KAHRAMANMARAŞ’ta 6 Şubat felaketinin ardından sağlık kuruluşlarına başvuran hasta profilinde dikkat çeken bir değişim yaşanıyor. Özel HG Hospital Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Beşir Şahin İnceer, afet sonrası dönemde bel ağrısı ve bel fıtığı şikayetlerinin zirve yaptığını açıkladı.
ANİ HAREKETLER VE ZORLU YAŞAM KOŞULLARI OMURGAYI YORDU
Dr. Beşir Şahin İnceer, deprem anındaki refleksif korunma hareketlerinin ve sonrasındaki fiziksel zorlanmaların fıtığa davetiye çıkardığını belirtti. İnceer, "Deprem anında yaşanan ani sarsıntılar ve kaçış sırasındaki ters hareketler omurgada ciddi hasarlar bıraktı. Afet sonrasında ise ağır eşyaların taşınması, ev değişiklikleri ile çadır, konteyner veya araç içerisindeki kısıtlı yaşam alanları omurgaya anormal yük bindirdi" dedi.
SÜREKLİ TETİKTE OLMA HALİ KASLARI KİLİTLİYOR
Depremin sadece fiziksel değil, psikolojik etkilerinin de kas-iskelet sistemini doğrudan etkilediğini vurgulayan İnceer, stres faktörüne dikkat çekti. Vücudun sürekli "savaş ya da kaç" modunda olmasının kasların gevşemesine izin vermediğini ifade eden İnceer, "Sürekli deprem olacakmış hissiyle tetikte beklemek, bel ve sırt kaslarının devamlı kasılı kalmasına neden oluyor. Bu durum disk yapısını bozarak bel fıtığına ve şiddetli bacak ağrılarına zemin hazırlıyor" ifadelerini kullandı.
AMELİYATSIZ TEDAVİ MÜMKÜN
Bel fıtığının oluşum sürecini ve tedavi yöntemlerini anlatan Dr. İnceer, omurlar arasındaki disklerin baskı yapması sonucu ağrıların oluştuğunu söyledi. Erken teşhisin önemine değinen Uzman Dr. İnceer, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bel ve bacak ağrısı yaşayan hastalarımızın büyük bir kısmı, doğru tedavi yöntemleriyle ameliyata gerek kalmadan sağlığına kavuşabiliyor. Vatandaşlarımıza tavsiyemiz, ağrıları ihmal etmeden bir uzmana başvurmalarıdır. Erken müdahale, kalıcı hasarların önüne geçmek için en etkili yoldur."




