Tekfen'in ortaklarından Feyyaz Berker, TÜSİAD'ın ilk kuruluş yıllarını anlatan iki kitabı, medya mensuplarına dağıttı. Feriye Lokantası'nda düzenlenen akşam yemeğinde, eski günler hatırlandı, anılar tazelendi.

Meselâ Emre Gönensay, Turgut Özal hakkında çok önemli bir bilgi verdi. Özal, Planlama Müsteşarlığı sırasında, liberal ekonomiye pek taraftar değilmiş.

Nejat Eczacıbaşı'nın başında bulunduğu Ekonomik ve Sosyal Etütler Konferans Heyeti'nin toplantılarına sık sık katılırmış.

Emre Gönensay ve daha sonra IMF'nin başına geçen Anne Krueger bir akşam, liberal ekonomiyi Özal'a uzun uzun anlatmışlar.

Yanlarında Prof. Mustafa Aysan ve İbrahim Öngüt de varmış. Yıl 1969. Turgut Özal, 12 Mart 1971'de gerçekleşen askeri müdahaleden sonra, biliyoruz Dünya Bankası'na gitti.

Emre Gönensay, "Dünya Bankası'nda bu fikirlerini iyice perçinledi" diyor.

Ve Türkiye'nin, ekonomisini serbestleştirmesi yolunda önemli bir adım teşkil eden 24 Ocak kararlarının altında, Demirel'in yanı sıra Turgut Özal'ın da imzası var.

Sohbet, 24 Ocak etrafında sürüp gitti. Besim Üstünel, ilgi çekici bir anısını nakletti. CHP grubunda, 24 Ocak kararlarını öven bir konuşma yapmış, "Bunlar alınması gereken kararlardı" demiş.

Bilahare, Ecevit kürsüye çıkmış ve "Sayın Besim Demirel'e teşekkür ederiz" diye konuşmuş.

" Besim Demirel ", bir dil sürçmesi miydi acaba? Ecevit, "Dil sürçmesi" olarak izah etmiş ama, "Söyledikleriniz Demirel'i hatırlatıyordu" diyerek, Besim Üstünel'e sitem etmekten de geri kalmamış.

Emre Gönensay'ın da, Ecevit'le ilgili bir hatırası vardı. DYP, Refah Partisi'yle koalisyon yapınca, Emre Gönensay partisinden istifa etmişti.

Ecevit onu, DSP'ye davet etti ve Gönensay'a, "TÜSİAD ilânlarından beri sizin fikirlerinizi biliyorum" dedi. Önündeki kitapları işaret ederek, şöyle sürdürdü sözlerini: "Bu kitapları okuyunca anlayacaksınız ki, ekonomik görüşlerimiz arasında o kadar fark kalmadı."

Dayanışma Genelgesi

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, okullara, Filistin Dayanışma Genelgesi yolladı. Bu yüzden, dün, ilk ve ortaöğretimde, saat 11'de Gazze'de ölenler için 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Ayrıca kulağımıza geldiğine göre, bazı okullarda Filistin için para toplanıyor.

Hüseyin Çelik dostumuz darılmasın ama, bu tavrı yadırgadığımı söyleyeyim. Filistin'e destek, bir gönüllü eylem olmalı. Dünya felâketlerle dolu. Maalesef, savaşlar da sona ermedi.

Her seferinde, okullarda saygı duruşu yapılamayacağına göre, başka kitlelerin acılarına duyarsız kalınıyor gibi bir izlenim doğmaz mı?

Uzağa gitmeyelim, PKK terörüne onlarca şehit veriyoruz. Peki öğrencilerimizin, şehitlerimizi anması için genelgeler yayınlanıyor mu?

Basur ve siyaset

Feyyaz Berker, Vehbi Koç'un "siyasetle ticaret bir arada yürümez"
cümlesini hatırlatınca, Mehmet Barlas söz aldı ve bir fıkra anlattı:

Temel, basur sancısı yüzünden doktora gitmiş. Doktor, koterize edilmesi gerektiğini söylemiş.

İşlem sırasında, Temel, sürekli gülüyormuş. Doktor sormuş: "Bunda gülecek ne var?" Temel cevap vermiş: "Elektrik bizim köye gelmeden k...ma girdi, ona gülüyorum.

" Barlas şöyle bağladı sözlerini: "Siz siyasete girmeseniz bile, siyaset mutlaka yaşantınıza girer. Kendinizi koruyamazsınız" dedi.

Feyyaz Tokar'ı andık

Feyyaz Berker ile rahmetli Feyyaz Tokar çok yakın iki arkadaştı. Zaten yemeği de, Feyyaz Tokar Salonu'nda yedik. Bu vesileyle Feyyaz Berker, Tokar'ın gazetecilik yıllarına ait bir anısını nakletti.

Bir gün Paris'te, bir lokantanın tuvaletinde, pisuarda, o tarihte belediye başkanı olan Chirac'la karşılaşmışlar.

Chirac, Berker'le Tokar'ın tam ortasındaymış. Feyyaz Berker, adaşına, "Sana bir randevu ayarlayayım mı?" diye sormuş ve oracıkta bu işi halletmiş.

Feyyaz Tokar, Chirac'la çok kapsamlı bir röportaj yapmış.

Belediye Başkanlığında başlayan dostlukları hep devam etmiş ve Chirac, cumhurbaşkanı seçilince, Feyyaz Tokar'a, FransızTürk dostluğunun gelişmesine katkısından dolayı, Fransızların Legion D'Honneur madalyasını vermiş.

Nazlı Ilıcak
[email protected]
Sabah