AK Parti, her seçim öncesinde olduğu gibi, 30 Mart 2014 tarihinde gerçekleşecek Genel Mahalli İdareler Seçiminde göstereceği belediye başkan adaylarını belirlemek için temayül yoklaması yapmaya karar vermişti.


İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Gaziantep, Konya, Kayseri, Antalya, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Mersin, Kocaeli, Sakarya ve Samsun’un yer aldığı eski 16 büyükşehir de 27 Ekim 2013 Pazar günü temayül yoklamasını gerçekleştirdi. Sıra yeni büyükşehir olan 14 il’deydi. 9 Kasım 2013 Cumartesi günü de 13 büyükşehirde ve Kahramanmaraş’ımızda da temayül yoklaması yapıldı.


AK Parti’deki temayül yoklamaları ile ilgili birkaç tespitimizi paylaşalım.


Öncelikle şuna karar verelim. Genel Merkez, temayül yoklamasında “belediye başkan adayımız kim olsun” diye mi soruyor, yoksa “teşkilat hangi aday veya adaylara ne kadar angaje” onu mu öğrenmek istiyor.


Bence Ak Parti, bütün bu çalışmaları teşkilatın seviyesini, çapını, kalibresini ölçmek için yapıyor.


Temayül yoklamasının sonuçlarını, sandıkları açıp yerinde ilan etmemesi de zaten bu düşünceyi doğruluyor. Kaldı ki yerinde ilan etmenin mahsurları da 2002 Milletvekili Genel Seçimleri ile ilgili yapılan temayül yoklamasında görülmüştü. Bazı yerlerde birkaç delegenin oyunu almak için Allah muhafaza az daha kan gövdeyi götürüyordu.


Bir diğer tespitimiz, temayül yoklamalarında ilk 5’te çıkanların siyasi yaşamlarını nasıl sona erdirdikleridir. Kendi kendilerine zarar verdiklerini bilinçli olarak söylüyorum. Zira Genel Merkezdeki zevatın tamamına yakını delege davranışlarını ve tercihlerini etkileyen faktörleri gayet iyi bilirler.


Bir diğer konu ise AK Parti’deki ast üst ilişkisidir. Parti kurulduğunda “bağımsız delege” konusu açık seçik Tüzük’te zikredilmiş ve Parti’nin her alandaki geleceğine bunların karar vereceği kurala bağlanmıştı. Ne var ki “Türkiye’nin kendine özgü şartları var” prensibine AK Parti de uydu. 2002 Seçimlerinden hemen sonra Olağanüstü Kongre yaparak tüzük değişikliğine gitti. Buna göre, Parti’nin her kademesinde görev alacakları seçecek delege heyetini, atama yolu ile gelenlerin kendi elleri ile yazdıkları “güdümlü delegeler” teşkil etti. Sonuçta “ben seni delege olarak yazdım, sen de beni başkan adayı olarak seçersin artık” muhabbeti. Açık söyleyeyim ben de bunu önceleri yadırgıyordum. Zira bu değişiklik yapılmamış olsa idi, mahallelere kurulacak sandıklarda yine 'hasan değil basan' alacak yoksa da kan gövdeyi götürecekti. Demezler mi “demokrasi erdemliler rejimi”. Haksızda değiller hani… Bundan dolayı, teşkilattaki mevki ve makam sahiplerinin temayül yoklamasında ilk sıralarda çıkması da tabiidir.


Genel Merkez, temayül yoklamasında ana başlıklara bakmaz. Bakar ama “icabına bakar”. Onların baktıkları, “satır aralarıdır”. Ben bu yoklamada satır aralarını iyi okuyacaklarını düşünüyorum…


Temayülden muradın ne olduğunu açıkladıktan sonra, büyükşehir belediye başkan adaylığı ile ilgili olarak yapılması gerekeni yinelemek istiyorum.


Kahramanmaraşlı hemşerilerimizin %64,9’unun 2009 seçimlerinde “ölümüne AK Parti” diyerek ve asaletini göstererek fedakârlıkta bulunduğunu ve “partili seçmen” davranışı sergileyerek Sayın Poyraz’ı bir kez daha Başkan seçtiğini hatırlatarak. AK Parti, hemşerilerimizin bu davranışını iyi okumalı ve gereğini yapmalıdır diyorum.


Muhalefet partileri adaylarını birer birer açıklamaktadır.


MHP, Konya Selçuk Üniversitesinde öğretim üyeliği görevinde bulunmuş Prof. Dr. Tahir Akgemci’yi partisinin büyükşehir belediye başkan adayı olarak ilan etti. Sayın Akgemci, sevilen ve akademik kimliği olan bir şahsiyettir. Reel-politik açıdan MHP AK Parti’nin rakibi olamaz denilebilir. Ancaak.. MHP, mevcut adayı ile AK Parti’den oy alabilecek en büyük parti durumundadır. Kaldı ki siyasette rakip hiçbir zaman küçümsenemez ve küçümsenmemelidir.


Kahramanmaraş’ımızın gelişen ve değişen Türkiye’de ve Dünya’da daha iyi bir yer edinmesi için münevver insanlarımıza, iş adamlarımıza ve bunların temsilcilerine, hülasa tüm kanaat önderlerimize sesleniyorum.


Gelin işi kolay kılalım, kaçmayalım, korkmayalım, ürkmeyelim, sorumluluğumuzu yerine getirelim.


Bunu fakir fukaradan garip gurebadan beklemeyelim. Hep birlikte Kahramanmaraş'ımızın şanlı tarihine yeni bir sayfa ekleyelim.


Tarihi yazan biz olmaz isek, tarihin bizi affetmeksizin yazacağını unutmayalım.


Öyle bir aday bulalım ki ismini kamuoyu duyduğunda hep birlikte içimizden “derin bir oh çekelim”. Vizyonu ile misyonu ile her yönü ile rakiplerine fark atacak, bu nadide şehre sıçrama sağlatacak göğsümüzü gere gere başkan adayımız ve başkanımız budur diyebilelim.


Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde adeta son prova denilebilecek bu seçimde, AK Parti’nin küsurat mertebesinde bir oy kaybına dahi tahammülünün olmadığını, istikrar ve güvenin korunmasının elzem olduğunu ve bütün bu gerçekleri en iyi bilen siyasi liderin de, Recep Tayyip Erdoğan olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.


Bu arada, Başkan Poyraz’ın adaylık için müracaat etme.me.sini çok anlamlı bulduğumu, uyarılarımızın dikkate alınmış olmasını önemsiyor ve mutluluğumuzu belirtmek istiyorum.


Görelim mevlâm neyler, Neylerse güzel eyler..


EDİTÖR
www.kanal46.com