Küresel finans piyasaları, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son hamleleri ve Beyaz Saray’ın sertleşen dış politika adımlarıyla sarsılmaya devam ediyor. 29 Ocak 2026 itibarıyla altın fiyatları, ekonomi tarihinin en hareketli günlerinden birini yaşıyor. Yatırımcılar, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde varlıklarını korumak için güvenli liman altına yönelirken, piyasa uzmanları mevcut yükselişi "hiper evre" olarak tanımlıyor.
FED KARARI VE TRUMP’IN DIŞ POLİTİKASI PİYASALARI TETİKLEDİ
ABD Merkez Bankası (Fed), beklentiler doğrultusunda politika faizini %3,50-3,75 bandında sabit tutma kararı aldı. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell’ın yaptığı açıklamalar, enflasyonla mücadelenin henüz bitmediğine işaret etti. %2’lik enflasyon hedefine ulaşma kararlılığının vurgulanması, dolar endeksinde dalgalanmaya yol açarken değerli metallere olan talebi zirveye taşıdı.
Eş zamanlı olarak Washington hattından gelen açıklamalar, küresel risk iştahını minimuma indirdi. Trump yönetiminin İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik sert resti ve Küba ile Venezuela eksenindeki askeri hareketlilik sinyalleri, jeopolitik risk primini artırdı. Uluslararası hukuk zemininde yaşanan tartışmalar, merkez bankalarının rezervlerini dolardan fiziki altına kaydırmasına neden oldu.
MEHMET ALİ YILDIRIMTÜRK: TAHMİNLERİMİZİ GÜNCELLEMEK ZORUNDA KALDIK
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, piyasada yaşanan bu olağanüstü durumu değerlendirdi. Yıldırımtürk, fiyatlardaki değişim hızının rasyonel analiz sınırlarını zorladığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı:
"Bundan sadece birkaç hafta önce nisan ayı için 7 bin lira seviyelerini konuşuyorduk. Ancak piyasadaki volatilite o kadar arttı ki, tüm eski projeksiyonlarımızı revize ettik. Mevcut veriler ışığında ons altının yıl içerisinde 6 bin dolar seviyesini test etmesi artık uzak bir ihtimal değil. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, gram altının yıl sonunda 10 bin TL bandına ulaşması şaşırtıcı olmayacaktır."
YIL SONU BEKLENTİLERİNDE REKOR SEVİYELER KONUŞULUYOR
Yıldırımtürk, fiyatlardaki sert yükselişin ardından gelmesi beklenen kar satışlarına ve düzeltme hareketlerine de değindi. Piyasada kalıcı bir düşüş trendinin oluşması için gerekli makroekonomik koşulların henüz oluşmadığını belirten uzman, şu tespitlerde bulundu:
"Piyasada teknik düzeltmeler mutlaka yaşanacaktır. Ancak bu geri çekilmelerin derinleşmesini beklemiyoruz. Çünkü küresel sistemdeki belirsizlikler ve bölgesel çatışma riskleri, yatırımcıyı sürekli olarak altına yönlendiriyor. Bugün gelinen noktada, tüm ekonomik göstergeler altını işaret ediyor. 2026 yılının ilk 28 gününde yaşanan bu devasa hareketlilik, yılın geri kalan 337 günü için bize çok önemli bir mesaj veriyor."
ALTININ YÜKSELİŞİNİ DESTEKLEYEN TEMEL FAKTÖRLER
Piyasa analistlerine göre, altın fiyatlarının hesaplamaları altüst eden yükselişinin arkasında üç ana neden bulunuyor:
-
Jeopolitik Belirsizlikler: Trump yönetiminin İran’a yönelik nükleer çıkışları ve Venezuela ile Küba üzerindeki baskısı, güvenli liman ihtiyacını körüklüyor.
-
Para Birimlerine Olan Güvenin Azalması: Uluslararası hukuk normlarının ihlal edildiğine dair algı, doların rezerv para statüsünü sorgulatırken fiziki altına olan talebi artırıyor.
-
Fed'in Enflasyon Çıkmazı: Faiz oranlarının yüksek seyretmesine rağmen enflasyonun hedeflenen seviyeye inmemesi, paranın satın alma gücünü koruma içgüdüsünü tetikliyor.
YATIRIMCI İÇİN REHBER NİTELİĞİNDE UYARILAR
Uzmanlar, bu dönemde yatırım yapacak vatandaşların kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade uzun vadeli stratejilere odaklanması gerektiğini vurguluyor. Altın fiyatlarındaki "hiper yükseliş" döneminin, küresel siyasi dengeler yerine oturana kadar devam edeceği öngörülüyor. Merkez bankalarının alımları ve bireysel yatırımcıların ilgisi, altını 2026 yılının en çok konuşulan yatırım aracı yapmaya aday görünüyor.




