Siyah renkli Barack Obama'nın seçilmesi, Kürt kimliği ya da İslâmi kimlik açısından, Türkiye için demokratik bir model oluşturur mu? Bir başka soru... Obama'nın seçilmesi, ABD'de ırk ayrımcılığı yapılmadığını gösterir mi?
1) "Farklılıklarımız zenginliğimiz" diyen ABD, zenci bir başkan seçti ama, Obama, derisinin rengi hariç, bu ülkenin zencilerine hiç benzemiyordu. En pahalı okulları bitirmişti; fukara mahallelerinin ezilmiş bir çocuğu değil di. Zaten kimliğini öne çıkartan bir siyaset yapmadı; Amerikalıların tümünü kucakladı.
2) Bush tecrübesinden sonra, Demokrat bir başkan seçme eğilimi güçlüydü. Buna rağmen Obama, beyaz bir Demokrat adayın alacağından daha azıyla yetinmek zorunda kaldı. Bu da ırkçı damarın hâlâ mevcut olduğunun delili sayılıyor. Bir başka ifadeyle Obama'nın seçilmesi, "White, AngloSakson, Protestan" (WASP) imtiyazının ortadan kalktığını göstermez.
Beyaz, AngloSakson ve Protestan olan bu seçkin zümre, nüfusun ancak % 20'sini oluşturmakla birlikte, ABD'nin kurumlarında büyük bir ağırlık taşıyor. Bakalım bu ayrıcalıklı zengin grup, değişim rüzgârlarından ne ölçüde etkilenecek?
Ülkemize baktığımızda...
- DTP bir türlü bütün Türkiye'yi kucaklayamadı; Apo ekseninde takıldı kaldı; büyüyememesi bundandır.
- AK Parti ise, her ne kadar Türkiye'nin WASP'ları aksi düşüncedeyse de,İslâmi kimlik üzerinden siyaset yapmadı.
Buna rağmen, dindar kesimin çözülemeyen problemleri yüzünden o kitleyle ilgilendi.
- ABD'den farklıyız. Çünkü onlar , yasal olarak zenci ayrımcılığını halletti. 1950'lerdeki gibi, otobüslerde sadece beyazların oturabileceği koltuklar, beyazların okuyacağı okullar ve restoranlar olsaydı, o zaman ya Obama seçilemezdi; ya da seçilse önce o sosyal yarayı kapatmak zorunda hissederdi kendini.
Bizde, Obama'dan önce Martin Luther King'lere ihtiyaç var; sonra da adaleti tesis edecek yasal düzenlemelere. Sorunlar giderilince, gerginlik kendiliğinden sona eriyor. Böylece, farklı kimliklerin tek bir potada erimesi, kaynaşması kolaylaşıyor.
Müsademe-i efkâr/ Barika-ı hakikat
Ankara'da mahalli seçimler hayli renkli geçeceğe benziyor. Bir kere Melih Gökçek, açık güreşmeyi seviyor. Kendine güveniyor. CHP Ankara adayı Murat Karayalçın ile karşı karşıya gelip, televizyon ekranında tartışacak. Darısı Tayyip Erdoğan'ın başına. Erdoğan, konularına hâkim, anlatacak yığınla icraatı var. Nedense Deniz Baykal ile tartışmaya razı olmuyor. Ben onun bu tavrını, vatandaşımıza yapılan bir haksızlık gibi de görüyorum. ABD'de başkanlık seçimlerinde halk nasıl da işin içinde; tartışmalarda iki görüşü yan yana değerlendirip, birbirlerine verdikleri cevapları da tartarak bir sonuca varıyor.
Türkiye çapında olmasa bile, en azından şimdilik Ankara'da demokrasinin gereği yerine getirilecek; "müsademe-i efkârdan barika-ı hakikat doğacak" . İki adayın karşılaşması gerçeklerin öğrenilmesi açısından çok önemli. Meselâ Gökçek, Murat Karayalçın'ın sadece doğalgazdan 70 milyon tutarında borç bıraktığını, bir zamanlar, Ankaralılara doğalgazı % 90 kârla sattığını, şu anda, kâr marjının % 15 civarında seyrettiğini, birçok yatırımı fahiş fiyatlarla yaptığı için Karayalçın aleyhine davalar açıldığını iddia ediyor.
Karayalçın ise, doğalgazı maliyetine sattığını, Gökçek'in metro yapımını Ulaştırma Bakanlığı'na devrettiğini, sadece kavşak ve üst geçit inşa etmekle yetindiğini belirtiyor.
Seçim zamanı, ancak karşılıklı gelirlerse iki adaydan hangisinin doğru konuştuğunu anlayabileceğiz. Gönül isterdi ki, Erdoğan da Baykal'ın teklifini kabul etsin ve kamuoyunu aydınlatmak üzere böyle bir tartışma düzenlensin. Belki de Erdoğan, rakipleriyle karşılaşmak için 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bekliyor. Acaba o tarihte Tayyip Erdoğan aday olur mu? Olursa, halkın önünde tartışmayı kabul eder mi?
Genç Siviller'den çağrı
"1982 Anayasası, 26 yıl önce, 7 Kasım'da, Jandarma gözetimindeki sandıklara, şeffaf zarflarla atılan oylar sonucunda kabul edilmişti... Devleti kutsallaştıran, özgürlükleri, farklılıkları tehlikeli gören, tek tip insan tanımlaması yapan bu anayasa, yaşadığımız temel sorunların kaynağıdır... Göstere göstere 'hayır' diyeceğimiz sembolik bir referandum düzenliyoruz. Kampanya www.darbedevamediyor.com adresinden yürütülmekte."
Bugün, sanatçılar, gazeteciler, hukukçular, çeşitli meslek dallarına mensup aydınlar Galatasaray Lisesi önünde kurulan sandıkta 12.30-13.00 arasında oy kullanacak. Böylece kampanyaya start verilmiş olacak.
Bakalım Genç Siviller, anayasa değiştirme hususunda üzerine ölü toprağı serilmiş gibi duran iktidar partisini harekete geçirebilecek mi?"
NAZLI ILICAK
[email protected]
Sabah
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
Uzman Çavuş Latif Günaydın neden öldü? Latif Günaydın kimdir, nereli?
Müteahhit Murat Armağan Kimdir? Üsküdar Belediyesi Dosyası
Müteahhit Eyüp Meriç Kimdir? Üsküdar Belediyesi Soruşturması
Müteahhit Sinan Sarıoğlu Kimdir? Üsküdar Belediyesi Dosyası
Kahramanmaraşlı İsmail'in ekmek parası sonu oldu!
Yunus Emre Sarban kimdir? İstanbul Beşiktaş saldırganı Yunus Emre Sarban'ın sicili ve hayatı