Ölüme götüren 107 mesaj!

Ölüme götüren 107 mesaj!
Annesi'nin önce zehirleyip sonra boğduğu 18 yaşındaki Melek'i ölüme götüren 107 SMS!

Annesi 43 yaşındaki İrep D. tarafından fare zehri ve kalp ilacı içirilip ardından boğularak öldürülen 18 yaşındaki Melek'i ölüme götüren nedenin, yaşadığı yasak aşkla ilgili gelen 107 mesaj olduğu ortaya çıktı. Olayı öğrenince Melek'in saçını kesen, genç kızın sevgilisinin eşi 27 yaşındaki Ebru D. de tutuklandı.

Geçen yıl bir kişiyle kaçan ancak ailesi tarafından geri getirilip Denizli Mahallesi'nde bir tuhafiye mağazasında çalışmaya başlayan Melek D., iddiaya göre, ablasının çalıştığı giyim mağazasının sahibi ve tesadüfen aynı soyadını taşıdığı 2 çocuk babası 30 yaşındaki Mehmet D. ile aşk yaşamaya başladı. İişkiyi öğrenen Mehmet D.'nin eşi Ebru D., genç kızın annesi İrep D.'ye anlattı. Olayı öğrenince namus meselesi yapan anne İrep D., 3 Şubat günü kızı Melek'i iddiaya göre intihara ikna etti. İrep D., fare zehri ile kalp ilacı içirdiği kızı Melek ölmeyince, yüzüne yastık bastırıp boğazını sıkarak öldürdü.

Adana'da meydana gelen olaya intihar süsü vermek isteyen anne tutuklanırken, ifadesinde 2 Şubat'ta 18 yaşına giren kızı Melek'i, Mehmet D. ile yasak aşk yaşadığı için öldürdüğünü itiraf edip, “Ebru eşiyle aşk yaşadığı için kızımın saçını kesmiş. Kız kardeşi ve iş arkadaşıyla birlikte rehin alarak otele götürüp yasak aşkı itiraf eden görüntülerini çekmiş” demesi üzerine Mehmet D.'nin eşi Ebru, Ebru D.'nin kız kardeşi 22 yaşındaki Eda K. ile konfeksiyoncu 27 yaşındaki Hamdullah S. gözaltına alındı. 2 gün önce ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' suçundan adliyeye sevk edilen Ebru D. tutuklandı, diğer 2 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Ebru D., ifadesinde eşi ile aşk yaşadığı için Melek'e kızıp saçını kestiğini doğruladı. Otele götürüp kamerayla görüntüsünü çekmediklerini belirten Ebru D., olayı şöyle anlattı; “Melek'in ablası 2.5 aydır benim yanımda çalışır. Kız kardeşi Melek ise bir kaç dükkan ilerimizdeki tuhafiyecide çalışıyordu. 2 Şubat'ta Melek işyerine gitmeyince patronu işyerinde unuttuğu cep telefonunu bize gönderdi. Telefonu irtibat kurmak için açtığımızda ‘ablam', ‘canım' ve “Mahmut' isimli numaraları gördük. Ben ‘Canım' yazılı numaraya girdiğimde eşimin numarasını gördüm. Mesajlar hanesini açtığımda 108 tane mesaj vardı. Bunların 107'si eşimin Melek'e gönderdiği mesajlardı. Bu mesajlar aşk ve sevgi sözleri içeriyordu. O anda sinir krizi geçirdim. Daha sonra Melek'i işyerime getirdim. Telefondaki mesajları Melek'e gösterip, ‘Sen evli bir adamla bu şekilde mesajlaşmaya utanmıyor musun?' diyerek bağırdım. Daha sonra eve gidip eşimle kavga edip kovdum. Ardından işyerine döndüğümde Melek'in annesiyle karşılaştım. Annesi olaydan haberdar olmuş, ‘alın kızınızı gidin, akşam evinize gelip babasına anlatacağım' dedim. Ablası, ağlayıp babasının kalp ve şeker hastası olduğunu, ölebileceğini söyledi. Onun üzerine ‘Ne haliniz varsa görün' diyerek o sinirle, ‘Ben utanıyorum sen de utan' dedikten sonra Melek'in saçının ön kısmını kestim. O sırada mal alıp verdiğimiz Hamdullah bey geldi. Konu açılınca, konuşmak için ben, Melek ve kız kardeşim Eda, Hamdullah'ın otomobiline binerek dolaştık. 15 dakika araçla dolaşarak konuştuk. İddia edildiği gibi Melek'i işyerine kapatmadım. Otele götürüp itiraflarının yer aldığı görüntüsünü çekmedik.”

Ebru D.'nin kız kardeşi ablasının ifadelerine katılırken Hamdullah S. ise, tahsilat için Ebru'nun işyerine gittiğinde mesajlaşma tartışması yaşandığını belirterek, “Olayın aslını öğrendikten sonra işi büyütmemelerini istedim. Ebru, çevredeki esnafların duymaması için araçta konuşulmasını önerdi. Melek araca binerken kimse zorlamadı. Araçta Ebru, Melek'e eşini rahat bırakmasını, açacağı boşanma davasında çocukların velayeti için tanıklık yapmasını istedi. Ben, aracıma kimseyi zorla bindirmedim, otele de götürmedim” dedi. (Mynet)
Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2009, 09:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63