Sosyal medya platformları artık sadece eğlence odaklı içeriklerle değil, doğrudan yüksek tutarlı finansal hareketlerle de kamuoyunun dikkatini çekiyor. Son zamanlarda TikTok canlı yayınlarında hızla yayılan slime akımı, izleyicilerden gelen yüksek miktarlı hediyeler nedeniyle geniş çaplı bir finansal denetim tartışmasını beraberinde getirdi. Yayıncıların yüzlerine kese kâğıdı takarak gerçekleştirdiği bu yayınlarda toplanan yüksek gelirler, paranın kaynağına ve işlemlerin güvenliğine dair soru işaretleri oluşturuyor.
CANLI YAYIN HEDİYELERİNDE KARA PARA AKLAMA TEHLİKESİ
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dijital İletişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, kaynağı meçhul ve alışılagelmişin dışındaki hediye akışının ciddi riskler barındırdığını vurguluyor. Dijital mecralardaki hediye hareketlerinin basit bir kullanıcı etkileşimi şeklinde görülmemesi gerektiğini belirten Kırık, suç gelirlerinin bu platformlar vasıtasıyla yasal bir kazanç gibi gösterilebileceği uyarısında bulunuyor. Çalıntı kredi kartlarıyla satın alınan dijital jetonların yayıncılara aktarılması, kirli parayı aklama yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Nitekim MASAK da 2022 yılında TikTok'taki benzer şüpheli finansal faaliyetleri inceleme altına almıştı. Ancak uzmana göre her yüksek bağış doğrudan bir suç göstergesi sayılmıyor; transferlerin sıklığı ve genel işlem örüntüsü belirleyici rol oynuyor.
TİKTOK ALGORİTMALARI ŞÜPHELİ PARAYI TESPİT EDEBİLİR Mİ?
Platformun denetim kabiliyetine değinen Prof. Dr. Kırık, TikTok'un olağan dışı finansal hareketleri saptayabilecek güçlü bir algoritmik altyapıya sahip olduğunu ifade ediyor. Küçük bir izleyici kitlesine sahip yayıncılara aniden büyük hediyelerin gelmesi, aynı hesapların sürekli yüksek miktarlarda ödeme yapması veya profiller arasında sıra dışı transferlerin gerçekleşmesi denetim sistemlerini tetikliyor. Şüpheli durumlarda hesap kısıtlama veya işlemleri durdurma yetkisi platformda bulunsa da otomatik denetim araçları tek başına adli suç tespiti yapmaya yetmiyor.
HEDİYE YOLUYLA AKTARILAN PARANIN ASIL SAHİBİ KİM?
Platform; kullanıcı hesapları, canlı yayın kayıtları ve ödeme trafiği gibi verilere sahip olsa da aktarılan kaynağın gerçek sahibini tam olarak doğrulayamıyor. Hediye gönderen profil ile harcamayı yapan kredi kartının sahibi her zaman aynı kişi olamayacağı gibi, farklı aracı hesapların kullanımı da iz takibini zorlaştırıyor. Bu nedenden dolayı sadece platformun kendi iç denetimi yeterli kalmıyor; bankalar, ödeme sistemleri ve MASAK gibi resmi kurumların eş zamanlı ve koordineli çalışması büyük önem taşıyor.
RİSKLİ FİNANSAL HAREKETLER İÇİN KURUMLAR ARASI ŞEFFAFLIK ŞART
Dijital platformların devasa birer ekonomi alanına dönüştüğünü kaydeden Prof. Dr. Ali Murat Kırık, güvenlik denetimlerinin sadece slime yayınlarıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirtiyor. Yüksek miktarlı para akışının yaşandığı tüm yayın kategorilerinin risk bazlı bir yaklaşımla incelenmesi çağrısında bulunan Kırık; kamu kurumları, ödeme kuruluşları ve platform yönetimi arasında tam şeffaflığa dayalı bir iş birliğinin şart olduğunu vurguluyor.
Next




