Ağrı’nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu’nda anasınıfı öğretmeni olarak çalışan 24 yaşındaki Irmak Koparan, yaşadığı evde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Olay yerindeki ilk incelemeler intihar ihtimalini öne çıkarırken, genç öğretmenin ani ölümü eğitim camiasında büyük bir üzüntü ve soru işaretleri yarattı. Eğitim sendikaları, olayın sadece adli bir vaka olarak kalmaması gerektiğini, perde arkasındaki idari süreçlerin ve çalışma koşullarının kapsamlı şekilde soruşturulması gerektiğini vurguluyor.

Fenerbahçe’nin Güncel Borç Durumu Genel Kurulda Açıklandı
Fenerbahçe’nin Güncel Borç Durumu Genel Kurulda Açıklandı
İçeriği Görüntüle

GÖREVLENDİRME VE İDARİ SÜREÇLER SORGULANIYOR

Eğitim-İş Ağrı Şubesi, Irmak Koparan’ın eğitim öğretim yılı içerisindeki görev yeri değişikliklerine ilişkin ciddi iddiaları kamuoyuyla paylaştı. Koparan'ın başlangıçta mazereti nedeniyle Karakazan İlk ve Ortaokulu’nda görevlendirildiği, ancak mazereti devam etmesine rağmen dönem ortasında ilçenin en uzak okullarından biri olan Soğanlıtepe’ye tekrar gönderildiği belirtiliyor. Sendika, bu kararın gerekçesini sorgularken, süreçte keyfi uygulamalar yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep ediyor.

ŞİDDET VE MOBBİNG İDDİALARI GÜNDEMDE

Sendika yönetimi, Irmak Koparan’ın görev yaptığı okulda müdürü tarafından şiddete maruz kaldığını öne sürüyor. Bazı tanık öğretmenlerin de benzer beyanlarda bulunduğu ifade edilirken, öğretmenlerin çalışma ortamındaki baskı ve mobbing iddiaları dikkat çekiyor. Ayrıca, öğretmenin barınma ve ulaşım sorunları yaşadığı, köy okuluna gidiş-geliş için yüksek maliyetlerle karşılaştığı ve bu durumu yetkililere bildirdiği halde somut bir çözüm üretilmediği iddialar arasında yer alıyor.

SENDİKALARDAN HESAP VERİLEBİLİRLİK ÇAĞRISI

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay da sürece dair sert açıklamalarda bulundu. Özbay, yaşanan olayı bir "idari körlük ve baskı sonucu" olarak nitelendirerek, sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Eğitim Sen Ağrı Şubesi de benzer bir çağrıda bulunarak, öğretmenin maruz kaldığı idari baskıların, reddedilen mazeret başvurularının ve yaşanan çalışma koşullarının bağımsız bir şekilde incelenmesini talep etti. Eğitim örgütleri, öğretmenlerin yalnız bırakılmadığı ve haklarının korunduğu bir çalışma ortamı için mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.