Bilinen anlamının dışında “kale” ifadesi, siyasette güçlü olunan iller için kullanılır. Kabul etmek gerekir ki Kahramanmaraş AK Parti’nin üç önemli kalesinden birisidir.


Bu gerek merkezi ve gerekse mahalli idareler seçim sonuçlarına da yansımıştır. Bu gerçeği dikkate alarak ve de siyasette kesin konuşmanın doğru olmadığı ilkesini mahfuz tutarak, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı konusunu iktidar partisi ve adayı üzerinden ele almak yanlış olmasa gerek…


 “Gelin bu kez ıskalamayalım…” başlıklı bir önceki yazıda Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı konusunda AK Parti’nin en doğru kararı vermesi gerektiğini, bu memleket için kaygı taşıyanlar olarak ısrarla vurgulamıştık. Aksi durumun yeni statüsü ile İlimize çok şey kaybettireceğini ve Parti’nin 2023 Vizyonuna da yeterince hizmet etmeyeceğini ifade ettik. Kanal46 olarak haklı gerekçelerimizi de bir bir sıralamıştık. O yazımızın, yayına konulduğu 27 Ekim 2013 tarihinden bu yazının yayına konulduğu 1 Kasım 2013 tarihine kadar geçen 8 gün gibi kısa zaman zarfında 30 bine yaklaşan okurumuz tarafından ilgi ile okunmuş olması bizi ziyadesi ile mutlu etmiştir. Okurlarımızın önemli bir bölümü yazıyı okumakla kalmayıp olumlu tepkilerini bizzat paylaşmıştır.


Kanal46 olarak şöyle bir yargıya vardık. Bu yazıyı yazmakla, meseleye dair sözü olup da şu veya bu gerekçe ile ifade etmekte zorlanan hemşerilerimizin aslında hislerine tercüman olmuşuz.


O halde 30 Mart 2013 demokrasi bayramının, İlimiz için bir milat olduğu tespitimize kimse itiraz etmeyecektir. Doğru kararı AK Parti’nin vermesine bu ilde yaşayan ve bu İl için kaygı taşıyan herkes katkı koymak durumundadır. Bu çerçevede de en büyük katkıyı Başkan Mustafa Poyraz koymalı ve ilk adımı Poyraz atmalıdır.


Başkan Poyraz bu katkıyı nasıl koymalıdır?


Aşağıdaki satırları okuduğunuzda bu soru cevabını bulmuş olacaktır.
"Gerektiğinde ya da zamanı geldiğinde koltuktan kalkmasını da bilmek gerekir” sözü çok söylenir, maalesef şu ana kadar bizim yakın siyasi tarihimizde buna hiç rastlanmadı, siz rastladınız mı? Öyleki pek çok konuda dünyaya ve ülkemize ilkleri yaşatan Tayyip Erdoğan 3 dönem kuralı ile yanlış bir geleneği sonlandıracaktır. Zira geleneksel siyasetimizde koltuğa oturanı Allah gecinden versin hak vaki olmadıkça kaldırmak mümkün olmuyor. Türkiye siyasetinin kanaatimce demokrasisi ve kendi gelişmiş ülkelerin siyasetinden ayrılan yanı da budur. Tekraren söylüyoruz gerektiğinde ya da zamanı geldiğinde koltuktan ayrılmak veya çekilmek bir erdemdir. Batı demokrasilerinde, bu aynı zamanda siyasi bir gelenektir de...


Bu ülkede seçilmiş makam sahibi bir kimse için hizmet etmek esas olup yanlış uygulamalar içinde bulunmak istisnadır. Şahısları konuşmak niyetinde değiliz, bu dar ve sığ düşünen insanların yapacağı bir iştir. Ama izah etmeye çalıştığımız aslında bir tefekkür etmedir. İnanan bir insanın her an yapması gereken bir amel ve kısaca kendini hesaba çekmedir…  Burada kişileri yargılamak asla, hakir görmek asla ve kat’a.  Bu İl'in menfaatleri için kim ne yapmalı sorusuna cevap aramak…


Sayın Poyraz, uzun yıllar serbest eczacılık yapmıştır. Hatırlanacak olur ise, Hanefi Mahçiçek Belediye Başkanlığından 3 Kasım 2002 22. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde aday adaylığı için istifa etmiş, Belediye Meclis üyeleri ise boşalan koltuğa kendi aralarından Meclis Üyesi olan Mustafa Poyraz’ı 15 Ağustos 2002 tarihinde seçmişti. Sayın Poyraz’ın yerel yönetimlerle tanışması 1994 Genel Mahalli İdareler Seçiminde Meclis Üyesi olarak başlamıştı. 2004 Genel Mahalli İdareler Seçiminde bu kez hemşerilerimizin %65,5’inin oylarını alarak belediye başkanı seçilmişti. 2009 Genel Mahalli İdareler Seçimine gelindiğinde, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, bir önceki yazıda da bahsettiğimiz gibi başarılı bulduğu belediye başkanlarının illerini ve isimlerini başarı sırasına göre ilan edeceğini açıklamıştı. Hepimiz, o tarihi günü ve açıklamayı beklemeye başlamıştık. Nitekim Erdoğan “Konya, Kayseri ve Antalya’da aynı başkanlarla yola devam” edeceklerini 17 Aralık 2008 tarihinde ilan etmişti. Bu birinci liste idi… İkinci liste açıklandı İlimizin ve Başkanımızın adı bu listede de çıkmamıştı… Nihayet son liste açıklandı ve AK Parti’nin adayı Sayın Poyraz olmuştu. Bu seçimde bir önceki seçime göre 0,6 puanlık bir düşüşle hemşerilerimizin %64,9’unun teveccühüne mazhar olmuştu. Sayın Poyraz ve yeniden Başkan seçilmişti.


İşte tam da bu sürecin ciddi tahlile muhtaç olduğunu düşünüyorum. Siyasi literatürde üç tür seçmen vardır. Bunlar;


                1) Seçimden seçime tercihini yapıp oy kullanan,


                2) Seçimini yaptıktan sonra bir partiye aidiyet duygusu gelişen,


                3) Şartlar ne olursa olsun partisine oy veren.


Kahramanmaraş’ta 3. grupta yer alan seçmenler, bütün olup bitenlere kulak tıkamış, asaletini göstererek fedakârlıkta bulunmuş ve “partili seçmen” davranışı sergileyerek Sayın Poyraz’ı bir kez daha Başkan seçmişti. Ancak hemşerilerimiz oyunu Başkandan ziyade adeta Recep Tayyip Erdoğan için kullanmıştı. Bunun aksini de kimse iddia edemez …


Hesabı doğru yapacak olursak Başkan Poyraz, yaklaşık 12 yılı fiilen belediye başkanı sıfatı ile geçirilmiş toplam da 20 yıllık yerel yönetimler tecrübesi olan siyasi bir şahsiyettir. Bu yönü ile de tarihe geçecektir. Bu onur ve şeref, gerek Poyraz'ın şahsının ve gerekse ailesinin her bir bireyinin dünyada taşıyabileceği ve yaşayabileceği en büyük övünç kaynağıdır.


Türkçemizde “her şeyi tadında bırakmak” gibi güzel ve mana derinliği olan veciz bir söz vardır.
Sayın Başkan, Kahramanmaraş’ımızın yüksek menfaatleri uğruna işi tadında bırakarak, 2009 Genel Mahalli İdareler Seçimi öncesinde hem kendisinin hem de İl'imizin yaşadıklarını ve hatta daha şiddetlisini yaşamama ve bu İl’e yaşatmama adına koltuktan kalkma ve yerini yeni bir adaya bırakma erdemini göstermelidir.
İnanın böyle bir davranışı sergilemekle Başkan Poyraz, hem siyasi geleceğini tehlikeye atmamış olacak ve hem de aziz hemşerilerimizin övgüsüne muhatap olacaktır. Bu kuşkusuz kolay bir şey değil…
Ama unutmayalım ki, siyasette tıpkı ticaret gibi cesaret ister, korkaklar zafer anıtı dikemezler. Dost olanlar, dostluklarının gereği Başkan’ı bu konuda cesaretlendirmelidir.


Şayet Başkan Poyraz bu yönde olumlu bir adım atar ise "vefa" ile ismi müsemma (özdeş) hale gelmiş Recep Tayyip Erdoğan bu tavrından dolayı mutlaka Sayın Poyraz'ı farklı bir yere koyacak ve ödüllendirecektir.


İşte biz de diyoruz ki fedakârlık sırası Başkan Poyraz’da…


EDİTÖR
www.kanal46.com