkun olmasın" dedi perşembe günü.
***
İkinci Aşama: Cuma sabahı saat 6.00'da okurumuz R.Y. şu mesajı gönderdi: "Emre Bey maalesef geç kaldınız. Yazınız yayına girmeden önce CNBC-e o bölümü sansürledi. Biz de arkadaşlarla forumda bu konuyu tartışıyorduk. Hatta dünkü yazınızdan alıntı yapmıştım."
Okurlar tartışmaya çoktan başlamıştı. Daha hızlı olmalıydım. Baksanıza, "Makasladılar bile" diyorlardı.
***
Üçüncü Aşama: Cuma saat 09.10'da CNBC-e'den bir mesaj geldi. Özetle şöyle deniyordu:
O diyalog hepimizi şaşırttı ve rahatsız etti. Çünkü İzmir, Türklerin işgal edip yaktığı bir Yunan kenti gibi gösterilmişti.
1940'ları anlatan bir senaryoda, 1922'deki İzmir'in ne işi vardı? Üstelik tarihi gerçekler saptırılıyordu. Demek ki bu diyalog kasıtlı yazılmıştı.
Dizinin temel aldığı kitaplardan 'Helmet For My Pillow'da yazar Robert Leckie'nin böyle bir anısı yok.
Türkiye yıllardır aleyhte çok çeşitli lobicilik faaliyetleriyle karşı karşıya. Diziyle tamamıyla ilgisiz olan bu sahne de benzer bir lobiciliğin ürünü.
Fakat söz konusu sahneyi yapımın tamamına atfetmeyi doğru bulmuyoruz. Onun yerine bu sahneyi diziden çıkartacağız.
Bu sahne ve niyetle ilgili rahatsızlığımızı, yapımcı şirket HBO'ya, NTV tarih danışmanlarının hazırladığı bir mektupla birlikte ilettik.
Yapımcı şirkete tepkilerini dile getirmek isteyen izleyicilerimiz aşağıdaki telefonu ve e-postayı kullanabilir.
İşte bu da "Makaslayacağız" aşamasıydı.
Not: Başta CNBC-e'nin sansürleme gerekçeleri olmak üzere, bu konu hakkında söylenecek çok söz var. Yakında...
Yağmaya gitmiş!
Ogünlerde İngiliz The Morning Post gazetesinin İzmir muhabiri, gazetesine yangınla ilgili haber geçer. 22 Eylül 1922'de çevirisi çıkan haberin temel noktaları şunlar:
Türk ordusu İzmir'e girdi ama yöneticilerin, asayişi sağlamaya yönelik kararlı bir girişimi olmadı.
Hapishaneler boşaltıldı; başıbozuklar kenti doldurdu. Yağma ve ardından yangın, Ermeni mahallesinden başladı.
Yağmacılar arasında askerler de vardı.
Yağma ve yangınla ilgili iki yorum: Bazılarına göre, İzmir'i tartışmasız bir şekilde Türk kentine dönüştürmek için bu kestirme yol tercih edildi.
Diğerleri ise askerlerin, başıbozukları ödüllendirmek için yağmanın önünü açtığını düşünüyor.
Not: Yağma dedik de... Kemalist gazeteci Falih Rıfkı (Atay) anlatıyor: "En çok esef ettiğim şeylerden biri, bir fotoğrafçı dükkânını yağmaya giden subay, bütün taarruz harbleri boyunca çekmiş olduğu filmleri otelde bıraktığı için, bu tarihi vesikaların yanıp gitmesi olmuştur." (Çankaya, 1958 baskısı, s. 212)
EMRE AKÖZ
Sabah
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
İslam Memiş’ten Altın Yatırımcısına 2026 Uyarısı: "Manipülasyon Dönemi Başlıyor"
Rümeysa Eker Kimdir? Terme Belediye Meclis Üyesi Hakkındaki İddialar Neler?
Arda Öztürk Kimdir? Beşiktaş İddiaları ve Kariyeri
Aydın'daki vahşi cinayetin faili yakalandı! Yurt dışına kaçmak üzereydi
Muğla'da 3 gündür aranan yaşlı kadının cansız bedeni bulundu
Next