ESKİDEN, çok eskiden...

Azıcık aykırı konuşana, birazcık ileri gidene...


Şöyle denirdi:


“Memleketin birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyulduğu bir dönemdeyiz. Aykırı aykırı konuşup da birlik ve beraberliği bozma.”


Bu yaklaşımın epey mavrası yapılmış, dalgası geçilmiştir.


Bir de “Yoksa sen 12 Eylül öncesine mi dönmek istiyorsun?” sorusu vardır ki, “Zeki / Metin” ikilisinin skeçlerinde epey geyiği döndürülmüştür bu sorunun...

* * *


Bugünlerde ise aykırı konuşanları, ileri gidenleri başka tekniklerle susturmak istiyorlar...


Diyorlar ki:


“Siz böyle aykırı konuştukça, ileri geri laflar ettikçe, sivil dikta falan dedikçe askere davetiye çıkarmış oluyorsunuz...”


Yani şunu demek istiyorlar:


“Yutun kardeşim... Yutkunun... Eleştirilerinizi paranteze alın... Kaygılarınızı paylaşmayın... Yoksa asker gelir.”


Buna mukabil...


Aykırı gidenler diyorlar ki:


“Ne darbesi kardeşim... Dış konjonktür müsait değil... İçeride de askerin darbe yapacak mecali kalmadı çok şükür... Bırak da biraz aykırı gideyim.”


Fakat...


“Susturma lobisi”ni yıldırmak ne mümkün!


“Darbe olmaz” cevabını alan lobi, bu kez başka bir korkutma atağı yapıyor:


“Darbe olmayabilir ama AK Parti hakkında kapatma davası açılabilir... Susun, malzeme vermeyin, aykırı gitmeyin.”


Sen istediğin kadar “Şu ortamda AK Parti hakkında dava açacak bir savcının aklı yoktur” de...


Lobi yemin etmiş bir kere, aykırı gideni susturmaya...

* * *


Aykırı gitme, birlik beraberlik zedelenir...


Aykırı gitme, askerin morali bozulur...


Aykırı gitme, terörist azar...


Aykırı gitme, dincilere yarar...


Aykırı gitme, vatan bölünür...


Aykırı gitme... Aykırı gitme... Aykırı gitme...


Ömrü bu türden “aykırı gideni susturma” tekniklerine maruz kalmakla geçmiş bir aykırının teki olarak...


“Aykırı gitme... Darbe olur” ya da “Aykırı gitme... AK Parti hakkında kapatma davası açılır” türünden cümleleri duydukça...


Sinir oluyor ve hepten aykırı gitmek istiyorum...



Sarıgül’den yanıt



“MUSTAFA Hakkında Birkaç Önemli Şey” başlıklı yazıma Mustafa Sarıgül’den yanıt geldi...


İşte Sarıgül’ün beş maddede topladığım açıklaması:

* * *


* CEM UZAN’A BENZEMEM: 30 yıllık siyasi hayatımın ve mücadelemin Cem Uzan ile kıyaslanmasından üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Ben siyasete tepeden inmedim, atamayla gelmedim. Dişimle tırnağımla mücadele ederek, emek vererek bugünkü noktaya ulaştım.


* CHP’Yİ BEN Mİ ENGELLEDİM: CHP bugüne kadar 6 genel seçime katıldı ancak iktidar olamadı. Biz mi engelledik bunu... CHP sanki iktidara gidiyormuş da biz engelliyormuşuz gibi bir algı yaratılmaya çalışılmasını üzüntü ve şaşkınlıkla karşılıyorum. Bu bize karşı yapılacak en büyük haksızlıktır.


* CHP’Yİ BÖLMÜYORUM: Biz CHP’nin bugüne kadar alamadığı oylara talibiz... Diğer parti seçmenlerinin oylarına da talibiz... Bölmek, parçalamak değil, Türkiye’nin sorunlarına, sıkıntılarına çare olacak bir değişimi gerçekleştirmek için yollardayız.


* AK PARTİ’Yİ ELEŞTİRİYORUM: Ben gittiğim her yerde işsizlikten, yoksulluktan, açlıktan, sefaletten, ekonomideki kötü gidişten, dış borçlardan söz ediyorum. Türkiye’nin bu kötü gidişten kurtularak yeni bir iktidara kavuşması gerektiğini anlatıyorum. Tüm bunlar AK Parti eleştirisi değil de nedir?


* YIKICI MUHALEFETE KARŞIYIM: Biz yıkıcı ve karalayıcı değiliz. Çözüm öneren, alternatif ortaya koyan, yanlışların yanında doğruları da gören bir tutum sergiliyoruz. Kötülemiyoruz, çare buluyoruz... Üslubumuzdaki fark budur.



AHMET HAKAN
HÜRRİYET