İstanbul Festivali 2026: Sanatçılar ve Sahne Detayları
İstanbul Festivali 2026: Sanatçılar ve Sahne Detayları
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 17 Nisan 1993 tarihinde vefat ettiğinde hastaneye dönemin şartlarında yetersiz kalan bir araçla götürüldü. O dönemde büyük tartışmalara yol açan ve donanımsızlığıyla dikkat çeken o ambulans, yıllar sonra ortaya çıktı. Araç, günümüzde bir koleksiyonerin garajında muhafaza ediliyor ve 1990'lı yılların başındaki sağlık altyapısının eksikliklerini gözler önüne seriyor.

KOLEKSİYONER ARACIN GEÇMİŞİNİ YILLAR SONRA ÖĞRENDİ

Koleksiyoner Gürsev Gür, 1999 yılında bünyesine kattığı eski model aracın Turgut Özal'ı taşıyan ambulans olduğunu uzun süre bilmedi. Gür, bu gerçeği ancak 2012 yılında öğrendi. Devlet Denetleme Kurulu, Turgut Özal'ın ölüm sebebini araştırmak üzere inceleme başlattığında söz konusu aracın tarihini tescilledi. Bu gelişmenin ardından aracın koleksiyonundaki manevi ve tarihi değeri daha da arttı.

ÇÖZÜMSÜZLÜKLER VE TEKNİK YETERSİZLİKLER ORTAYA ÇIKTI

1970 model olan ve 1993 yılında görev yapan ambulansın, cumhurbaşkanlığı makamındaki bir ismi taşıyacak donanımdan tamamen yoksun olduğu belirtildi. Olay günü Çankaya Köşkü'nde daha yeni model bir araç bulunmasına rağmen, köşkün alçak tavanlı tünelinden geçemediği için bu eski aracın tercih edildiği anlaşıldı. Hiçbir tıbbi donanımı barındırmayan bu araç, dönemin acil sağlık hizmetlerindeki hazırlıksız durumunu net bir şekilde özetliyor.

TÜRKİYE'NİN ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNDE GELDİĞİ NOKTA

Geçmişteki yetersiz altyapı örneklerinin aksine, Türkiye günümüzde acil sağlık alanında gelişmiş bir filoya sahip bulunuyor. Ülke genelinde altı binin üzerinde kara ambulansının yanı sıra deniz taşıtları, helikopterler ve uçaklar acil durumlarda aktif olarak görev yapıyor. Sağlık altyapısı modern teknolojilerle desteklenirken, yerli üretim hava araçlarının da filoya dahil edilmesiyle hizmet kalitesi her geçen gün artıyor.