Güney Amerika’nın kalbi Venezuela, ABD ordusunun gerçekleştirdiği kapsamlı bir hava operasyonuyla sarsıldı. Başkent Karakas başta olmak üzere stratejik eyaletlerde patlamalar yaşanırken, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ülke genelinde olağanüstü hal (OHAL) kararı aldı.
BEYAZ SARAY’DAN SALDIRI TALİMATI
ABD yerel medyasının hükümet kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, operasyon emrini doğrudan ABD Başkanı Donald Trump verdi. Saldırı haberinin duyulmasıyla birlikte dünya kamuoyu rotasını Karakas’a çevirdi. Bölgedeki hareketlilik, savaş jetlerinin yanı sıra nakliye ve saldırı helikopterlerinin eşzamanlı uçuşlarıyla devam ediyor. Venezuela Hükümeti; Karakas, Miranda, Aragua ve La Guaira bölgelerindeki sivil-askeri hedeflerin vurulmasını sert bir dille kınayarak müdahaleyi reddettiklerini açıkladı.
VENEZUELA SAVUNMA SİSTEMLERİ ETKİSİZ KALDI
ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliğine karşı daha önce S-125 hava savunma sistemlerini stratejik noktalara yerleştiren Venezuela yönetimi, son saldırıda büyük bir darbe aldı. ABD jetlerinin, harekatın ilk aşamasında ülkenin savunma hattını tamamen devre dışı bıraktığı değerlendiriliyor. Askeri kapasitesi sınırlı olan Venezuela’nın, ellerindeki az sayıdaki hava savunma bataryasını ilk bombardıman sırasında kaybettiği üzerinde duruluyor.
ASKERİ ÜSLER VE STRATEJİK NOKTALAR HEDEFTE
Karakas’ın en önemli askeri merkezi olan Fuerte Tiuna yakınlarında patlamaların yoğunlaştığı bildirildi. Bölgedeki görgü tanıkları, şiddetli patlama seslerinin ardından şehrin büyük bir bölümünde elektriklerin kesildiğini aktardı. Karakas semalarında ABD’ye ait hava araçları serbestçe uçuş yaparken, vurulan askeri tesislerden yükselen dumanlar kilometrelerce uzaktan görülebiliyor.
MADURO’DAN TOPYEKÜN SEFERBERLİK ÇAĞRISI
Saldırıların ardından kameraların karşısına geçen Devlet Başkanı Maduro, tüm siyasi ve toplumsal güçleri savunma planı çerçevesinde birleşmeye davet etti. Ülke genelinde ilan edilen OHAL ile birlikte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Venezuela Dışişleri Bakanlığı ise bu operasyonun Birleşmiş Milletler (BM) şartlarını ihlal ettiğini, bölgenin barış ve huzuruna yönelik açık bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.




