Avrupa Birliği (AB), Schengen Bölgesi’ne giriş çıkışlarda güvenliği artırmak ve süreci dijitalleştirmek amacıyla hazırladığı yeni sistemi resmen uygulamaya koydu. Başta Türk vatandaşları olmak üzere, Schengen dışından gelen tüm yolcuları kapsayan bu yeni dönem, sınır kapılarındaki geleneksel kontrol yöntemlerini değiştiriyor.
BİYOMETRİK VERİ KAYDI ZORUNLU OLDU
Giriş-Çıkış Sistemi (EES) kapsamında, Schengen üyesi ülkelere seyahat eden yolcuların biyometrik bilgileri artık sınırda dijital olarak kayıt altına alınıyor. İrlanda ve Güney Kıbrıs dışındaki tüm AB üyeleri ile İsviçre, İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç bu sistemi eş zamanlı olarak kullanmaya başladı. Yeni uygulama ile pasaportlara vurulan fiziksel mühürlerin yerini dijital veri tabanı alıyor.
SİSTEM NASIL ÇALIŞACAK
Sistemin geçerli olduğu ülkelere ilk kez giriş yapacak yolcuların, pasaport kontrol noktasında yüz fotoğrafları çekiliyor ve parmak izleri taranıyor. Dijital ortamda saklanan bu veriler, yolcunun kimlik bilgilerini sınır güvenliği ile entegre hale getiriyor. Kısa süreli vize hamili olan ve daha önce parmak izi veren kişilerin sadece güncel fotoğrafları sisteme ekleniyor. 12 yaşından küçük çocuklar ise parmak izi verme zorunluluğundan muaf tutuluyor.
VİZE İHLALİ YAPANLAR ANLIK TESPİT EDİLECEK
EES teknolojisi, yolcuların Schengen bölgesinde kalış sürelerini otomatik olarak takip ediyor. İzin verilen süreyi aşan kişileri anında tespit eden sistem, vize ihlallerini veri tabanına işliyor. Sınırda giriş reddi alan yolcuların bilgileri de sistemde saklanarak, gelecekteki vize başvurularında referans olarak kullanılıyor.
ETIAS SİSTEMİ DE YOLDA
AB yetkilileri, uygulamanın güvenlik açıklarını kapattığını ve sınır geçişlerini daha şeffaf hale getirdiğini belirtiyor. Diplomatlar ve oturum izni olanların muaf tutulduğu bu sürecin ardından, yıl sonunda Avrupa Seyahat Bilgi ve İzin Sistemi’nin (ETIAS) devreye alınması bekleniyor.




