CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, kent genelinde üç kişinin yaşamını kaybetmesine, yüzlerce ev ile iş yerini su basmasına yol açan şiddetli sağanağı değerlendirdi. Can kayıplarına ve maddi hasara yol açan doğa olayının ardındaki esas faktörün yönetim hataları olduğunu vurguladı.
Tekin, 41 yıldır görülmemiş şiddette gerçekleşen bu yağışın sadece iklim şartlarıyla açıklanamayacağını belirtti. Anadolu coğrafyasında kimsenin dere yataklarının doğal akışına müdahale etmediğini hatırlatan Tekin, su yollarının değiştirilmesinin kentsel ölçekte büyük felaketlere zemin hazırladığını ifade etti.
İMAR UYGULAMALARI VE GEÇMİŞTEN DERSLER
İstanbul'un kontrolsüz yapılaşma ve rant odaklı projeler nedeniyle ağır zarar gördüğünü savunan Gürsel Tekin, kentsel planlamadaki hataların felaketleri beraberinde getirdiğini belirtti. 2009 yılında Ayamama Deresi'nin taşması sonucu 34 kişinin hayatını kaybettiği benzer olayı hatırlatarak, aradan geçen yıllara rağmen dere yataklarındaki yapılaşmanın devam ettiğine dikkat çekti.
Kentteki yeşil alanların ve deprem toplanma alanlarının hızla azaldığını dile getiren Tekin, kamuya ait arazilerin imara açılmasıyla çocukların dahi oyun oynayabileceği toprak alanların kalmadığını ifade etti.
NÜFUS VE ALTYAPI UYUŞMASIZLIĞI
İstanbul’un mevcut altyapısının geçmişte yaklaşık 8 milyon nüfusa göre planlandığını kaydeden Tekin, günümüzde kentte 18 milyonu aşkın insanın yaşadığını belirtti. Kapasitesinin çok üzerinde bir yük taşıyan altyapının ilk şiddetli yağışta çöktüğünü vurguladı.
Avrupa’daki benzer iklim olaylarında aynı felaketlerin yaşanmadığına değinen Tekin, kaçak veya mevzuata aykırı yapılara izin veren denetim mekanizmalarının etkin şekilde çalıştırılmadığını savundu. Kamu arazilerinin tahsisi ve rant odaklı kararlar nedeniyle imar mevzuatına aykırı davranan hiçbir yetkiliden hesap sorulamadığını dile getirdi.
FİKİRTEPE VE ŞEHİRCİLİK MODELİ AÇIKLAMALARI
Fikirtepe bölgesindeki kentsel dönüşüm sürecini eleştiren Gürsel Tekin, planlama aşamasında kamu yararı yerine bireysel zenginleşmenin ön plana çıkarıldığını belirtti. Bölgedeki yeşil alanların ve kamuya ait arsaların satılması nedeniyle kentsel dönüşümün yaşam kalitesini düşüren bir yapılaşmaya dönüştüğünü savundu.
Ayrıca kent genelinde hava koridorlarının yüksek katlı binalarla kapatıldığına işaret eden Tekin, doğal rüzgar akışının kesilmesinin kentsel yaşamı olumsuz etkilediğini bildirdi. İstanbul'da 7 farklı kurumun imar yetkisinin bulunmasının bütüncül bir şehir planlamasını imkansız kıldığını vurguladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de çağrıda bulunarak, kamuya ait taşınmazların tespiti için valilikler kanalıyla envanter çalışması başlatılmasını talep etti.
YAPILAŞMA VE DEPREM RİSKİ UYARILARI
Programda yer alan Av. Bedia Teymur ise kentsel dönüşüm projelerinde ve alışveriş merkezlerinin yapımında çevre koşullarının yeterince dikkate alınmadığını ifade etti. Sağanak yağış sonrası modern yapılarda ve otoparklarda yaşanan su baskınlarının, kentin olası bir depreme ne kadar hazırlıksız olduğunu açıkça gösterdiğini belirtti.
Teymur, kamu görevlilerinin ellerindeki yetkileri toplum yararına kullanması gerektiğini, aksine davranışların kentsel yaşamı doğrudan tehdit ettiğini kaydetti. Doğal alanların tahrip edilmesinin bedelini tüm kentin ödediğini vurgulayarak yetkilileri sorumluluk almaya davet etti.
Next




