Ezgi Apartmanı Davasında Gergin Celse: Sanıkların Tutukluluk Hali Devam Ediyor
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat felaketinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı’na yönelik açılan davanın görülmesine Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Kamuoyunun yakından takip ettiği duruşmaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P., tutuksuz yargılanan iç mimar E.D. ile fenni mesul M.T. ve tarafların avukatları katıldı.
Dava dosyasına eklenen son bilirkişi raporuyla birlikte, yargılama sürecinde alınan toplam rapor sayısı 4’e ulaştı. Mahkeme başkanının söz hakkı tanıdığı sanıklar ve avukatları, suçlamaları reddederek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Ancak mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar S.K. ve M.P.'nin mevcut hallerinin devamına, diğer sanıkların ise adli kontrol şartının sürdürülmesine hükmederek duruşmayı 10 Eylül tarihine erteledi.
Sanıklardan "Sosyal Medya Baskısı" ve "Beraat" Talebi
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık M.P., daha önce hazırlanan üç farklı bilirkişi raporunda da pastanedeki tadilat çalışmalarında kusurlarının bulunmadığının altını çizerek, "Suçlamaları hiçbir şekilde kabul etmiyorum ve beraatımı istiyorum" dedi.
Bir yıldır cezaevinde olduğunu belirten diğer tutuklu sanık S.K. ise adalete güvendiğini ifade ederek, "Televizyon kanallarında aileme kadar varan saldırılar gerçekleştiriliyor. Savcılığın mütalaasını ve hakkımdaki suçlamaları reddediyor, beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu. Sanık avukatlarından Mesut Çakar da müvekkillerinin sosyal medya baskısı nedeniyle mağdur edildiğini savunarak tahliye talebinde bulundu.
Avukat Ersan Şen'den Savcılığın Mütalaasına Sert Tepki
Duruşmanın ardından adliye binası önünde açıklamalarda bulunan Avukat Ersan Şen, savcılığın celse arasında sunduğu esas hakkındaki mütalaaya tepki gösterdi. Pamukkale Üniversitesi'nden gelen ek raporun henüz mahkemede değerlendirilmediğini belirten Şen, şu ifadeleri kullandı:
"Savcılık makamı, lehimize gelen ek raporu adeta yok sayarak anlamsız bir şekilde 7 sayfalık mütalaasını sundu. İstanbul, ODTÜ ve Pamukkale Üniversitesi'nden alınan toplam 4 rapor da pastanedeki tadilatın binanın yıkımında bir etkisi olmadığını net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu raporların alınmasını zaten savcılık talep etmişti. Eğer bilirkişi raporlarını dikkate almayacaksak, bu heyetlerden neden görüş istiyoruz?"
"Uyuşturucu ve Ölümlü Davalarda Teknik Tespit Olmadan Karar Verilebilir mi?"
Konuşmasında yargılama usullerine dikkat çekmek için farklı suç türlerinden örnekler veren Ersan Şen, teknik ve bilimsel raporların mahkemeler için bağlayıcı olması gerektiğini savundu. Şen, konuyu şu sözlerle örneklendirdi:
"Bir uyuşturucu davasında ya da cinayet dosyasında uzman incelemesi yaptırmadan 'bu madde uyuşturucudur' veya 'ölüm sebebi şudur' diyebilir misiniz? Trafik kazalarında bile bilimsel sonuca varmak için teknik tespitler zorunludur. Ezgi Apartmanı dosyasında da uzmanlar, binanın yıkılmasını tetikleyen asıl unsurun statik proje hataları ve müteahhit kusurları olduğunu söylüyor. Pastane tadilatının binayı tek başına yıkmayacağı belliyken, savcının muhtemel kast üzerinden ceza istemesini anlamak mümkün değil."
"17 Bilirkişi Kusursuz Olduğumuzu Söylüyor"
Binanın yıkımındaki illiyet bağının yalnızca uzmanlar tarafından tespit edilebileceğini vurgulayan Avukat Ersan Şen, müvekkillerinin binanın müteahhidi veya fenni mesulü olmadığını hatırlattı. Müvekkillerinin sadece alt kattaki dükkanları satın alıp tadilat yaptığını belirten Şen, sözlerini şöyle tamamladı:
"Dosyayı inceleyen toplam 18 bilirkişiden 17'si, pastanedeki değişikliklerin binanın yıkımına yol açmadığını açıkça belirtiyor. Asıl kusurlular adli kontrolle dışarıdayken, müvekkillerimin hala tutuklu bulunması büyük bir eşitsizliktir. Sosyal medya mahkemeleri üzerinden karar verilemez; adaletin yerini bulmasını ve bu haksız tutukluluğun sonlandırılmasını bekliyoruz."
Next




