Dünya Ekonomik Forumu toplantıları bu yıl küresel krizin tam göbeğine düştü.
Avrupa ve Orta Asya konulu foruma belki biraz da bu yüzden ilgi çok yüksekti.
Petrol, doğalgaz ve madenler açısından yerkürenin en zengin bölgelerinden olan Orta Asya yakın gelecekte dünya ekonomisinin geleceğini etkileme gücüne sahip.
Türkiye ise bu ülkelerde çıkarılan petrol ve doğalgazın dünya pazarına ulaşması açısından kilit bir ülke.
Dünya enerji kaynaklarının hızla tükendiği bu dönemde, Türkiye'nin bölgeyle olan güçlü ve köklü ilişkileri önemli bir avantajı.
Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı Matthew Bryza'nın da forum için ülkemize gelmesi, Amerika'nın bölgeye ve Türkiye'ye olan ilgisinin açık göstergesiydi.
ABD'deki başkanlık seçimi ve küresel krizin ardından dünyada kartlar yeniden karılacak ve 2009'dan itibaren yepyeni bir dönemin kapıları açılacak.
Forumda karşılaştığım ekonominin güçlü isimleri, Türkiye'nin bu dönemi iyi idare etmesi halinde bu krizden çok daha güçlenerek çıkabileceği konusunda hemfikirdi.
Tabii ki, özellikle 2009'un başlarında reel sektörde ciddi bir sıkıntı yaşanması bekleniyor.
Ama tüm dünya böyle bir çalkantı içindeyken Türkiye'nin bu dönemden yara bere almadan çıkması düşünülemez elbette.
Ancak son 8 yılın reformları ve yatırımları ile Türk müteşebbisinin uluslararası alanda kazandığı deneyim bu kriz ortamında ciddi bir avantaj.
Buna bankacılık sisteminin güçlü yapısı da eklenince, Ankara'nın doğru ve zamanında müdahaleleriyle bu kriz gerçekten bir avantaja dönüştürülebilir.
Başbakan Erdoğan da konuşmasında bu konuya değindi ama asıl hedefi terördü.
PKK'yı, açık veya gizli destekleyen Avrupa ülkelerine çok net bir mesaj verdi Erdoğan ve bu destek nedeniyle kendilerinin de ağır bir bedel ödeyebileceklerini hatırlattı.
İsim vermekten kaçındı ama üslubu sanki bunu yapmaya da hazır olduğu izlenimini verdi.
Türkiye'nin bu konuda bir yandan askeri önlemler, bir yandan Kuzey Irak açılımı yaparken, bir yandan da Avrupa ülkelerinin teröre desteğini kesmek için çok ciddi adımlar atacağı anlaşılıyor.
Peki, Avrupa Birliği hedefi ne olacak?
Toplantıya katılan Avrupalı bir diplomatın ifadesiyle, Avrupa'nın gazsız geçireceği sert bir kış, sürecin en kısa zamanda tamamlanmasına yetip artacak bile.
Çarşaflı kadınlar
Hıncal Uluç geçen hafta Emine Erdoğan'ın "Ana-Kız Okuldayız" kampanyasıyla ilgili bir değerlendirme yaptı.
Okulda okuma yazma öğrenmeye gelen kadınların çarşaflı olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Bence burada altı çizilmesi gereken bir gerçek var.
Türkiye'nin hâlâ belli bir yaşa gelmiş kadınlarına okuma yazma öğretmeyi başaramadığı ortada.
O kadınların okuma yazma öğrenmesi daha sağlıklı çocuklar yetiştirebilmeleri açısından çok önemli.
Onların öğrenci olmadığı, okul binasından sadece okuma yazma öğrenmek için yararlandığı da bir başka gerçek.
Burada Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu dönemde kızların eğitim hakkı için verdiği mücadelenin, eğitimi erken yaşta başlatmak için başlattığı kampanyaların da altını çizmek gerek.
Yani, okuma-yazma öğretme çabasıyla çarşafı karıştırmak çok doğru gelmiyor bana.
ERGUN BABAHAN - [email protected]
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
Ahmet Ali Gencer kimdir, neden öldü? Marmara Üniversitesi öğrencisi vefat etti
Bahar Yantur kimdir, neden öldü? Dünyagöz çalışanı yaşamını yitirdi
Dilek Cindoruk kaç yaşında ve nereli? Hüsamettin Cindoruk’un eşi hakkında bilgiler
Sait Ali Bayrak kimdir, ne iş yapıyor? 6 ton altın davasında son durum ne?
Kahramanmaraş'ta Kurban Bayramı öncesi cepler fena yanacak!
Kahramanmaraş'ta 54 yaşındaki Duran'ın cesedi bulundu